Konu Anlatımı Yazıları
Sermaye ve Emek
Tarih
Uncategorized
YKS

Sermaye ve Emek Konu Anlatımı ve Soru Çözümü

Sermaye ve Emek konu anlatımı Kunduz eğitmenimiz tarafından hazırlandı! Bilmen gereken tüm detaylar ve sorular bu yazımızda!

7 dakikalık okuma
Kunduz Eğitmen tarafından yazıldı, 7.09.2021
Sermaye ve Emek Konu Anlatımı ve Soru Çözümü

Hesap Oluştur

Ücretsiz kaydol, sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan!

ÜCRETSİZ KAYDOL

 

Sermaye ve Emek konusu TYT ve AYT Tarih için önemli ve soru gelen konulardan biri. Bu yazı, Sermaye ve Emek başlığı altında; El Emeğinden Makineleşmeye, Osmanlı Devleti’nde Sanayileşme Çabaları, 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması, Ekonomiyi Düzeltme Çabaları konularını içeriyor. Kunduz Tarih eğitmenimiz Ayşenur Hoca tarafından senin için hazırlandı! Şimdi beraber bu konuyu keşfedelim!

El Emeğinden Makineleşmeye

     Sanayi inkılabı öncesindeki üretim organizasyonları dörde ayrılır:

  1. Kölelik düzeni: İnsanlık tarihinin bilinen ilk toplum yapısıdır.
  2. Feodal Düzen: Orta Çağ’daki düzen
  3. Atölye Tipi Üretim: Belirli bir zanaat çerçevesinde yeterli bir beceriye ulaşmak için uzmanlaşmak söz konusuydu. Çalışanlar genel olarak usta, kalfa, çırak şeklinde sınıflanmıştı.
  4. Manifaktür (İmalat) Dönem: 16.yy ile 19.yy arasında fabrika sistemine doğru geçişi ifade eden makine yardımı ile yapılan üretim tarzıdır.

Endüstriyel Üretime Geçiş

  • 18.yy Avrupa’sında sanayi hamleleri küçük imalathanelerin kurulmasıyla başladı. Bu durum Sanayi İnkılabı öncesi ön sanayileşmenin temellerini oluşturdu.
  • Sanayi İnkılabı’ nın ilk dönemlerinde genellikle insan, hayvan, su ve rüzgâr gücüyle çalışan küçük tesisler ve atölyeler vardı.
  • Esnaf ve zanaatkârlar faaliyetlerini lonca sistemine bağlı olarak yürütüyorlardı. Lonca sistemi yeni gelişmelere ayak uyduramadı. Ustalık belgesinin babadan oğula miras yoluyla geçişi veya para ile ustalık belgesinin satın alınması gibi durumlardan dolayı loncaların kapatılması gündeme geldi.
  • 1789 Fransız İhtilali’nden sonra Fransa’da, 1835 yılında da İngiltere’de loncalar kaldırıldı.

Sanayi İnkılabı

  • Sanayi İnkılabı 18.yy’da İngiltere’de ortaya çıktı. İngiltere’de 1760 yılında James Watt buhar makinesini icat etti. Böylece sanayide insan gücü yerine makine kullanımı yaygınlaştı.
  • Sanayi İnkılabı ile makine gücünün hakim olduğu üretim tarzına geçilmiştir.
  • Bu tarz üretim, tekstil sektöründen başlayarak diğer sektörlere de yayılmıştır. Yeni teknolojik buluşlar ve aletlerle üretim hızı arttı. Seri üretimle birlikte ürün miktarı da arttı.
  • Ortaya çıkan teknolojik gelişmeler sanayi ve ulaşımda yaşanan yeni ilerlemelerle ham madde ve pazar ihtiyacını ortaya çıkardı.

Klasik Üretimin Özellikleri

  • Üretimde el emeği ön plandadır ve küçük atölyelerde sınırlı sayıda gerçekleştirilir.
  • Üretim teknolojisi basittir ve üretimde çalışan sayısı sınırlıdır.
  • Üretim ve satış aynı mekânda gerçekleşmektedir.

