Konu Anlatımı Yazıları
Tarih
Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914)
YKS

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi Konu Anlatımı

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774- 1914) konu anlatımı Kunduz eğitmenimiz tarafından hazırlandı! Bilmen gereken tüm detaylar ve sorular bu yazımızda!

20 dakikalık okuma
Kunduz Eğitmen tarafından yazıldı, 28.08.2021
Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi Konu Anlatımı

Hesap Oluştur

Ücretsiz kaydol, sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan!

ÜCRETSİZ KAYDOL

 

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774- 1914) konusu TYT ve AYT Tarih için önemli ve soru gelen konulardan biri. Bu yazı, Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774- 1914) başlığı altında; XVIII- XX. Yüzyıl Siyasi Gelişmeleri, Osmanlı Topraklarını Paylaşma Mücadelesi, Üçlü İttifak, Üçlü İtilaf, Osmanlı-Rusya Rekabeti 1768- 1914, Boğazlar Meselesi ve Rusya, I. Balkan Savaşı (1912) ve II. Balkan Savaşı (1913) konularını içeriyor. Kunduz Tarih eğitmenimiz Ayşenur Hoca tarafından senin için hazırlandı! Şimdi beraber bu konuyu keşfedelim!

XVIII- XX. Yüzyıl Siyasi Gelişmeleri

  • 1779 Aynalıkavak Tenkihmanesi: Osmanlı, Şahin Giray’ın hanlığını tanıyacak.
  • 1783 Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı
  • 1789 Fransız İhtilali
  • 1791 Ziştovi Antlaşması: Avusturya ile imzalandı.
  • 1792 Yaş Antlaşması: Kırım’ın Ruslara ait olduğunu kabul edecek.
  • 1798 Fransa tarafından Mısır’ın işgali
  • 1801 El Ariş Antlaşması: Fransızlar Mısır’ı Osmanlı Devleti’ne teslim ettiler.
  • 1804 Sırp İsyanı: İlk azınlık isyanıdır.
  • 1808 Senedi-i İttifak: II. Mahmut Dönemi’nde Padişah ile ayanlar arasında yapılan sözleşmedir.
  • 1812 Bükreş Antlaşması: Osmanlı Devleti, Sırbistan’a ayrıcalık verdi. Rusya ile imzalandı.
  • 1815 Viyana Kongresi: Napolyon Savaşları sonrası Avrupa’nın durumu görüşüldü.
  • 1821 Rum İsyanı
  • 1821- 1881 Sudan’da Mısır- Osmanlı hâkimiyetinin kurulması
  • 1827 Navarin Olayı: Fransa- İngiltere, Rusya müttefik filolarının, Navarin’deki Osmanlı- Mısır donanmasına baskını
  • 1829 Edirne Antlaşması: Yunanistan bağımsızlığını kazanmıştır.
  • 1830 Fransızların Cezayir’i alması
  • 1833 Kütahya Antlaşması: Mehmet Ali Paşa’ya Mısır ve Girit valiliklerinin yanı sıra Şam valiliği verilecekti.
  • 1833 Hünkâr İskelesi Antlaşması: Osmanlılarla Ruslar arasında yapılmıştır.
  • 1838 Balta Limanı Antlaşması: İngilizlere ekonomik ayrıcalıklar verildi.
  • 1839 Nizip Muharebesi: Osmanlı kaybetti, Kavalalı’ya İstanbul yolu açıldı.
  • 1839 Tanzimat Fermanı: Sultan Abdülmecit döneminde Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa tarafından okunmuştur.
  • 1840 Londra Antlaşması: Mısır, Mehmet Ali Paşa ve soyundan gelen kişiler tarafından yönetilecektir.
  • 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi: Osmanlı Devleti’nin Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliği sona ermiştir.
  • 1853- 1856 Kırım Savaşı: İngiltere, Fransa, Piyemonte ve Osmanlı Devleti Rusya’yı yendi.
  • 1856 Islahat Fermanı: Paris Antlaşması’nda Avrupa’nın desteğini almak için hazırlandı.
  • 1856 Paris Antlaşması: Osmanlı Devleti Avrupa devletler topluluğunun bir üyesi olacak.
