8 Seherden seyre vardum murgzâra Hezâran murg gördüm geldi zara Kadem basdum izar-1 mihr ü maha Ki tâ erdüm cenâb-ı Padişaha Yüz

8 Seherden seyre vardum murgzâra Hezâran murg gördüm geldi zara Kadem basdum izar-1 mihr ü maha Ki tâ erdüm cenâb-ı Padişaha Yüzüm sürüp çemenler gibi hâke Duâlar eyledüm ol zât-1 pâke Eski zamanlarda köyün birinde dul bir kadın ile oğlu yaşarmış. Oğlunun adı sefil Yakup'muş. Bun- lar Başak Beyi'nin hizmetkârı olup bağ bahçe iş- leriyle uğraşır, hayvanlarını otlatırlarmış. Başak Beyi'nin Turna adında güzel bir kızı varmış. Bizim Yakup bu kıza âşık olmuş. Turna'yla birbirlerini sevmişler. Yakup bir gün ana- sina der ki: - Ana, ben beyin kızını seviyorum, illâ bana onu iste. Anası da: Yavrum, Bey bize hiç kızını verir mi? Bizim ne malımız ne de bir mülkümüz var. Biz onun kö- lesiyiz. Bir de bizi burdan kovarsa ne yaparız? Çerçi başlamış söylenmeye: "Bağdat şehrinin furması Gelin oluyor Aşiret beynin Telli Turna'sı On bir ay oldu Sefil Yakup'un zindana girmesi" Bu metinlerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangi- si söylenemez? A) Anlatmaya bağlı metinlerden alınmışlardır. B) Ait oldukları dönemin dil özelliklerini yansıtırlar. Hikâye geleneğimizde önemli bir yere sahiptir- ler. D) Anonim türde oluşturulmuş eserlerdir. E) Aşk ve kahramanlık konularında yazılabilirler.
