Beşeri Sistemler
Coğrafya
Konu Anlatımı Yazıları
YKS

Dünya Nüfusunun Özellikleri ve Nüfus Piramitleri Konu Anlatımı

Nüfus Sayımları, Dünya Nüfusunun Tarihi, Nüfus Piramitleri... Dünya Nüfusunun Özellikleri hakkında bilmen gerekenler burada!

10 dakikalık okuma
Kunduz Eğitmen tarafından yazıldı, 31.08.2021
Dünya Nüfusunun Özellikleri ve Nüfus Piramitleri Konu Anlatımı

Hesap Oluştur

Ücretsiz kaydol, sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan!

ÜCRETSİZ KAYDOL

 

Konu çalışmalarını tamamladıktan sonra, zaman zaman notlarına ve formüllere bakmaya ihtiyaç duyabilirsin. Tekrar yaparken ya da soru çözerken notlara göz atmak ve gerekli ipuçlarını almak, öğrenme aşamasında sana epey yardımcı olacaktır. Kunduz ekibi olarak, alanında uzman eğitmenlerimizin de desteğiyle, her konuda mutlaka görmen gereken ipuçlarını, formülleri, ders notlarını senin için derliyoruz!📚 Bu yazımızda Nüfusun Özellikleri ve Önemi, Nüfus Sayımları, ŞEhir ve Kır Nüfusu, Dünya Nüfusunun Tarihsel Değişimi, Nüfus Piramitleri hakkında bilmen gerekenler ile Dünya Nüfusunun Özellikleri ve Nüfus Piramitleri konusuna ait soruları çözerken işine yarayacağını düşündüğümüz ipuçları yer alıyor. Umarız bu notlar sana yardımcı olur. İyi okumalar!

Nüfusun Özellikleri ve Önemi

  • Sınırları tanımlı bir bölge üzerinde belirli bir zaman diliminde yaşayan insan sayısına nüfus denir.
  • Nüfus olgusu demografi, coğrafya, sosyoloji, tarih, tıp ve ekonomi gibi birçok bilimin inceleme konusu haline gelmiştir. Sürekli değişen ve dinamik bir yapı arz eden nüfus; bir yandan doğumlar, diğer yandan ölümler ve yaşanan göçlerle yeniden şekillenmektedir.
  • Bu sebeple ülkeler planlama ve kalkınmayı doğru bir şekilde gerçekleştirmek için sağlıklı verilere ihtiyaç duymaktadır. Nüfus sayımları bu amaca doğru bir şekilde hizmet etmektedir. Demografik, sosyal ve ekonomik verilerin toplanması, değerlendirilmesi ve analiz edilmesine nüfus sayımı denir.
  • Dünyada bilinen ilk nüfus sayımları; Çin, Sümer ve Mısır toplumlarında (MÖ 3000-2750) tahsil edilecek vergi miktarını ve orduya alınacak asker sayısını belirlemek amacıyla yapılmıştır.
  • Türk tarihine bakıldığında ise Osmanlı Padişahı II. Mahmut tarafından gerçekleştirilen ilk nüfus sayımının (1831) benzer bir amaca yönelik olduğu görülür. 
  • Günümüzde nüfus sayımlarındaki amaçlar çeşitlenmiş ve düzenli sayımlar yapılmaya başlanmıştır. Bugünkü gibi modern anlamda ilk nüfus sayımı, 18. yüzyılda İskandinav ülkelerinde (1749 İsveç) yapılmıştır.

Dünyada nüfus sayımı yapılırken iki yöntem kullanılır:

  • De Facto (Defakto): İnsanların sayım gününde bulundukları yerin nüfusuna eklenmesine dayalı olarak gerçekleşen yöntemdir. 
  • De Jure (Dejur): Nüfus sayımının sürekli ikamet adresinin esas alınmasına dayalı olarak gerçekleşen yöntemdir.

Nüfus Sayımları Ne İşe Yarar?

Ülkeler açısından son derece önemli olan nüfus sayımları; nüfusun cinsiyet yapısı, ortalama yaşam süresi ve yaş grubu, doğum-ölüm ve okuryazar oranının yanı sıra nüfus artış hızı, çalışan nüfusun sektörel dağılımı, kır ve şehir nüfusunun dağılışı gibi özellikler hakkında da bilgi verir.

