Eleştiri nedir?

Evet arkadaşlar, bu videomuzda da eleştiri ve eleştirinin özelliklerinden bahsedeceğiz.
On birinci sınıfta karşımıza gelen konulardan bir tanesidir.
Sınavda mutlaka bu konudan soru gelir, özelliklerini sorabilir, eleştiri ilk eleştiriyi sorabilir, ilk eleştiri yazısını sorabilir.
Konularına göre eleştirilerden sorular gelebilir.
Siz arkadaşlar şimdi arkadaşlar, eleştiri ne demek bakalım.
Bakın sanat, edebiyat ya da düşünsel içerikli bir yapıtı tanıtırken bu yapıtların zayıf ve güçlü yönlerini belirtmek.
Ben buradan ne anlıyorum?
Demek arkadaşlar eleştiri olumlu da olabilir, olumsuz da olabilir, illa zayıf yönlerini söylemek zorunda değiliz.
Bir eseri beğendiğiniz de ya da herhangi bir şeyi beğendiğiniz de.
O konuyla ilgili yorum yaptığınızda bu da olumlu bir eleştiridir.
Bu yüzden yapıtların zayıf ve güçlü yönlerini belirtmek, bir yazarın gerçek değerini yansıtmak amacıyla oluşturulan yazılar mıdır?
Zayıf ve güçlü yönlerini belirleyeceğiz ama taraflı olmayacağız arkadaşlar.
Taraflı olacağız.
Eleştirinin amacı arkadaşlar iyi ve güzel olan sanat yapıtının değerini ortaya çıkarmaktır.
Sanatı iyi ve güzel olmayandan kurtarmak, kalıcı bir niteliğe kavuşturmaktır.
Yani sanatçıyı daha güzel, daha güçlü, daha olgun, daha başarılı eserler yaratmaya teşvik etmektir.
Okura, izleyiciye ve sanatçıya kılavuzluk yapmaktır arkadaşlar.
Eleştiri türünde eser veren kişiye tabii ki de ne diyoruz arkadaşlar?
Eleştirmen diyoruz.
Tanzimat döneminde gazete çevresinde gelişen öğretici bir metindir.
Konularına göre eleştiriler arkadaşlar sanatçıya dönük, topluma dönük, esere dönük ve okura dönük olmak üzere dörde ayrılır.
Mesela topluma dönük eleştiri ne demek şimdi arkadaşlar?
Eleştirmen, bir yapıtın ortaya çıkmasında etkili olan tarihi ve toplumsal koşulları inceleyerek yapıtı ele alır.
Topluma dönük eleştiride, okura dönük eleştiride de eleştirmen kendini okurla özdeşleştirerek bir okur gibi yapıtın kendi üzerinde bıraktığı etkiyi çıkış noktası yapıyor.
Yani bu anlayışta belirlenmiş bir kural ya da temel alınan bir ilke söz konusu değil.
Yazar beğendiğini ya da beğenmediğini açıkça söylüyor.
Bundan dolayı bu eleştiriler daha çok denemeyi andırıyor.
Arkadaşlar okura dönük eleştiride.
Yine bakın, sanatçıya dönük eleştiri de mesela nasıl oluyor?
Sanatçının yaşamından ve kişiliğinden izlerin arandığı bir eleştiri biçimidir.
Bu yapıdan çok yazar üzerinde durulan bu eleştiri anlayışında yazarın biyografisi ve kişiliğinin eser üzerindeki etkilerini yoğunlaşıyor.
Arkadaşlar bunların ayrıntılı açıklamalarını sormaz hoca size.
Yapıta dönük eleştiride de.
Bir yapıtta konunun nasıl işlendiği, dilinin kullanımı, anlatım biçimleri, kişiler ve kişiler arası ilişkileri, zaman ve mekan gibi ögelerin yapıdaki işlevlerini ortaya koyan eleştiri biçimidir.
Arkadaşlar konularına göre eleştiriler nedir dediğinde dört de aynı sağlayacaksınız.
Sanatçıya dönük, topluma dönük, esere dönük ve okura dönüktür.
Tabii ki arkadaşlar düşünsel bir planla yazılır.
Yine hepsinde olduğu gibi giriş, gelişme ve sonuç vardır.
Bakın eleştiride sanatçının yaşamından söyledik.
Kişiliğinden, düşüncelerinden izler aranıyor arkadaşlar.
Yani eserin sanatçısını yansıtacağı düşüncesinden hareketle eserden çok aslında sanatçı değerlendiriliyor.
Burada bu kısma dikkat ediyoruz yine arkadaşlar.
Mesela eleştirmen hangi sanat eserini eleştirecek ise o sanat dalının gerektirdiği birikime sahip olmalıdır.
Yani ben bir spor dalından ya da bir futbolcuyu eleştiriyor olsam benim futbolla ilgili bilgili olmam lazım.
Bu yüzden eleştiri yazmak kolay bir iş değil arkadaşlar.
Eleştirmen bir eseri veya kişiyi şekil, ruh, konu ve anlatım bakımından inceler.
Eleştirmen eser hakkında Okuyucu her yönden bilgilendirir.
