Yazar, eserine son noktayı koyduktan sonra onu okurun kucağına bırakır. Bu andan itibaren edebi eser, biz okurlarla en mahrem, e

Yazar, eserine son noktayı koyduktan sonra onu okurun kucağına bırakır. Bu andan itibaren edebi eser, biz okurlarla en mahrem, en sicak, en güzel bir iliski ve iletişim içine girer. Bu sırada, sahip olduğu bütün değerlerini en güzel sesiyle kulağımıza, zihnimize ve gönlümüze fısıldar, Ama asıl önemlisi okur olarak bizim onda yazara rağmen gördüğümüz, bulduğumuz değerlerdir, güzelliklerdir. II. Bir eser ancak yazar açısından tamamlanmıştır. Yazardan çıktıktan sonra her okur onu kendine göre ele alır, zenginleştirir. Yani eserin varoluş süreci bitmez. Çünkü her eser okura farklı renkler, kokular ve lezzetler sunabilir. Yazar bunları kastetmemiş, hedeflememiş olsa bile durum değişmez. Okur, eserin varlığının bir parçası olmayı sürdürür. III. Hiç şüphesiz, edebiyatın içerik dünyasını insan belirler. Yani edebiyatın amacının başlangıç noktası kadar bitiş noktası da insandır. İnsanla ilgili olmayan, insana hitap etmeyen hiçbir yazar yoktur, olamaz. Okur da bir insandır. Eser, yazardan çıktıktan sonra okurda pişer. Her okur ona kendi derinliğince farklı yorumlar ekler. Böylece esere katkı sunar. Bu bazen de yazarı aşacak şekilde olur. Bu üç paragrafta anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Sanat eseri estetik bir bütündür. B) Edebî eserler insana insanı anlatır. C) Yazar ve okur ortak değerleri savunabilir. D) Her eser tamamlanmış bir yapıdır. E) Edebî eserler yoruma açıktır .
