Rehberlik Yazıları
Sayısal Öğrencilerden
Yorumlar & Başarı Hikayeleri

Turgay’a Sorduk! Kunduz Ekibinden Röportajlar #7

Sınava dair akla takılanları Kunduz ekibinden Turgay'a sorduk! Turgay, İTÜ Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Sayısal derecesi de Türkiye 3638.liği!

7 dakikalık okuma
Ecem tarafından yazıldı, 12.07.2020
Turgay’a Sorduk! Kunduz Ekibinden Röportajlar #7

Hesap Oluştur

Ücretsiz kaydol, sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan!

ÜCRETSİZ KAYDOL

 

Sınava dair en çok akla takılan soruları Kunduz ekibinden Turgay’a sorduk! O da onu Sayısal’da (MF-1) 3638.lik ile İTÜ Bilgisayar Mühendisliği bölümüne götüren sınav yolculuğundan bahsederek sorularımızı cevapladı. İyi okumalar!

Merhaba, ben 1999 yılında Muğla’da doğdum. Muğla’nın en küçük ilçesi olan Kavaklıdere’de ortaöğrenimimi tamamladım. 9.Sınıfı ailemden 500 kilometre uzaklıktaki Kütahya- Tavşanlı Fen Lisesi’nde tamamladıktan sonra Aydın- Adnan Menderes Anadolu Lisesi’ne geçiş yaptım. 2017 senesinde son yapılan YGS-LYS de 3638. Olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazandım. Buna ek olarak yaz dönemlerimde aileme işinde yardımcı oluyorum.


Sınav süreciyle ilgili aklına takılabilecek her şeyi Turgay’a sorduk! İşte aldığımız cevaplar:

Üniversite sınavının zorluğu hakkında neler düşünüyorsun?

Bana kalırsa üniversite sınavı zor bir sınav değil. Süre yönetimi problemini pratik yaparak çözebiliyorsun. Yeterince derine inip çalıştığında da ne kadar zor soru gelirse gelsin ne yapacağını biliyorsun ve çok kolay bir şekilde yapabiliyorsun.


Çalışmaya ne zaman başladın başlangıçtaki netlerin ve sonraki netlerin?

Net sayısından ziyade sınavın zorluk düzeyine göre diğer yılların sınavlarındaki sıralamamı takip ederdim. Yaklaşık 100 binlerde olduğumu söyleyebilirim.


Okul döneminde 12.sınıfta okulla çalışmalarını nasıl götürdün?

12.Sınıfta eğer gerçekten bir şeyler başarmak isteyen bir öğrenci iseniz size öyle davranılıyor. Sınav dersi olmayan derslerde hocalarınız çalışmanıza göz yumabiliyor ve size çalışma ortamı sağlayabiliyorlar. Bu vakitleri de iyi değerlendirip iyi bir başarı elde edebiliyorsunuz. Dersler için de ekstra bir çalışma yapmanıza gerek kalmıyor çünkü zaten üniversite sınavında da okulda gördüğünüz konulardan sorumlu oluyorsunuz.


Çalışma Stilin Nasıldı?

Test kitaplarındaki testleri sayfa sayfa keserdim. Bu testleri çözdükten sonra yapamadıklarıma ve yanlışlarıma dönüp tekrar bakardım. Eğer hala anlamadıysam sorularımı ders ders biriktirerek hocalarıma sorardım. Tabi o zamanlar Kunduz’dan haberim olmadığı için sorularımın bir süre beklemesi gerekiyordu. Bunu yaşamamayı çok isterdim. Diğer bir kritik nokta ise küçük ve kritik bir bilgi öğrendiğimde onu doğrudan küçük not defterlerime yazmak oldu. Soru çözerken nadir karşıma çıkan ve sınavda da çıkabilecek bir cümlelik bilgileri topluyordum ve her deneme öncesinde o defterime kısaca göz gezdiriyordum. Bu sayede en kritik ve uç bilgileri bile aklınızda tutabiliyorsunuz.


TYT ve AYT’yi nasıl götürdün, ağırlığın ve çalışma düzenin nasıldı?

Benim girdiğim sene YGS ve LYS şeklindeydi. YGS’ye kadar ikisine de eşit ağırlık vererek çalışmalarımı sürdürdüm. Kalan vaktimi de LYS’ye ayırmış oldum. Şu anki sistemde olsaydık sayısal bir bölüm istediğim için yine hemen hemen aynı stratejiyi izledim. Yani TYT’ye 1 çalışıyorsam AYT’ye 3 çalışırdım.


Kaç farklı derse çalışıyordun?

Günde 3 farklı derse kadar çıkabiliyordu. Daha fazlası kafa karışıklığı yaratıyor ve her birine yeterince odaklanamamış oluyorsun.


Programından bir günlük kesit paylaşabilir misin?