Hem okura hem de eserin yazarına kendini geliştirmesi için yol gösterir arkadaşlar.
Yani yapıtın konusu, yazarıyla ilişkisi, kahramanları, dil ve anlatım özellikleri ele alınır.
Eleştirinin gerçek amacına ulaşması söyledik.
Zaten yazarın kişiliğini değil, yapıtı esas almasına bağlıdır.
Bu şekilde ben hem okuru hem de eserin yazarına kendini geliştirmesi için yol açıyorum.
Arkadaşlar ben bir yargıda bulunacaksa bunu kesinlikle gerekçeli indirme liyim.
Yani neden sonuç ilişkisi içinde anlatmalıyım.
Eleştiri yaparken arkadaşlar açıklama, tartışma, örnekleme, tanık göstermeden yararlanır.
Biz kesinlikle yalın bir dil kullanırız.
Dilimizin karşı tarafın anlaması gerekiyor.
Çünkü gereksiz seslerden benzetmeler eden edebi sanatlardan uzak durma.
Arkadaşlar şu kısmı zaten söyledim.
Eleştiri hem olumlu olabilir hem olumsuz olabilir.
Yani hem güçlü yanlarını bu olumlu olur hem de zayıf yanlarını bu da olumsuz olur.
Değerlendiririz.
Arkadaşlar yani amaç eserin güçlü ve zayıf yönlerini belirterek eserin değerini, daha doğrusu gerçek değerini gözler önüne sermek.
Arkadaşlar şimdi eleştirinin bir diğer özelliği de eleştirilen sanat eserinin kimin tarafından, hangi zaman ve çevrede hangi şartlar altında yazıldığı dikkate alınmalı arkadaşlar.
Yerli ve yabancı benzerleriyle de karşılaştırmasını yapabiliriz.
Ya da eleştirilen bir sanat eseri konusu, dili, üslubu, tekniği, kahramanları, gözlem ve betimlemeleri bakımından da değerlendirilir.
Ya da bir şiirin eleştirisini yapan kişi şair olmayabilir ama bu türün bütün özelliklerini çok iyi bilmelidir.
Başka örneklerle karşılaştırarak şiirin gerçek değerini tarafsız bir şekilde belirleyebilmek dile arkadaştır.
O yüzden bizim için bunlar önemli.
Eleştirilen eserin sanatçısının orijinal görüş ve duruşları saptanır.
Eserin sanat dünyasına ne gibi bir katkı yaptığı ortaya konur.
Arkadaşlar bir sanatçı eleştiriliyor ise onun hataları, orijinal yanları belirtilir.
Sanatını geliştirmesi için yapması gerekenler açıklanır arkadaşlar.
O yüzden yine söylüyorum.
Eleştiri çok zordur arkadaşlar.
Kolay bir iş değildir.
Şimdi arkadaşlar eleştirmenin tutumuna göre eleştiri, öznel eleştiri ve nesnel eleştiri olmak üzere ikiye ayrılıyor.
Nesnel eleştiride bakın.
Yapıtların biçim, içerik ve yapısı tarafsız eleştiriliyor ama öznel eleştiri de kişisel yargı olduğu için arkadaşlar bir taraf söz konusudur.
Yani nesnel eleştiride objektiflik ön planda iken.
Arkadaşlar bu nesnel demek zaten öznel eleştiride su, objektiflik ön plandadır.
Öznel eleştiride kişisel yargılar vardır.
Nesnel eleştiride asla kişisel yargı yoktur.
Kriterler vardır.
Belirli ölçütlere göre incelenir, değerlendirilir ve kanıtlanırsa.
Ama öznel eleştiride herhangi bir belirli ölçüt yoktur arkadaşlar.
Şimdi dünya edebiyatında bu halo, Anadol, Hippi, ten ve tamı eden arkadaşlar eleştiri alanında ünlü kişilerdir.
Bunlar.
Bakın parantezin kullanımı doğrudur.
Yabancı kelimelerin nasıl okunduğu parantez içinde bu şekilde gösterilir arkadaşlar.
Bu kısım ayrıntıdır.
Hani dünya edebiyatındaki sanatçılar, eleştiri türündeki ünlü sanatçılar nelerdir gibi bir soru gelmez bize.
Biz Cumhuriyet öncesinde ve Cumhuriyet dönemindeki eleştiriye bakacak olursak arkadaşlar şimdi cumhuriyet öncesinde arkadaşlar divan edebiyatındaki hiciv.
Bakın şuraya yazıyorum, şu şekilde yazalım.
Bu hangi dönemde?
Divan edebiyatı döneminde divan edebiyatındaki hiciv ve halk edebiyatındaki taşlama arkadaşlar.
Bakın onu da şuraya yazayım.
Taşlama da hangi dönemde var?
Halk edebiyatında var.
Halk edebiyatındaki taşlama, siyasi ve sosyal içerikli eleştiri örnekleridir arkadaşlar.
Divan edebiyatındaki tezkereler, şairlerin hayatını ilişkin bilgilerin yanında eserlerinin niteliklerine dair kısa değerlendirmeleri de içeriyor.