  • Cinsiyet yapısı, en genel anlamıyla nüfusun kadın ve erkek nüfus olarak dağılımıdır. Kadın ve erkek nüfusu dünyadaki birçok ülkede birbirine yakındır. 2015 yılı dünya nüfus verilerine göre toplam nüfusun %50,45’i erkek, %49,55’i de kadınlardan oluşur.
  • Ortalama yaşam süresi, ülkelerin sağlıktaki seviyeleri ile doğrudan ilişkili ve gelişmişliğin göstergelerinden biridir. Dünyadaki ortalama yaşam süresi 2015 yılı Birleşmiş Milletler verilerine göre 72 yıldır.
  • Nüfusun yaş gruplarına dağılımı, genel olarak üç gruba ayrılır. 0-14 yaş grubu çocuk nüfus, 15-64 yaş grubu yetişkin nüfus, 65+ yaş grubu ise yaşlı nüfus olarak ifade edilir. 0-14 yaş aralığındaki nüfus ile 65 yaş üzeri nüfusa bağımlı nüfus denir.
  • Okuryazar oranı, ülke kalkınmasında etkili olan bir başka faktördür. İyi eğitim görmüş nitelikli iş gücü, günümüz dünyasında büyük önem taşımaktadır. Bir ülkenin gelişmişlik seviyesini belirlemede okur-yazar oranı çok önemli bir ölçüttür.

Dolayısıyla günümüzde gelişmiş ülkelere bakıldığında eğitim-öğretim çağındaki nüfusa ait okuryazar oranının oldukça yüksek olduğu görülür. ABD, Japonya ve Avrupa ülkelerinde okuma yazma oranı %100’e yakınken Mali, Çad, Somali ve Tanzanya gibi ülkelerde ise bu oran %50’nin altına düşmektedir. Eğitim seviyesi yüksek olan ülkeler nitelikli iş gücüne sahiptir ve teknolojiyi ileri düzeyde kullanabilme kabiliyetine sahiptir.

  • Doğum ve ölüm oranları, nüfus sayımlarıyla elde edilebilen bir başka nüfus özelliğidir. Dünya genelinde bir yıl içinde meydana gelen doğum sayısının toplam nüfusa oranına doğum oranı denir. Benzer şekilde bir yıl içinde meydana gelen ölüm sayısının toplam nüfusa oranına da ölüm oranı denir.
  • Gelişmiş ülkelerde doğum ve ölüm oranları azken gelişmemiş ülkelerde bu iki oranın da yüksek olduğu dikkat çekmektedir. 2015 yılı itibarıyla dünya doğum oranlarına ait ortalama ‰19,6(binde), ölüm oranlarına ait ortalama ise ‰7,7(binde)olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla dünya genelinde doğumlar ölümlerden fazla olduğu için dünya nüfusu artmaktadır.
  • Nüfus artış oranı, doğum ve ölüm oranları arasındaki farkı ifade eder. Doğum oranlarının ölüm oranlarından fazla olması nüfusun artmasına, az olması da nüfusun azalmasına neden olmaktadır. Doğumların ölümlerden fazla olması sonucu meydana gelen nüfus artışına doğal nüfus artışı denir. Doğal nüfus artışına ek olarak göçlerin etkisiyle meydana gelen nüfus artışına da gerçek nüfus artışı denir.
  • Nüfus artış hızı bir ülkede olumlu ve olumsuz sonuçlara sebep olabilmektedir. 
  • Örneğin Somali vb. diğer ülkelerde sağlık, beslenme, barınma ve eğitim gibi hizmetlere olan ihtiyaç fazladır. Bu durum, devletin demografik yatırımlara ağırlık vermesini zorunlu kılmaktadır.
  • Hızla nüfusu artan ülkelerde işsizliği arttırıp insanların göç etmesine sebep olabilir. Aynı zamanda bu durum kişi başına düşen milli geliri azaltırken ülkede yer alan doğal kaynakların da hızla tükenmesine sebep olabilir.

Bunların yanı sıra hızla artan nüfus olumlu durumları da ortaya çıkarabilir.

  • Örneğin iş gücünün fazla olduğu ülkede işverenler çok düşük ücretlere işçi çalıştırabilmektedir. 
  • Temel ihtiyaçlara gereksinim fazla olduğundan mal ve hizmetlere olan talep de artar. Bu talebi karşılayabilmek için üretimde artış gözlenir. 
  • Genç ve dinamik nüfusun fazla olması ülkenin savunma gücüne de katkı sağlar.
  • Somali’ye göre nüfus artış hızının oldukça düşük olduğu Almanya’da da bu durumun oluşturduğu bazı olumlu ve olumsuz sonuçlar söz konusudur.

