2. - Gidiyor musun? - Gidiyorum ya, işimi tükettim. O zaman gördü ki küçük çocuk, memleketlisi, minimini yavru ağlıyor... Sessiz
2. - Gidiyor musun? - Gidiyorum ya, işimi tükettim. O zaman gördü ki küçük çocuk, memleketlisi, minimini yavru ağlıyor... Sessizce, titreye titreye ağlıyor, Yanakla- rından gözyaşları birbiri arkasına nasıl acele acele, sarsı- la çarpışa dökülürse öyle, bağrının sarsıntılarıyla den oynayarak pırıl pırıl akıyor. yerlerin- -Ağlama be! Ağlama be! Eskici başka söz bulamamıştı. Bunu işiten çocuk hıçkıra hıçkıra, katıla katıla ağlamaktaydı; bir daha Türkçe konu- şacak adam bulamayacağı için ağlamaktaydı. -Ağlama diyorum sana! Ağlama! Bunları derken onun da katı, nasırlaşmış yüreği yumu- şamış, şişmişti. Önüne geçmeye çalıştı ama yapamadı; kendisini tutamadı; gözlerinin dolduğunu ve sakalların- dan kayan yaşların Arabistan sıcağıyla yanan kızgın göğ- süne bir pınar sızıntısı kadar serin, ürpertici döküldüğünü duydu. Bu parça aşağıdaki metin türlerinin hangisinden alın- miştir? mesne Slir A) Hikâye Halk hikâyesi I erlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müc B) Manzum hikâye D) Mesnevi E) Masal