Bu yüzden de arkadaşlar eleştiri türüne yaklaşır.
Ama bunların hiçbiri ayrı bir tür olan eleştiri sayılmıyor.
Türk edebiyatında Batılı anlamdaki eleştiri arkadaşlar yine neyle başlıyor?
Tanzimat dönemiyle başlıyor.
Bu dönemde başlangıçta herhangi bir yöntemi yok.
Bu dönemde bir yöntem daha bulamadık arkadaşlar.
O yüzden bir yönteme dayanmayan bir dönemi veya eser sahibini ya da onun düşüncesini yer mi anlayışıyla eleştiriler yazmışsa da zamanla biz olgun örneklere ulaşıyoruz.
Zaten bir tür ilk defa çıktığı zaman çok iyi böyle sağlam bir şekilde çıkmıyor arkadaşlar.
Belli bir kusurları oluyor zaman geçtikçe.
Biz ne yapıyoruz usta?
Alışıyoruz, olgunlaşıyor.
Oğuz işte.
Tanzimat döneminde Namık Kemal'in Ziya Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem.
Buraya yazdım zaten.
Mizacı Murat, Muallim Naci, Beşir, Fuat gibi sanatçılarımıza arkadaşlar eleştiri türünde öne çıkan isimlerdir.
Bunların hepsinin eserlerine bilmemize gerek yok.
En önemlileri arkadaşlar batılı anlamda ilk eleştiri tahribi.
Hara batır arkadaşlar.
Tarihi bir hara kimin eseridir?
Namık Kemal'in eseridir.
Bakın arkadaşlar batılı anlamda ilk eleştiri tahribi harap zattır.
Ilk eleştiri yazısı.
Lise Osmaniye'nin edebiyatı hakkında bazı mülahaza.
Şamil dir adlı eseridir.
Bu ikisini karıştırmış oluruz.
Bu eleştiri yazısıdır.
Bu Batılı anlamda ilk eleştiridir.
Muallim Naci'nin dem demesiyle Recaizade Mahmut Ekrem'in önemsemesi de ünlüdür.
Servet i Fünun dönemine geldiğimizde arkadaşlar yine bakın.
Hüseyin Cahit Yalçın, Cenap Şehabettin, Halid Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Tevfik Fikret ve Ahmet Şuayb.
Ki en çok eleştiri türünde öne çıkan isim arkadaşlar Ahmet sahiptir.
Hayat ve Kitaplar adlı eserini kesinlikle ezber diyoruz.
Hüseyin Cahit Yalçın'ın da Kavgaları adlı eserine ezber diyoruz arkadaşlar.
Yine Milli Edebiyat ve Fecri ATI döneminde Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ali Canip Yöntem, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Fuad Köprülü, Şehabettin Süleyman ve Ahmet Haşim.
Yine eleştiri türünde öne çıkan isimlerdir.
Biz sadece hangisine seni ezme aciz arkadaşlar.
Ali Canip Yöntem Milli Edebiyat Meselesi ve Cenap Beyle Münakaşa Yarım adlı eseri çok ünlüdür.
O yüzden bunu kesinlikle ezber dememiz gerekiyor.
Peki Beyaz Cumhuriyet dönemindeki eleştiriye gelecek olursak arkadaşlar Cumhuriyetin ilk yıllarında daha çok öznel eleştiri örneklerine rast diyorduk arkadaşlar.
Biz sonradan nesnel eleştiriler, biz de ağırlık kazanmaya başladı.
Yine akademik çevreler tarafından esere dönük nesnel eleştiri yöntemleri geliştirildi, uygulandı.
Bakın Cumhuriyet döneminde Nurullah Ataç, Orhan Şaik Gökyay, Suud Kemal Yetkin, Cevdet Kudret, Sol Çok, Orhan Buraya, Mehmet Kaplan, Berna Moran, Attila İlhan, Asım Bezirci, Memet Fuat, Fethi Naci, Şerif Aktaş, Hüseyin Cantürk var.
Mesela Gürsel Aytaç var.
Bunlar eleştiri türünde öne çıkan isimlerdir arkadaşlar.
Ama bizim bunları, biz bunları özetleyecek olursak bakın sadece Orhan Şaik Gökyay ın Destursuz Bağa Girenler adlı eserini, Mehmet Kaplan'ın Şiir Tahlilleri adlı eserini, Berna Mora'nın Türk Romanını Eleştirel Bir Bakış ve Fethi Naci'nin 100 Yılın Türk Romanı adlı eserini ezbere dememiz yeterli.
Bakın arkadaşlar, biz üniversitede ders kitabı olarak şu üç kitabın hepsini hatim ettik ve bu milli edebiyat kitabında da sizin on birinci sınıf kitaplarımızda da var.
O yüzden bunlar ayrıntı mı hocam?
Hayır değil.
Buraya yazdığım hiçbir şey ayrıntılı değil arkadaşlar.
Sadece bunları bilmeniz sizin için yeterli.
Eleştiri arkadaşlar bu şeklinde.

Eleştiri ve Mülakat
Eleştiri 1 / 1
Eleştiri nedir?
Eleştiri nedir?