  • 1869 Süveyş Kanalı’nın açılması: Fransız mühendis Ferdinand de Lessepsin teşebbüsüyle açılmıştır.
  • 1876 Kanun- î Esasi’nin ilanı: İlk Osmanlı anayasası, II. Abdülhamid dönemi
  • 1877- 1878 Osmanlı- Rus Savaşı: Osmanlı devleti Rusya’ya yenildi. (93 Harbi)
  • 1878 Ayastefanos Antlaşması: Osmanlı- Rusya
  • 1878 İngilizlerin Kıbrıs’ı işgali
  • 1878 Berlin Antlaşması: 93 Harbi sonrası düzenlemeler yapıldı.
  • 1881 Fransızların Tunus’u işgali
  • 1881 Düyun-ı Umumiye İdaresinin kurulması: Osmanlı’nın dış borçlarını takip eden ve düzenleyen kurum.
  • 1882 Üçlü İttifak’ın kurulması: Almanya, Avusturya- Macaristan ve İtalya
  • 1882 İngilizlerin Mısır’ı işgali
  • 1907 Üçlü İttifak’ın kurulması: Fransa, İngiltere, Rusya
  • 1908 II. Meşrutiyet’in ilanı
  • 1908 Bulgaristan’ın bağımsız olması
  • 1908 Girit’in Yunanistan tarafından işgali
  • 1908 Bosna- Hersek’in Avusturya Macaristan İmparatorluğu tarafından ilhakı
  • 1909 31 Mart Olayı: Osmanlıda rejime karşı yapılan ilk isyan
  • 1911 Trablusgarp Savaşı: Osmanlı- İtalya
  • 1912 Uşi Antlaşması: Trablusgarp Osmanlı Devletinden ayrılan son Afrika toprağı olmuştur. (İtalya)
  • 1912 I. Balkan Savaşı: Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan Osmanlı Devleti ile savaştı.
  • 1913 Londra Antlaşması: Osmanlı Devleti’nin batı sınırı Midye- Enez hattı oldu.
  • 1913 Bâbıâli Baskını: Enver Paşa öncülüğünde düzenlenen bir hükümet darbesi.
  • 1913 II. Balkan Savaşı: Bulgaristan’a karşı Sırbistan, Yunanistan, Karadağ, Romanya ve Osmanlı savaştı.
  • 1913 Atina Antlaşması: Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında imzalandı.
  • 1913 Bükreş Antlaşması: Bulgaristan ile diğer balkan devletleri arasında imzalandı.
  • (29 Eylül 1913) 1913 İstanbul Antlaşması: Osmanlı Kırklareli, Edirne ve Dimetoka’yı Bulgaristan’dan geri aldı. Meriç nehri iki ülke arasında sınır kabul edildi.
  • (13 Mart 1914) 1914 İstanbul Antlaşması: Osmanlı Devleti ile Sırbistan arasında imzalanmıştır.

Osmanlı Topraklarını Paylaşma Mücadelesi

  • XIX. yüzyıl başında Osmanlı Devletinde toprak ve denizlerin kapladığı alan yaklaşık dört milyon kilometre kare, devletin nüfusu ise yirmi milyon civarındaydı.
  • XIX. yüzyılda Avrupa’nın siyasetine İngiltere, Fransa, Avusturya ve Rusya yön vermekteydi.
  • Almanya ve İtalya ise XIX. yüzyıl sonlarında siyasi birliklerini tamamlayıp tarih sahnesine çıktı.

Viyana Kongresi (1815)

  • Sanayi İnkılabı ile birlikte gelişen yeni sömürgecilik anlayışı beraberinde ham madde ve Pazar arayışını getirdi. Bu amaçla hareket eden Avrupalı devletler Asya, Avrupa ve Afrika kıtasında milyonlarca kilometre kare toprağa sahip olan Osmanlı Devleti’ni parçalama planlarını devreye koydular.
  • Napolyon Savaşları sonrası bozulan dengelerin yeniden kurulmasını amaçlayan Rusya, Avusturya ve Prusya’nın öncülüğünde İngiltere’nin de katılımıyla monarşi yönetimleri Viyana’da bir araya geldi.
  • Fransa girdiği savaşlardan yenik çıkmasına rağmen kongreye davet edildi.
  • Viyana Kongresi’nde görüşülen konulardan biri de Doğu Sorunu olarak adlandırılan Şark Meselesidir.
  • Şark Meselesi politik bir terimdir ve bu terim ilk defa 1815’te Viyana Kongresi’nde kullanıldı.
  • Şark Meselesi, Avrupa devletlerinin XIX. yüzyıl ve sonrasında Osmanlı Devleti’ne karşı yürütecekleri siyaseti ifade eden bir kavramdır.