Çalışma benim için geceden başlıyordu. Uyumadan önce ertesi gün çözeceğim testler ve sorular(kestiğim sayfalar), çalışacağım konu başlıkları ve çözeceğim deneme hazır oluyordu. Ertesi gün ne yapmak istiyorsam her şey önceden belirlenmişti. Sabah 7de uyanıp duş alırdım mutlaka. Sonrasında kahvaltı ve kahve ile güne başlamış olurdum. Bu şekilde herkesten dinç olarak bir adım önde başlayabiliyorsunuz. Bulabildiğiniz her vakti verimli kullanarak o sorularınızı bitirmeniz gerekiyor. Elinizde sadece çözeceğiniz kadar olduğu için de daha motive çözebiliyor insan. O gün kütüphanede çalışacaksam sabah 8.30’da orada olurdum. Gittiğimde testlerden canım hangisini isterse onu çözerdim. Kütüphaneden ayrılırken de yapabildiğim soruları çöpe atardım yapamadıklarım ise dosyamda ayrılmış olurdu. Akşam yemeğimi yurtta yedikten sonra araya bir iki saatlik dinlenme süresi koyup çalışmaya devam ederdim. Gece 1 gibi tüm çalışmayı bitirir 1-2 saat kadar da dizi izleyip kafamı boşaltmayı tercih ederdim. Sonrasında aynı döngü devam ediyor.


Kaçta uyanırdın?

Sabah 7’de uyanmış olurdum.


Günde kaç saat çalışıyordun?

Yukarıdaki bir günümden çıkaracağınız üzere verdiğim yemek molaları ve dinlenme sürelerini çıkaracak olursak ortalama 12 saat çalışırdım.


Günde kaç soru çözüyordun?

Ortalama 300-350 soruyu bir günde çözerdim. Rekorum ise 1 günde 1000’in üzerinde soru çözerek neredeyse bir test kitabını bitirmekti ?


Derslere spesifik bir çalışma şeklin var mıydı?

Türkçe netlerimi artırmak için konu çalışmak yerine deneme çözmeyi tercih ederdim. Sık sık deneme çözerek Türkçe’deki süre ve net problemi gerçekten halledilebiliyor. Başladığımda 40 soruda 16 yanlış yapıyorken sınavda 36 doğru 4 yanlışa kadar getirebildim. Sosyal bilgilerin sayısal için etkisi düşük belki ama ona ayıracağınız 15 dakika sizi sınavda çok ileri taşıyor. Bu sebeple Sosyal bilgiler derslerini de çok iyi dinlerdim ve zaman zaman pratik de yapardım. Hedefiniz ne kadar yüksekse o kadar değişkeni hesaba katmalısınız. Diğer dersler için spesifik bir tavsiyem yok.


Deneme çözmeye ne zaman başladın ve ne sıklıkla çözdün?

11.Sınıfın yazında dershanemin de başlamasıyla deneme çözmeye başladım. Sınava 1 ay kalana kadar 3-4 günde 1 deneme sıklığı yeterli oluyordu ancak sınava 1 ay kala tüm odağım sınavdı ve günde 1 deneme çözüyordum.


Denemeyi hangi sıralama ile çözerdin?

Ben sınava başladığımda henüz beynimi doldurmadan Türkçe sorularını hallederdim. Sonrasında genellikle Matematik-Fen-Sosyal şeklinde ilerlerdim. Zaman zaman Matematik ile Fen’in yerini değiştirdim ancak en verimli yol benim için bu sıralamaydı. Siz de kendinizi deneyerek bir yol belirlemeli ve sınava az kaldığında bu yolu asla değiştirmemelisiniz. Nasıl alıştıysanız o şekilde çözmelisiniz.


Uyku düzenin nasıldı?

Gece 2 gibi uyur sabah 7’de uyanırdım. O dönemlerde 5 saatlik uyku ile yaşamaya alışmıştım ve bir sorun yaşamadım. Hala o düzenimi özlerim.


Konularını ne zaman bitirdin?

Hiçbir zaman asla bitmiyor ancak sınava 1 ay kala her şeyi olabildiğince öğrenmiştim. 1 aylık süreyi de eksik kalan yerleri, atlanılan bilgileri, gözden kaçan soru tiplerini ve eksik olunan konu başlıklarını tekrar ederek değerlendirdim. Tabi bu süreçte not defterlerimi ve yapamadığım sorulardan en orijinallerini sürekli gözden geçiriyordum.


TYT’den sonra, AYT için kendini nasıl hazırladın/motive ettin?

Bizim için bu süre daha uzundu. YGS sıralamam açıklandığında biraz üzülmüştüm. Ancak farkında olduğum en büyük gerçek hala çok fazla süremin olmasıydı ve daha yüksek tempo ile çalışmalarımı devam ettirdim. Şu anki sistem gibi olsa TYT’den çıkınca ne olduysa oldu, asıl sınav yarın diyerek kendimi motive ederdim.


