ön- thic uk tir- Ş okul: Okuyup yazmadan başlayarak en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye kadar çeşitli derecede topl
ön- thic uk tir- Ş okul: Okuyup yazmadan başlayarak en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye kadar çeşitli derecede toplu olarak öğretimin yapıldığı yer, mektep. önlük: Okul öğrencilerinin giydiği bir örnek üstlük. giymek: Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçir- mek. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "okul, önlük, giymek" söz- cükleri, belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde kullanıl- mıştır? O sabah çok erken uyandım, önlüğümü giydim, okula git- mek için sabırsızlanıyordum. BY Gün ağarınca kalktım, iş önlüğümü giydim, takım çantamı kontrol etim, yola çıktım. CAyakkabılarımı giydim, üzerimdeki yeni önlüğümle birlikte bir an önce okula gitmeyi çok istiyordum. Bu sene ben de okula gidecektim; ablam gibi önlüğüm olacak, ayakkabı bile giyecektim. E) Kış günleri okula gidip gelirken düşüp önlüğümüz ve kıya- fetlerimiz batmasın diye kara lastik giyerdik.