Şark Meselesi

  • Amacı Türkleri Anadolu’dan ve Balkanlar’dan çıkarmaktır.
  • Bu meselenin birinci aşaması 1071- 1683 arası dönemde Avrupa savunma, Türkler taarruz halindedir. 1683’de Türklerin Viyana’da yenilgiye uğramaları ile Şark Meselesinin ilk aşaması bitti.
  • Şark Meselesinin ikinci aşamasında Avrupalı devletler Balkanlar’daki Hristiyan halkları Osmanlı hâkimiyetinden çıkarmayı hedefledi.
  • XIX. yüzyıldan itibaren hız kazanan Şark Meselesi kapsamında Türkleri Balkanlar’dan çıkarmak İstanbul’u geri almak düşüncesiyle hareket edildi.
  • Osmanlı Devleti’nin Asya toprakları üzerinde yaşayan azınlıklarına önce özerklik verilmesi daha sonra da onların bağımsızlığa kavuşturulması hedeflendi.
  • Avrupalı büyük devletler bazen aralarında anlaşsalar da genellikle rakiplerinin Osmanlı topraklarından tek başına istifade etmelerine engel oldular. Osmanlı Devleti bu devletlerden biri yahut birkaçıyla diğerlerinin aleyhinde ittifak kurarak denge stratejisini uygulamaya başladı.
  • Rusya, İstanbul’a ulaşmaya çalışırken Fransa ise Osmanlı toprağı olan Mısır ve Cezayir’e saldırdı.
  • Avrupalı devletler, Balkanlar’da Sırpların isyan çıkarmasına öncülük ederken Yunanlara devlet kurma yolunu açtılar.

1821 Rum İsyanı ve Yunanistan’ın Kurulması

  • İstanbul’un fethi ile beraber Rumlara ibadet hürriyeti tanındı. Patriğin zaman içinde yetkileri arttırıldı ve Osmanlıya katılan her Ortodoks topluluk, Rum Patrikliği ’ne bağlandı.
  • İstanbul’daki Rumlar yabancı dillere hâkim olduklarından devlet kademesinde tercümanlık görevlerine getirilerek Reis’ül küttabların en yakın çalışma arkadaşları oldular.
  • XVIII. yüzyıla gelindiğinde Fransız İhtilali’nden etkilenen Rumlar, Megali İdea adını verdikleri düşünce çevresinde bir araya gelerek isyan hazırlıklarına başladı. Bu düşüncenin temelinde Bizans’ı yeniden diriltme ülküsü yatmaktaydı.
  • Yeni Çağ’da ortaya çıkan Hümanizm ve Rönesans hareketleriyle Avrupa’nın aydınları Eski Yunan kültürüyle temas edince Avrupa’da Yunan hayranlığı ortaya çıkmaya başladı.
  • Rumları bağımsızlığa götürecek ilk adım 1814’te Odessa’da gizlice Filik-i Eterya Cemiyeti kurularak atıldı. Bu cemiyet 1894’te Etnik-i Eterya Cemiyeti adını aldı. Görünüşte eğitim- öğretim amacıyla kurulan bu dernek, Rum ayaklanması için para toplayarak silah dağıtarak propaganda faaliyetleri yapıyordu.
  • Rumların ilk isyanı Boğdan’da Alexander İpsilanti tarafından çıkartıldı. Rum isyanının Eflak- Boğdan’da çıkarılmasının en büyük nedeni Rusya’ya sınır olmasıydı. İsyan, yeterli destek bulunamadığından kısa sürede Osmanlı tarafından bastırıldı.
  • Rumların asıl isyanı 1821’de Mora Yarımadası’nda başladı. Mora isyanı ile beraber Yanya Valisi Tepedelenli Ali Paşa da Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etti. Tepedelenli Ali Paşa isyanı kısa sürede bastırıldı ancak Osmanlı Devleti, Mora Yarımadası’nda başlayan Rum İsyanını bastırmakta yetersiz kaldı.
  • II. Mahmut, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan Mora İsyanını bastırmak için yardım istedi. Mehmet Ali Paşa yardım karşılığında kendisine Mora’nın yanında Girit valiliğinin de verilmesini talep etti.
  • Mehmet Ali Paşa oğlu İbrahim Paşa’yı Mora’ya isyanı bastırmak için gönderdi. Mısır’dan gelen yardım sayesinde Osmanlı, Mora İsyanını bastırdı.
  • Rum isyanı bastırılınca bu durumdan rahatsız olan İngiltere, Rusya ve Fransa; Osmanlı Devletinden Yunanistan’a özerklik verilmesini istediler. Osmanlı Devleti bu isteği reddedince Osmanlı ve Mısır donanmaları 1827’de Navarin’de baskına uğradı ve yakıldı.
  • Rusya yeni topraklar kazanmak için 1828 yılında Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti.
  • 1829 yılında Osmanlı Devleti’nin yenilmesi üzerine Edirne Antlaşması yapıldı. Bu antlaşma ile Yunanistan’a bağımsızlık verildi.

