19. "Hoşgörü" kelimesini Arapça "müsamaha", Fransızca "tolerans" kelimeleri yerine kullanıyoruz. "Hoş" kelimesi Farsçadır ve beğ

19. "Hoşgörü" kelimesini Arapça "müsamaha", Fransızca "tolerans" kelimeleri yerine kullanıyoruz. "Hoş" kelimesi Farsçadır ve beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren anlamındadır. Bu kelimeden oluşturulan hoşgörü kelimesi, tolerans veya müsamahadan farklı bir anlam çağrıştırır. Beğenilmeyen bir durum, hoş görülmez ama toleransla karşılanabilir. Tolerans veya müsamaha beğenilmeyene karşı alınacak bir tavırdır. Hoşgörü, duygu dünyasına aittir. Tahammül etme, katlanma, görmezlikten gelme anlamlarına gelen tolerans ise akıl alanına aittir. Duygulara akılla hâkim olunamaz. Bu bakımdan insanlardan bir şeyi beğenmesi istenemez ama katlanması, tahammül etmesi veya görmezlikten gelmesi istenebilir. Bu parçanın yazarının aşağıdaki görüşlerden hangisini savunması beklenmez? A) Birbirinin yerine kullanılan sözcükler her zaman aynı anlamı taşımazlar. B) Sözcükleri kullanırken anlamlarına dikkat edilmelidir. C) Duygulara ait kavramlarla akla ait kavramlar birbirinden farklıdır. D) Düşüncelerimizi değiştirebilirken duygularımızı değiştiremeyiz. E) Hoşa gitmeyen durumlar için toleransli davranmalıyız.