Olumlu:

  • Nüfus artış hızının az olmasından dolayı eğitim, sağlık ve ulaşım gibi hizmetler daha kalitelidir. 
  • Anne ve bebek ölüm oranlarının oldukça düşük olduğu ülkede nüfusun temel ihtiyaçları karşılandığı için daha çok sanayi yatırımlarına ağırlık verilmiştir.

Olumsuz:

  • Ülkede yaşlı nüfus oranı fazla, genç nüfus oranı ise azdır.
  • Yaşlı ve emekli nüfus oranının fazlalığı ekonomi üzerinde baskı oluşturmaktadır.
  • Çalışma çağındaki nüfusun azalması, gelecekte iş gücü yetersizliğine; bu da ülkenin dışarıdan göç almasına neden olur.

Gelişmiş ülkelerde doğal nüfus artışının az olması, zamanla aktif nüfus miktarının da azalmasına neden olur. Bu açıdan aktif nüfusa olan ihtiyaç başka ülkelerden göç yoluyla giderilmeye çalışılmaktadır.

Şehir ve kır nüfusu: 

  • Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi ile doğrudan ilişkilidir. Gelişmiş ülkelerde nüfusun çoğunluğu şehirlerde, az gelişmiş ülkelerde ise kırsal kesimlerde yaşamaktadır. Böyle bir durumun yaşanmasına sanayileşme ve hizmet koşullarının yoğun olduğu şehirlere kırsaldan gelen göç dalgası neden olmuştur. 
  • Tarımsal faaliyetlerin ön planda olduğu az gelişmiş ülkelerde kırsal nüfus şehir nüfusuna göre daha fazladır. Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık %54’ü şehirlerde, %46’sı da kırsalda yaşamaktadır. 
  • Gelişmiş bir ülke olan İsveç’te şehir nüfusuna ait oran %86’lara ulaşmışken az gelişmiş bir ülke olan Çad’da ise bu oran %23’ler civarındadır.
  • Gelişmiş ülkelerde aktif nüfusun büyük bölümü sanayi ve hizmetler sektöründe, gelişmemiş ülkelerde ise tarım sektöründe çalışmaktadır. Dünya geneline bakıldığında aktif nüfusun yaklaşık yarısı hizmetler sektöründe, diğer yarısı da tarım ve sanayi sektörlerinde çalışmaktadır.

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki Değişimi

Tarihî süreçte dünya nüfusunun sürekli olarak artış gösterdiği kabul edilmektedir. Ancak bazı dönemlerde bu artışta hızlanma, bazı dönemlerde de yavaşlama olmuştur. Dünya nüfusunda ani artışların olduğu dönemlere sıçrama dönemi denir. Dünya nüfusunda genel olarak 3 ana sıçrama dönemi yaşanmıştır.

  • Birinci Sıçrama Dönemi: Yaklaşık 1 milyon yıl önce insanın çeşitli aletleri icat etmesiyle başlamıştır. Geliştirdiği bu aletler sayesinde insan, avcılık yaparak besin ihtiyaçlarını temin etmiş; aynı zamanda vahşi hayvanlardan da korunmuştur.
  • İkinci Sıçrama Dönemi: Yaklaşık 10 000 yıl önce yerleşik hayata geçen insanlar, hayvanları evcilleştirmiş ve tarımla uğraşmışlardır. Gıda ihtiyaçlarının yürütülen tarımsal faaliyetlerle karşılandığı bu dönemde daha düzenli beslenme ve hayat şartları oluşmuştur. İnsanların hayat standartlarına olumlu etki yapan bu gelişme ile dünya nüfusunda ikinci sıçrama dönemi yaşanmıştır.
  • Üçüncü Sıçrama Dönemi: Sanayi Devrimi’yle beraber meydana gelmiştir. Tıpta ilerlemeler sağlanmış, beslenme ve sağlık koşullarının gelişmesiyle insanın yaşam standartları yükselmiştir. Bu durum, nüfusun kayda değer bir artış göstermesini sağlamıştır. İlk olarak Avrupa’da ortaya çıkan Sanayi Devrimi, bu kıtada önemli oranda nüfus artışını da beraberinde getirmiştir.
  • 20. yüzyıl, dünya nüfusunun insanlık tarihindeki en büyük artışına sahne olmuştur. 1900 yılında yaklaşık 1,5 milyar olan dünya nüfusu günümüzde 7,5 milyara ulaşmıştır. 
  • Nüfusun gelişim seyrine bağlı olarak yapılan hesaplamalar, dünya nüfusuna ait artış hızının 1970’lerden itibaren düştüğünü göstermektedir. 
  • Nüfus artış hızı 1970 itibarıyla yıllık %2’nin üzerinden yavaş yavaş düşmeye başlamış, 2010’da %1 civarında olan bu hızın 2050’ye gelindiğinde ise %0,5 düzeyine düşeceği tahmin edilmektedir. Buna rağmen dünya nüfusu artmaktadır. 
  • Örneğin 2016 yılında bir önceki yıla göre dünya nüfusu yaklaşık 83 milyon kişi artmıştır. 21. yüzyılın ortalarında ise bu artışın 40 milyona gerilemesi beklenmektedir. 
  • Mevcut nüfus artış hızı korunduğu takdirde dünya nüfusunun 2030’lara doğru 8 milyara, 2050’de ise 9 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Dünyada Nüfusun Dağılışı