Kutsal Yerler Sorunu

  • Semavi üç din (İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilik) açısından kutsal bir yere sahip olan Kudüs, tarih boyunca önemini korumuştur.
  • Hz. İsa’nın Hristiyanlığı yaydığı yer olması ve Hristiyanlara ait birçok kilise ve tören yerlerinin inşa edilmesi Hristiyanlar için Kudüs’ü kutsal kılıyordu.
  • Ortodoks ve Katolik Hristiyanlar arasında kutsal yerlerin koruyuculuğu üzerinden süregelen rekabetin adı Kutsal Yerler Sorunu olarak adlandırıldı.
  • Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı topraklarına katılan Kudüs’teki kutsal yerlerin hakları ve ayrıcalıkları Rum ve Ermenilere yeni menşurlarla verilmişti.
  • Osmanlı Devleti’ni yıkma politikasında kararlı olan Rusya, Osmanlı Devleti’ndeki Hristiyanları etkileme amacıyla Ortodoksların koruyucusu durumuna gelmeye çalıştı.
  • Rusya, Kutsal Yerler Meselesi ve Ortodoksların himayesi gibi konuları dile getirerek Osmanlı Devleti’ni baskı altına almaya çalıştı.
  • İstekleri kabul edilmeyince 1853’te Ruslar, Eflak ve Boğdan’a saldırdı. Aynı yıl bu sorunun çözümü için bir kongre düzenlendi. Kongre sonucunda Rusya ve Osmanlı Devleti’ne aralarında anlaşmaları için nota gönderildi. Rusya kongreden çıkan talepleri kabul etmedi. Osmanlı Devleti’nin 4 Ekim 1853’te Rusya’ya savaş ilan etmesiyle Kırım Savaşı başladı.

Kırım Savaşı (1853- 1856)

  • Osmanlı donanmasının Sinop’ta Rusya tarafından yakılması, Rusya’nın Karadeniz’deki askeri varlığını ne düzeye getirdiğini Fransa ve İngiltere’ye gösterdi.
  • İstanbul’un ve boğazların tehlike altına girdiğini anlayan İngiltere, Fransa ve Piyemonte (İtalya) 1854 yılında Osmanlı- Rus Savaşına dâhil oldular.
  • Kırım Savaşı devam ederken Osmanlı Devleti içine düştüğü mali sıkıntılardan dolayı ilk kez dış borçlanmaya başvurdu.
  • İlk borç anlaşmasını 24 Ağustos 1854 tarihinde İngiltere ve Fransa ile imzalamıştır.
  • 1855 yılında Sivastopol Ruslardan geri alındı. Müttefiklerin başarısı Çar I. Nikola’nın ölümü ve yerine geçen Çar II. Aleksandır’ın barış talep etmesi Kırım Savaşı’nı bitirdi.

