O VE DİĞER DÜZYAZI TÜRLERİ (...) İSLAM BEY - (Göğsünde birkaç yara olduğu hâlde ko- şarak) Bey! Bey! ZEKİYE - Ah! İSLAM BEY - Su
O VE DİĞER DÜZYAZI TÜRLERİ (...) İSLAM BEY - (Göğsünde birkaç yara olduğu hâlde ko- şarak) Bey! Bey! ZEKİYE - Ah! İSLAM BEY - Sudan geçtiler! ZEKİYE - Kanlı nişanları göğsünde duruyor! İSLAM BEY - On bin kadar vardılar. Üç yüz kişi ile kar- şıladık. Üç saat uğraştık... Üç saatte... Ah, üç saatte... arkadaşların hepsi toprak oldu, hepsi ahirete gitti. Lakin, en azından, iki düşman olsun beraber götürdü. Cena- zeleri yerde yatıyor. Hâlâ düşman, uyur arslan görmüş kartal gibi, birine yaklaşamıyor da yanlarından dolaşı- yor. Bey! Üç yüz kişi idik. On bin süngüye karşı durduk. Gülle arasından sektik. Başımıza dolu gibi kurşun yağ- dı. Akıbet, süngü süngüye geldik. Osmanlının ne demek olduğunu gösterdik. (...) Bu parça aşağıdaki yapıtların hangisinden alınmış olabilir? A) Şair Evlenmesi C) Sardanapal B) Gülnihal D) Zavallı Çocuk E) Vatan yahut Silistre