Nüfusun dünya genelindeki dağılışı her yerde eşit değildir. Bazı yerler sık, bazı yerler seyrek nüfuslu iken bazı yerlerde ise nüfus bulunmamaktadır. Nüfusun yeryüzüne dağılışında etkili olan faktörler doğal ve beşerî olmak üzere ikiye ayrılır.

Dünyada Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler

  • Doğal Faktörler:
    • İklim 
    • Yeryüzü Şekilleri 
    • Toprak Yapısı 
    • Kara ve Denizlerin Dağılışı 
    • Su Kaynakları
  • Beşerî Faktörler:
    • Tarihî Faktörler  
    • Tarım 
    • Sanayi 
    • Madencilik 
    • Turizm 
    •  Ulaşım
    • Ticaret
  • Dünya nüfusunun yaklaşık %13’ünü oluşturan Kuzey ve Güney Amerika kıtalarında nüfusun önemli bir kısmı özellikle Kuzey Amerika Kıtası’nın doğu kıyılarında toplanmıştır. Bunda sanayi ve ticaretin bu bölgede gelişmiş olması önemli bir etkendir.
  • ABD ve Brezilya kıtanın kuzey ve güney kesiminde yer alan ve nüfusun en fazla olduğu ülkeler olarak dikkat çekmektedir. 
  • Buna karşılık batı kesimlerdeki dağlık alanlarla iç kesimlerindeki kurak alanlar ve Güney Amerika’daki Amazon Havzası nüfusun seyrekleştiği yerlerdir. 
  • Dünya nüfusunun yaklaşık %10’unu oluşturan Avrupa Kıtası’nda ise Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa nüfusu en fazla olan ülkelerdir. 
  • Sanayi, ticaret ve tarımın geliştiği kıtanın batı kıyıları yoğun nüfuslu iken Alp ve İskandinav dağlarının olduğu alanlar ise seyrek nüfusludur. 
  • Dünya nüfusunun yaklaşık %0,5’ini oluşturan Okyanusya Kıtası’nda nüfusun büyük çoğunluğu Avustralya’da toplanmıştır. Avustralya’nın iç ve batı kesimleri çöl ikliminden dolayı seyrek nüfuslu iken doğu, güney ve kuzey kesimleri ise yoğun nüfusludur. 
  • Antarktika Kıtası, yılın tamamında buzullarla kaplı olduğu için burada yerleşik hayat yoktur. Kıtada bilim insanlarının araştırma yaptıkları istasyonlar bulunmaktadır.
  • Dünyada nüfusun toplanma durumunu belirlemek ve dünya üzerinde bulunan iki farklı yeri karşılaştırabilmek için nüfus yoğunluğu ölçütü kullanılır. 
  • Herhangi bir alanda yaşayan nüfus ile o alanın yüz ölçümü arasındaki oran aritmetik nüfus yoğunluğunu vermekte ve bu yoğunluk kişi/km² olarak ifade edilmektedir. 
  • 2015 yılı itibarıyla yaklaşık 7,4 milyar olan dünya nüfusu, yaklaşık 134,2 milyon km² olan karaların yüz ölçümüne (Kuzey ve Güney Kutup Noktası hariç) bölündüğünde km²ye 55,1 kişi düştüğü görülür. 
  • Aritmetik nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu kıta 142 kişi/km² ile Asya Kıtası, en az olduğu kıta ise 4,7 kişi/km² ile Okyanusya Kıtası’dır.