Paris Barış Antlaşması (1856)

  • Rusya ile yapılacak barış görüşmeleri için 1856’da Fransa’nın başkenti Paris’te Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, Avusturya, Prusya ve Piyemonte bir araya geldi.
  • Osmanlı Devleti tarihinde ilk defa Avrupa devletleriyle bir kongreye eşit koşullarda katılıyordu.
  • 1856 Paris Barış Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti Avrupa hukukundan yararlanma hakkı elde ederek Avrupalı bir devlet sayıldı.
  • Karadeniz bu antlaşma ile uluslararası ticarete açıldı.
  • Rusya’nın Karadeniz’de savaş gemisi bulundurması ve liman kurulması yasaklandı.
  • Kırım Savaşı sonunda Rusya tarafından bozulan devletlerarası dengeler yeniden kuruldu.
  • Osmanlı Devleti’ne devletlerarası hukuktan faydalanma hakkının tanınması ve devlet topraklarının Avrupa devletlerin garantisi altına alınması önemlidir.

1877- 1878 Osmanlı- Rus Savaşı (93 Harbi)

  • 1871’de Rusya’nın Paris Barış Antlaşması’nı tanımadığını ilan etmesi Rus tehlikesini tekrar gündeme getirdi. Rusya bu dönemde Balkan topluluklarını bir çatı altında toplamayı amaçlayan Panslavizm politikaları doğrultusunda onları Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtmaya devam ediyordu.
  • Rusya’nın bu çabaları 1875’te Bosna Hersek İsyanı ve 1876’da Bulgar İsyanının çıkmasına neden oldu.
  • Balkanlar’da bu gelişmeler yaşanırken II. Abdülhamit tahta geçmişti. Sırp ve Karadağ isyanları ise devam etmekteydi. Osmanlı Devleti Sırp İsyanını başarıyla bastırdı ve Balkanlar’da kontrolü yeniden sağladı.
  • 1877 Londra Protokolü’nün Osmanlı Devleti tarafından reddedilmesi savaş için Rusya’ya bahane oldu.
  • 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı Rumi takvimin 1293 senesinde cereyan etmesinden dolayı bu savaş 93 Harbi adıyla anıldı.
  • Osmanlı Devleti Tuna Nehri boyunca bir savunma hattı oluşturdu. Kuzeydoğu Anadolu’da Kafkaslar üzerinden gelecek bir saldırıya karşılık ayrı bir savunma hattı kuruldu.
  • Rusya’nın savaş başlamadan önce asıl amacı Balkanlar’daki Slav topluluklarını denetim altına alarak Boğazlar üzerinden Osmanlı Devleti’ne baskı yapmaktı. Bir diğer amacı ise Batum, Kars, Ardahan ve Erzurum’u ele geçirip güneye, İskenderun yönünde Akdeniz’e inmekti.
  • Tuna Nehri’nin güneyine geçen Ruslar, Bulgaristan’a girdi ve buradaki Türk köylere yönelik büyük katliamlar yaptı.
  • Ruslar, Osman Paşa komutasında savunulan Plevne’yi kuşattılar. 20 Ocak’ta da Ruslar Edirne’ye girdi.
  • Doğu Anadolu’da 20 Nisan’da Doğubayazıt, 17 Mayıs’ta Ardahan düştü.
  • Ruslar bu defa Kars’a yöneldi. Kars yönünde takip edilen Rus ordusu Ahmet Muhtar Paşa’nın saldırısı sonucu beklenmedik bir yenilgi aldı.
  • Erzurum halkı şehrin müdafaasına bizzat katıldı. Kahraman bir Türk kadını olan Nene Hatun’un teşviki ve ordu kuvvetlerinin de yardımıyla püskürtülen Rus ordusu Erzurum’a giremeden geri çekildi.
  • Kars, direnişe rağmen 19 Kasım 1877’de Rusların eline geçti.
  • Rusların Balkanlar’da ilerlemesi ve Edirne’ye kadar gelmesi sonucunda Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı.

