6. 8. Mehmet Kaplan, dilin canli bir varlık olduğunu, halkın benliğinde ve belleğinde yer etmiş yaşayan sözcüklerle varlığını sü

6. 8. Mehmet Kaplan, dilin canli bir varlık olduğunu, halkın benliğinde ve belleğinde yer etmiş yaşayan sözcüklerle varlığını sürdürebileceğini düşünmektedir. Dilimizde salt Türkçe sözcüklerin kullanılması, dolayısıyla halen kullanılan yerleşik yabancı sözcüklerin atılarak yeni sözcükler türetilmesi gerektiğini savunan dilciler bu görüşe karşı çıkmışlardır. HOCALARA GELDİK Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir bi- çimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir? Ay Dilimizde sadece yaşayan Türkçe sözcükler kullanılma- si gerektiğini savunanlar, Mehmet Kaplan'ın dilin canlı varlık olduğu ve dilde var olan bütün sözcüklerin o dile ait olduğunu savunduğu teoriye karşı çıkmışlardır. B) Toplumun hâlâ kullandığı kelimelerin kaynağı ne olursa olsun yaşatılması gerektiğine inanan dilciler, Kaplan'ın dilin canlı bir varlık olduğuyla ilgili düşüncesine destek vermemişlerdir. C) Türkçe sözcüklerin dışındaki kelimelerin dilden çıka- rılması gerektiğini düşünenler, Kaplan'ın "Toplumun benimsediği ve kullandığı sözcükler milliyetine ba- kılmaksızın dilde kalırsa dil canlılığını devam ettirir." tezine muhalefet etmişlerdir. Mehmet Kaplan, dilin yaşayan bir varlık olduğunu ve halkın bilinçli kullanımıyla varlığını devam ettirebilece- ğini düşünürken bazı dil uzmanları da yabancı sözcük- lerden kurtulup gerçek Türkçe sözlere dönülmesinin elzem olduğunu savunmaktadır. E) Halkın diline yerleşmemiş yabancı sözlerin atılması gerektiğini düşünen aydınlar, Kaplan'ın dil teorisine yeterince ilgi göstermemiş hatta dilin söz değerleri konusunda onunla ters düşmüşlerdir.
