duran kitabımı aldım. Annemin yanına koştum. yanlışım çıkmadı. Annem geceleri derdi ki: 14 Hiç Yatmadan önce dersini üç defa oku

duran kitabımı aldım. Annemin yanına koştum. yanlışım çıkmadı. Annem geceleri derdi ki: 14 Hiç Yatmadan önce dersini üç defa oku yavrum, Uyurken melekler onu sana öğretir. O melekler, bu gece de bana dersimi öğretmiş. lerdi. Annem aferinlerle saçlarımı okşadı ve: Daha okula çok zaman var, diye beni kendi yatağına yatırdı. Uykum yoktu, anneme bakıyordum. Yeşil başör- tüsü başında, hafif bir aydınlık içinde, bir hayal gibi hareket ederek Kur'ân'ını aldı. Pencerenin kenarı- na, geniş sedire oturarak ince ve narin sesiyle oku- maya başladı. Ruhumda bir şiir izi bırakan bu güzel sesi din- leyerek... Büyük yeşil başörtüsünün altında, tıpkı ölen kardeşime benzeyen güzel ve temiz yüzünü görerek... Ve yavaş yavaş sallanan başının Allah'a yalvaran hafif ahengini seyrederek uykuya dalıyor- dum. Perdelerin altından görülen dumanlı gökyüzü gittikçe aydınlanıyor, geç kalmış birkaç yıldız koyu lacivert bir atlasa düşmüş eşsiz mavi elmaslar gibi en son maviliği yayarak parlıyorlardı. Annemi bir mele- ğe benzetiyordum. Bu hayalle... Kur'ân okuyan annemin şimdi etrafına toplanma- ları gereken melekleri göreceğimi zannederek dalı- verdim. Yüzümün üstünde, ahirette güller bitecek ve cehenneme girecek olursam asla yanmayacak