İstanbul Konferansı 1876 (Tersane Konferansı)

  • Balkanlar’daki gelişmelerin görüşülmesi amacıyla İstanbul Konferansı yapıldı. Bu esnada Osmanlı Devleti I. Meşrutiyeti ilan etti. Osmanlı Devleti’nin buradaki amaçlarından biri de azınlıklarla ilgili olumsuz bir kararın çıkmasına engel olmaktı.
  • Konferansa katılan devletler (İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya, Almanya ve İtalya) I. Meşrutiyet’in ilanını ciddiye almadığı gibi Sırbistan ve Karadağ’ın topraklarının genişletilmesini talep ettiler.
  • Ayrıca Osmanlı Devleti’nden Bosna- Hersek ve Bulgaristan’da özerk yönetimler kurulmasını istediler. Osmanlı Devleti bu taleplerin hiçbirini kabul etmedi.
  • İstanbul Konferansı’na katılan devletler Londra’da yeni bir protokol imzaladı. Osmanlı Devleti 1877’de Londra Protokolünü reddetti. Bu gelişmeler üzerine Rusya Osmanlı devletine savaş ilan etti.

1879 Ayastefanos Antlaşması (Yeşilköy)

  • Romanya, Sırbistan ve Karadağ’ın bağımsızlıkları tanınarak Osmanlı Devleti’nden ayrıldı.
  • Büyük Bulgaristan Prensliği kurularak Osmanlı Devleti’ne bağlandı.
  • Bosna Hersek’in Rusya ve Avusturya tarafından ortaklaşa himaye edilmesine karar verildi.
  • Kars, Ardahan, Batum ve Doğubayazıt Rusya’ya bırakıldı.
  • Girit, Teselya ve Arnavutluk’ta ıslahatların yapılması karar altına alındı.
  • Ayastefanos Antlaşması ile Avusturya ile İngiltere çıkarları zedelendi.
  • İngiltere Avusturya ile bir araya gelerek Ayastefanos Antlaşması’nın uluslararası bir konferansta ele alınması konusunda ortak karar aldı.

Kıbrıs’ın İşgali 1878

  • Kıbrıs Adası Doğu Akdeniz’in stratejik açıdan kritik bir noktasında bulunmaktaydı. Ada ayrıca İngiltere’nin Asya’daki sömürgelerine giden yol güzergâhı üzerinde bulunmaktaydı.
  • 1878’de Kıbrıs Adası’na İngilizlerin gelmesine izin verildi. İngilizlerin geçici bir yerleşme olarak gösterdikleri bu girişim zamanla Kıbrıs’ın İngilizler tarafından işgaliyle sonuçlanacaktır.

Berlin Kongresi (1878)

  • 93 Harbi sonrası Berlin’de Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Avusturya, Fransa, İtalya ve Almanya devletleri bir araya geldi.
  • Berlin Antlaşması’na göre Romanya, Sırbistan ve Karadağ resmen bağımsız oldu.
  • Büyük Bulgar Krallığı üç parçaya bölündü: Osmanlı Devleti’ne vergi verecek olan Bulgar Prensliği, idari özerkliğe sahip Doğu Rumeli Eyaleti ve Osmanlı Devleti’ne bağlı Makedonya oluştu.
  • Bosna- Hersek yönetimi geçici olarak Avusturya’ya bırakıldı.
  • Islahat yapılması şartıyla Makedonya Osmanlı Devleti’ne bırakıldı.
  • Doğubayazıt’ın Osmanlı Devleti’ne verilmesi şartıyla Kars, Ardahan ve Batum Ruslara bırakıldı.
  • Berlin Kongresi’nde Avrupalı devletler, Ermeniler için de ıslahatların yapılmasını istedi.
  • Kongrede Girit Adası için Rumların lehine düzenlemelerin yapılması istendi.
  • İngiltere Kıbrıs’a kalıcı olarak yerleşti. Fransa, kongreden eli boş dönünce Kuzey Afrika’daki Osmanlı toprağı olan Tunus’u işgal etmeyi açıkça dile getirdi.
  • XIX. yüzyıl boyunca denge stratejisi yürüten Osmanlı Devleti, Almanya ile siyasi ve askerî alanda yakınlaşma dönemini başlattı.