Endüstriyel Üretimin Özellikleri

  • Üretimde makineleşme ön plandadır ve gelişmiş teknolojiler kullanılır.
  • Üretim fabrikalarda seri hâlde ve yüksek miktarlarda yapılır.
  • Çalışan sayısı binlerle ifade edilir.
  • Üretim fabrikalarda, satışlar iç ve dış pazarlarda yapılır.

Osmanlı Devleti’nde Sanayileşme Çabaları

  • Osmanlı Devleti’nde en yaygın ekonomik faaliyet ziraattı. Bu faaliyetin temelinde tımar sistemi bulunmaktaydı.
  • 17. ve 18. yy’ da yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler sonucunda tımar sistemi önemini kaybetti.
  • Osmanlı Devleti’nde sanayi üretimi devlet kontrolündeki loncalar aracılığıyla yürütülmekteydi.
  • 18. yy ile birlikte Avrupa’da meydana gelen teknik ve ekonomik gelişmeler sonucunda yeni bir düzen ortaya çıktı. Bir sonraki yy’ da başta İngiltere olmak üzere seri üretime geçen Avrupa devletleri diğer ülke pazarlarını denetim altına aldı.
  • III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde sanayileşme teşebbüslerinin özünde devlet ve toplum hayatında özellikle askerî alanda başlatılan yenileşme (Nizam-ı Cedit) hareketi ön plandaydı.
  • 1830’a kadar gerçekleşen bu hamlelerle birlikte kâğıt, çuha, deri, kundura ve iplik fabrikaları kuruldu. Bu dönemde 1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması’yla birlikte Avrupa’nın ucuz ve kaliteli malları Osmanlı pazarlarına girdi. Bu durum Osmanlı yerli sanayisinin zayıflamasına neden oldu.
  • Osmanlı Devleti’nde, 1840- 1860 arası devletçilik politikası öne çıktı. Bu politika doğrultusunda Batı tarzında fabrikalar ve imalathaneler kurdu.
  • Diğer yandan mevcut fabrikaların modernize edilmesi yoluna gitti. Devletin amacı bu teşebbüsler ile Avrupa devletlerinin Osmanlı pazarlarını ele geçirmesini önlemekti.

Osmanlı’ da Sanayiyi Güçlendirmeye Yönelik Tedbirler

  • Şirketleşme Hareketleri
  • Serg-i Umum-i Osmani’ nin Açılması
  • Islah-ı Sanayi Komisyonu’nun Kurulması
  • Demir Yolu Projelerinin Hayat Geçirilmesi
  • Sanayi Mekteplerinin Açılması
  • Esnaf Şirketlerinin Kurulması

Endüstriyel Üretime Geçişte Karşılaşılan Zorluklar

  • Rusya ve Avusturya ile yapılan uzun süreli savaşların getirdiği mali sıkıntılar
  • III. Selim ve II. Mahmut dönemlerinde başlatılan ıslahatlara ulemanın ve Yeniçeri Ocağının karşı çıkması
  • Devlet sınırları içerisinde meydana gelen isyanlar
  • Şark Meselesi kapsamında Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti’ni parçalama teşebbüsleri

Osmanlı’ da Sanayinin Güçlenememesinin Sebepleri

  • Sermaye ve yetişmiş personel yetersizliği
  • Devletin uzun vadeli stratejik sanayi planının olmaması
  • Teknolojinin geliştirilip ilerletilememesi
  • 1838’de imzalanan Balta Limanı Ticaret Antlaşması da devletin sanayileşme hamlelerini olumsuz etkileyen bir faktördür.

1838 Balta Limanı Ticaret Antlaşması

  • Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı sırasında Rus tehlikesine karşı Osmanlı Devleti, İngiltere’den yardım almak için 16 Ağustos 1838’de Balta Limanı Ticaret Antlaşması’nı imzaladı.

Bu antlaşmaya göre;

  • Tekel sistemi kaldırıldı
  • İngilizlere diledikleri miktarda hammaddeyi satın alma imkânı verildi
  • İç ticarete Osmanlı vatandaşlarının yanı sıra İngilizlerin de katılması öngörüldü
  • İngilizlerle olan transit ticaretten alınan vergi kaldırıldı.
  • İngiliz vatandaşları Osmanlı ürünlerini Osmanlı tebaasından tacirlerle aynı vergi koşulları altında satın alma hakkına sahip oldular.
  • Yerli tüccarlar %12 nispetinde iç gümrük vergisini ödemeye devam ederken yabanı tüccarlar bu vergilerden muaf tutuldu.

