Hayalindeki netler. İhtiyacın olan her şey. Tek platform.

Soru çözüm, yayın seti, birebir rehberlik, canlı dersler ve daha fazlası Kunduz’da. Şimdi al, netlerini artırmaya başla.

Soru:

4. Camın ana maddesi silisyumdioksit yani silikadır ve saf kum olarak bilinir. Bu yüzden de cam üretmek için önce- likle iyi kal

4. Camın ana maddesi silisyumdioksit yani silikadır ve saf kum olarak bilinir. Bu yüzden de cam üretmek için önce-
likle iyi kalitede, yabancı maddelerden arındırılmış kum gerekir. Cam, amorf katı bir maddedir ve amorf katıların
özelliği katılar gibi esnem

4. Camın ana maddesi silisyumdioksit yani silikadır ve saf kum olarak bilinir. Bu yüzden de cam üretmek için önce- likle iyi kalitede, yabancı maddelerden arındırılmış kum gerekir. Cam, amorf katı bir maddedir ve amorf katıların özelliği katılar gibi esnemeyen bir yapıda olmalarına karşın sıvılardakine benzer bir molekül dağılımına sahip ol- malarıdır. Katı maddelerde atomlar belirli bir düzende dizilir ve birbirlerine yakın duracak şekilde bağlıdır, sıvılar- da ise atomlar rastgele dağılmış hâldedir ve aralarındaki bağ katılara göre çok daha zayıftır. Molekül yapısı bakı- mindan sıvıları andıran camin saydam olmasının nedeni de budur ve böylece ışık, camin serbest hâlde dağılmış molekülleri arasından geçebilir. Bu metinde aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından biri kullanılmamıştır. Tanımlama Karşılaştırma Benzetme Örnekleme Buna göre aşağıdakilerden hangisinde bu metinde kullanılmayan düşünceyi geliştirme yolundan yararla- nılmıştır? A) Dil; bir milletin kendisini ve folklorunu, iç ve dış dünyasını söz ve yazıyı kullanarak ifade ettiği, asla vazgeçilmesi mümkün olmayan şah damarı niteliğinde bir unsurdur. Ünlü düşünür Wittgenstein "Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır." ifadesindeki gerçekle, dilin sadece düşünceyi aktaran kuru bir ifade unsuru olmadığını aynı zaman- da dilin, kişinin dünyayı algılama biçimi olduğunu ifade etmektedir. B) İnsan beyni, bazı yönlerden süper bilgisayarların en güçlülerinden bile daha üstün bir performans gösteren harika bir makinedir. Ancak beynimiz, hassas mantığa özel biçimde evrimleşmemiş olarak görünüyor. Zihinleri- mizin, içine düşmesi muhtemel pek çok mantıksal tuzak vardır. Eğer bu tuzakların bilinçli olarak farkında olmaz ve onlardan kaçınmak için çaba göstermezsek kendimizi çukurda bulmamız kaçınılmazdır. C) Otomobili süslemek, otomobili yarı kamusal bir alan olarak görmekten gelmektedir. Otomobil giderek bir ya- şam alanına dönüştüğünden, ailenin mahrem olmayan caddedeki uzantısı olduğundan onu ev gibi dayayıp döşemek bu durumu normalleştirmektedir. Arka camin önüne özenle yerleştirilen örme karpuzdan, dikiz ayna- sına açılan CD'lere kadar çeşitlilik gösteren oto süslemeleri artık bir sektör hâline gelmiştir. D) Kent dışına çıkıp Himalaya Dağları'yla Everest Tepesi'ni ve öteki tepeleri görmeye gidiyoruz. Derken dağları Isıtan bulutlar da katar katar akıp gidiyorlar. Ötelerdeki tepeler arasında, güneşin ilk ışıkları beliriyor. Hepimizde bir sevinç, bir sevinç. Sanki güneşi anasının karnından çıkarıp, doğumunu yaparak dünyaya biz armağan edi- yoruz. Aydınlık ayıldıkça Himalaya Dağları olan görkemiyle ortaya çıkıyor. Kimi tepeler buzullarla kaplı. Kimileri sarp kayalık ya da karlarla örtülmüş. ve babası