İyi ki yaptım ya da keşke yapmasaydım dediğin şeyler neler?

İyi ki kritik bilgileri not defterimde topladım ve test kitaplarını keserek çalıştım. Çok büyük bir keşkem yok ama daha şanslı olsaydım ve beni doğru yönlendirebilecek bir mentorum olsaydı daha erken çalışmaya başlayabilirdim ve başladığımda daha bilinçli olurdum.


Kendine hangi sıklıkla tatil verirdin? Tatil zamanlarında ne yapardın?

Her Pazar günü gündüzleri hiçbir şey yapmaz kendime vakit ayırırdım. Bu dışarı çıkmak, yürümek, sinemaya gitmek vs. gibi aktiviteler için bana zaman sağlıyordu. 2 haftada bir de tüm pazarımı boş geçirirdim, akşam da arkadaşlarımla dizi veya film izleyerek haftanın yükünü boşaltmış olurdum. Son hafta ise yine çalışmalarımı devam ettirdim ancak biraz daha hafif tempoyla devam ediyordum. Genel tekrarlar için de iyi bir vakit oluyor. Sınava uzun bir süre varken girdiğim denemelere nasıl gidiyorsam sınava da o şekilde gitmeyi tercih ettim. Sonuçta insan alıştığı şeyleri daha kolay yapıyor. Bu sebeple sınava giderken ailemin de gelmemesini istedim çünkü denemelerde onlar yoktu, sınavda neden olsunlar ve stres seviyemi artırsınlar. Bu tabi kişiye göre değişebiliyor ve çoğu insan bu yolu tercih etmiyor.


Motivasyonunu nasıl sağladın?

Sınava 1 yıl kala neredeyse tüm sosyal hayatımı durduracak kadar motiveydim. Çünkü işin sonunda İstanbul’da iyi bir üniversitede iyi bir bölüm okumak, Galatasaray’ın maçlarını canım sıkıldığında stadyumdan izleyebilmek, istediğim gibi kamp yapıp gezebilmek, çok fazla insan tanımak, yurtdışında okumanın veya iş bulabilmenin anahtarı ve gelecekte elde edebileceğim maddi gelir vardı. Kısacası 1 yılı feda ederek elde edebileceğim o kadar çok şey vardı ki 1 yılı gözüm kapalı silmeye hazırdım. Şu anda da iyi ki yapmışım diyorum.


Ders çalışırken bunaldığında ne yapıyordun?

Buna genellikle izin vermemeye çalışırdım. Vücut bunaldığında kaçmaya alışırsa sürekli yaşanabiliyor. O sırada kendimi motive edecek içerikleri inceler, çeşitli youtube videoları izler kafamı dağıtırdım. Eğer daha büyük ölçekte bir bunalma ise kendime sonrasında telafi etme sözü vererek o günü kafamı dağıtarak geçirirdim.


Sosyal hayatın nasıldı?

12.Sınıfta çok az vakit kaldığı için iyi değildi. Sadece Pazar günlerimi sosyal hayatıma ayırırdım. 1 yıl sosyal olmamak bir şey kaybettirmedi.


Senin eklemek istediğin/tavsiye ettiğin şeyler var mı?

Son olarak sınav senesinde her türlü fedakarlığı yapmanızı, olabildiğince çok çalışarak soru çözüp öğrenmeyi ve her denemenizi gerçek sınavmış gibi çözmenizi tavsiye ederim. Nasılsa deneme mantığı ile çözdüğünüzde gerçek sınavda bocalayabiliyorsunuz. O kadar çalışıp soru çözmeme ve sınavda arttırabildiğim süreyi yarım saatlere çıkarabilmeme rağmen gerçek sınavda az daha yetiştiremiyordum ve kontrol edecek vaktim bile kalmamıştı. O yüzden her şeye hazır olunması gerekiyor. Unutulmaması gereken bir nokta da fedakârlıklarınızın karşılığını alıyorsunuz. Mesela İstanbul’daki 3 yıllık öğrencilik hayatımda sayısız kamp yaparak ülkemizi gezdim, 11 ülke 16 şehir görme fırsatım oldu, 1 yıldız tüplü dalgıç oldum ve p1 yamaç paraşütü lisansa sahibim. Yukarıda sizinle paylaşmış olduğum fotoğraf da Makedonya – Ohrid’de çekildi?. Bunlar size hayal gibi gelse de hayal edip yeterince emek verdikten sonra çok daha fazlasına sahip olabiliyorsunuz.


Sınava hazırlık süreciyle ilgili aklına takılabilecekleri Kunduz ekibinden Turgay’a sorduk ve düşünceleri bu şekildeydi. Ekibimizle yapacağımız diğer röportajlar için takipte kal!

Sınava hazırlanmanın en kolay yolu

Sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan

ÜCRETSİZ KAYDOL