Nüfus Piramitleri

Nüfusun sosyoekonomik durumunu belirleyebilmek ve geleceği ile ilgili planlar yapabilmek için yaş ve yaşın cinsiyetlere göre dağılımının öncelikli olarak bilinmesi gerekir. Nüfusun yaş ve cinsiyet yapısını gösteren grafiklere nüfus piramitleri denir.

Nüfus piramitleri; kenarları içe çökük, düzgün üçgen biçimli, asimetrik şekilli, arı kovanı ve çan şeklindeki nüfus piramitleri olmak üzere beş ana gruba ayrılır.

Kenarları İçe Çökük Nüfus Piramidi:

  • Doğum ve ölüm oranları fazladır.
  • Alt kısmı geniş üst kısmı dardır.
  • Doğum ve ölüm oranları dengeli bir seyir izlediği için nüfus artış hızı çok yüksek değildir. 
  •  Angola, Burundi ve Benin gibi ülkelerde görülür.

Düzgün Üçgen Biçimli Piramit:

  • Doğum oranları yüksektir.
  • Ölüm oranları azalmaya başlamıştır.(Sağlık koşulları iyileştiği için)
  • Bolivya, Filipinler ve Hindistan gibi yeni gelişmekte olan ülkelerin nüfus piramitleri bu şekildedir.

Asimetrik Şekilli Nüfus Piramidi:

  • Doğum oranı ciddi bir şekilde düşmüştür.
  • Gelişmişlik seviyesinin yükseldiğini gösteren piramittir.
  • Bangladeş, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin nüfus piramidi bu şekildedir.

Arı Kovanı Nüfus Piramidi:

  • Gelişmiş ülke piramitidir.
  • Doğum ve ölüm azdır.
  • Yaşam süresi uzundur.
  • Yaşlı nüfus fazladır.
  • ABD, İngiltere, Almanya, İtalya ve İsveç gibi gelişmiş ülkelerin nüfus piramitleri bu şekildedir.

Çan Şeklindeki Nüfus Piramidi:

  • Doğum oranlarının sonradan arttığını gösteren nüfus piramitidir.
  • Yaşlı nüfusun fazla olduğunu gösteren piramittir.
  • Rusya ve İrlanda gibi ülkelerin nüfus piramitleri bu şekildedir.

Şimdi Dünya Nüfusunun Özellikleri ve Nüfus Piramitleri soru çözümlerine devam edebilirsin!

Bu konuda bolca soru çözerek pratik yapabilirsin. Dünya Nüfusunun Özellikleri ve Nüfus Piramitleri konusu, Coğrafya dersi için ilk ve temel konulardan biri olduğu için iyice pekiştirmen önemli. Tuzlu Su Kaynakları, Okyanuslar, Denizler, Tatlı Su Kaynakları, Göller, Akarsular, Yeraltı Suları gibi alt başlıklar pek çok bilgi ve kavram içeriyor. Bu da daha çok soru tipini barındırdığı anlamına gelir. Dünya Nüfusunun Özellikleri ve Nüfus Piramitleri konusundan direkt soru gelebildiği gibi, farklı konuların da içinde sıkça geçtiğini görüyoruz. TYT ve AYT Coğrafya’da sıklıkla sorulması tercih edilen konulardan biri. Bilgileri, tanımları ve önemli tarihi gelişmeleri öğrendikten sonra, soruların içinde nasıl yer aldığını görmen gerekli. Konu anlatımı yazımıza da göz attıktan sonra, kendi kaynaklarından ek olarak MEB Kaynaklarına da göz atmanı tavsiye ediyoruz.📚 

☀️☀️☀️

Her ders için değişmeyen kilit nokta bol bol soru çözümü ile pratik yapmak. Çözemediğin sorulara yanıt bulmak istiyorsan sınava hazırlık sürecinde Kunduz hep yanında!Profesyonel eğitmenler tarafından hazırlanan Soru Çözümü, binlerce soru ve çözümden oluşan Soru Bankası hizmetlerimizden faydalanabilirsin.
Uygulamada senin için hazırlanmış , tüm konuları öğrenebileceğin premium içerik ders videolarını incelemeyi unutma!

Sınava hazırlanmanın en kolay yolu

Sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan

ÜCRETSİZ KAYDOL