Bu antlaşmayla birlikte;

  • Osmanlı pazarları büyük oranda yabancıların denetimine geçti.
  • Avrupa ile rekabet edemeyen Osmanlı esnafı yavaş yavaş faaliyetlerini durdurmak mecburiyetinde kaldı.
  • Osmanlı ham maddeleri daha fazla ücret teklif eden Avrupalı tüccarlara satıldığından bu ham maddelerin fiyatlarında büyük artışlar gözlendi.
  • Esnaf ham madde bulmakta sıkıntı çekti hatta bazı ham maddeleri hiç tedarik edemedi.
  • 1850’de yapılan değişiklik ile gümrük gelirlerinin düşmesinden ve Kırım Savaşı’nın getirdiği maliyetten dolayı devlet iç ve dış borçlanmaya gitti.

Kapitalist Avrupa’nın Sömürgeciliği

  • Sömürgecilik, kolonicilik, kolonyalizm veya müstemlekecilik bir devletin başka ulusları, devletleri ve toplulukları siyasal ve ekonomik egemenliği altına almasıdır.
  • Emperyalizm ise bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları siyasal, ekonomik ve aynı zamanda kültürel egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesidir.
  • Batılı emperyalist güçler, Sanayi İnkılabı ile birlikte sömürgecilik ve emperyalizm anlayışıyla başta Afrika ve Asya kıtaları olmak üzere dünyanın birçok bölgesini kendi çıkarları doğrultusunda sömürgeleştirildiler.
  • Sömürgeler, gelişmiş sanayi ekonomilerinin ayrılmaz bir parçası olarak görülüyordu. Dolayısıyla sömürgeler, emperyalist devletlerin mülkü sayıldı.

Asimilasyon

  • Farklı etnik kökene sahip toplumların farklı kültür birikimlerini(din, dil, gelenek, alışkanlık vb.) ve aidiyet duygularını egemen kültür ve kimlik dokusu içinde eritip yok etmektir.
  • Asimilasyonda en çok kullanılan yöntemlerin başında demografik değişim gelir. Bu yöntemle yok edilmesi hedeflenen toplum, başka yerleşim bölgelerine azınlıkta kalacak şekilde dağıtılır.

Ekonomiyi Düzeltme Çabaları

  • 17. yüzyılın ortalarına kadar yaşanan bütçe açıkları, Galata bankerleri olarak bilinen sermaye sahiplerinden alınan kredilerle kapatılmıştır. Ancak Osmanlı’daki idari yapı ve ordunun modernleştirilme çabaları devlet harcamalarının daha da artmasına neden olmuştur.
  • 1853 yılında başlayan Kırım Savaşı Osmanlı ekonomisini zor durumda bırakmıştır.
  • Osmanlı yöneticileri, Kırım Savaşı’nda destek veren İngiltere ve Fransa’nın kredi açma konusundaki tekliflerini kabul ederek ilk borç antlaşmasını 24 Ağusto 1854 tarihinde İngiltere ve Fransa ile imzalamıştır. Her borç alışta devlet, gelir kaynaklarını teminat olarak göstermiş ve bu durum ülkeyi ipotek altına sokmuştur.

Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin Kuruluşu

  • 1857 yılına gelindiğinde Osmanlı Devleti artık Batılı devletlerden ve bankerlerden borç alamayacak duruma geldi.
  • 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı- Rus savaşından sonra gerçekleşen 1878 Berlin Konferansı’nda ele alınan konulardan biri Osmanlı Devleti ‘nin dış borçlarını ödemesiydi.
  • 1879’da bir araya gelen taraflar anlaşma kararı aldı. Alınan borçlanma kararlarına göre Rüsum-ı Sitte (altı vergi) adıyla anılan vergileri toplamak üzere Rüsum-i Sitte İdaresi kuruldu. Fakat Rüsum-i Sitte İdaresinden istenilen sonuç elde edilemedi.
  • Osmanlı Devleti, alacaklı tarafların temsilcileri ile 1881’de toplanarak bir antlaşma yaptı. Bu antlaşmada alınan kararlar hicri Muharrem ayında ilan edildiğinde Muharrem Kararnamesi adıyla anıldı.
  • II. Abdülhamit döneminde Muharrem Kararnamesi doğrultusunda Düyûn-i Umûmiye İdaresi kuruldu.
  • İstanbul merkezli komisyonda İngiltere, Hollanda, Fransa, Almanya, Avusturya, İtalya ve Osmanlı Devleti’nden birer üye bulunuyordu.
  • Meclisin her yıl hazırladığı bütçe hükûmeten onaylandı.
  • 1882 yılında çalışmalarına başlayan meclis, kendisine bağlanan vergileri doğrudan toplamakla yetkiliydi.
  • Dış borçlar sorunu Mili Mücadele sonrasına kadar sürdü.1923’te Lozan Barış Antlaşması’nda dış borçlar meselesi tekrar ele alındı.
  • Türkiye Cumhuriyeti kendi payına düşen borçları taksitlendirdi. Son taksit 1954’te Adnan Menderes Dönemi’nde ödendi.

İttihat ve Terakki’nin Milli İktisat Politikası

  • Alman iktisatçı Frederich List’in korumacı milli ekonomi düşüncesi, İttihat ve Terakki Cemiyeti liderleri arasında itibar görmeye başladı.
  • Cemiyete göre milli burjuvazi oluşturulmadan ekonomik kalkınma olamazdı. İttihatçılar bu kapsamda, yabancı burjuvazinin yerine Türk ve Müslüman burjuvazisinin geçmesini hedefledi.
  • Dünya Savaşı’na girdikten sonra bütün dünyada olduğu gibi iç ve dış ticarette büyük sıkıntılar yaşandı.
  • Zor şartları ganimet bilen bazı fırsatçı tüccarlar, malları depolayıp el altından yüksek fiyatla piyasaya sürmekteydi. Bu sorunlarla mücadele edecek kurumların başında gelen İstanbul Şehremaneti (İstanbul Belediyesi) ise modern bir belediye olarak örgütlenemediği ve sorunları çözemediği için İttihat ve Terakki Cemiyeti yeni düzenlemelerle belediye hizmetlerini modernize etti.

Millî İktisat Politikası

  • 1914’te kapitülasyonlar kaldırıldı ve Düyûn-ı Umûmiye faaliyetleri askıya alındı.
  • 1916’da ticari işlemlerde Türkçenin kullanılmasını zorunlu kılan bir yasa meclisten geçirildi.
  • Yabancı sermayeli şirketler denetim altına alındı.
  • Çıkarılan kanunlarla yeni gümrük yasaları onaylanarak yürürlüğe girdi.
  • 1914-1918 yıllarında anonim şirketler kurularak şirketlerin sayıları arttırıldı.
  • Devlet bankacılığı anlayışıyla yeni milli kredi kurumları oluşturuldu. Osmanlı Devleti’nde ticaretle uğraşanlar ve zanaatkârlar ile o zamana kadar vergiden muaf olan tüm yabancılar vergiye tabi tutuldu.

Sermaye ve Emek Örnek Soru Çözümü

Sınava hazırlık uzun bir maraton. Kunduz ekibi olarak bu yolculukta yanında olmayı çok isteriz! Alanında uzman Profesyonel eğitmenler tarafından hazırlanan Soru Çözümü, binlerce soru ve çözümden oluşan Soru Bankası hizmetlerimizden faydalanabilirsin. Uygulamada senin için hazırlanmış , tüm konuları öğrenebileceğin premium içerik ders videolarını incelemeyi unutma!

Bu tanıma göre kapitalizmin gelişmesinde aşağıdakilerden hangisinin katkısından söz edilemez?

TARİH

SERMAYE VE EMEK

Bu tanıma göre kapitalizmin gelişmesinde aşağıdakilerden hangisinin katkısından söz edilemez?

Sınava hazırlanmanın en kolay yolu

Sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan

ÜCRETSİZ KAYDOL