Ermeni Meselesi

 Osmanlı Devleti’nde Millet-i Sadıka adıyla anılan Ermeniler, devlet içerisinde önemli mevkilere getirilmişti.

Ermenileri Osmanlı Devleti’ne karşı kullanmak isteyen Avrupalı devletler ilk olarak Ermeniler arasındaki mezhep ayrılıklarından faydalandı. Ortodoks olan Ermeniler arasında İngiltere ve Fransa’nın etkisiyle Katolik ve Protestanlık mezhepleri de yayıldı.

Bu amaç doğrultusunda Osmanlı’da azınlık ve yabancı okulları açıldı. Bu okullarda Batılı güçler tarafından Ermeniler başta olmak üzere diğer azınlıklara Osmanlı karşıtlığı temelinde milliyetçilik fikri aşılanmaya başlandı.

1878 Berlin Antlaşması XIX ve XX. yüzyılda Ermeni Meselesinin başlangıcıdır. Bu antlaşmanın 61. maddesine göre Avrupalı devletler Osmanlı Devleti’nden Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde zaman geçirmeden ıslahat yapmasını ve güvenliklerinin sağlanmasını istedi.

Avrupalı devletlerin desteğiyle Ermenileri Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtmak amacıyla 1887’de İsviçre’nin Cenevre şehrinde Hınçak, 1890’da Tiflis’te Taşnak komitaları kuruldu. Bu tarihten itibaren Ermeniler, I. Dünya Savaşı’na kadar birçok isyan ve baskın girişimlerinde bulundu.

1915 Tehcir Öncesi Ortaya Çıkan Ermeni İsyanları

  • Erzurum İsyanı (1890)
  • Kumkapı Gösterisi (1890)
  • Merzifon, Yozgat ve Kayseri Olayları (1892)
  • Sason İsyanı (1894)
  • Bâbıâli Olayı (1895)
  • Van İsyanı (1896)
  • Osmanlı Bankası Baskını (1896)
  • Sultan II. Abdülhamit’e Suikast Girişimi (1905)
  • Adana Olayları (1909)

27 Mayıs 1915 Geçici Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu)

  • 1915 Nisan ayı ortalarında Çanakkale Gelibolu’ya asker çıkartılmasından on gün önce İtilaf Devletleri Ermenilerden genel bir isyan başlatmasını istedi. Ermeniler karakollara ve Türk evlerine saldırdılar.
  • Rusların Ermenilerle bağlantı kurup beraber hareket etmeleri ve İtilaf devletlerince Gelibolu’ya çıkartma yapılması Osmanlı Devleti’ni zor duruma düşürdü.
  • Bu durum karşısında İttihat ve Terakki Hükümeti tedbir aldı. 27 Mayıs 1915’te Geçici Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) çıkartıldı.
  • Dâhiliye Nezareti’nin önerisi üzerine çıkarılan bu kanunla bir kısım Ermeni’nin savaş bölgelerinden uzaklaştırılması uygun görüldü. Bu suretle özellikle Van, Bitlis ve Erzurum vilayetlerinde isyana karışan Ermeniler, Halep ve Suriye vilayetlerinin bazı bölgelerine zorunlu göçe tabi tutuldular.
  • Zorunlu göç, bütün Ermenilere uygulanmadı.
  • Zorunlu göç nedeniyle bazı bölgelerde Ermenilerin silahlı direnişi yüzünden olaylar çıkmış, yollarda asayişsizlik ve hastalık sebebiyle kayıplar olmuştu.
  • Avrupa’da zorunlu göç adeta soykırım görüntüsü verilerek kamuoyu kışkırtılmak istenmiştir.

Makedonya Sorunu

  • Balkan devletleri gizlice Makedonya’ya girerek çetecilik faaliyetleriyle taraftar bulmaya ve bölge halkını silahlandırmaya başlamıştı.
  • Makedonya’da görevlendirilen İzleme Taburları adlı jandarma birlikleri sayıca yetersizdi.
  • Makedonya’da ilk büyük isyan Manastır şehrinde başladı.
  • 1908’e gelindiğinde bölgedeki Müslim ve gayrimüslim vatandaşlar arasında hürriyetçi düşünceler yayılmaya başladı.
  • Makedonya’da yaşanan bu gelişmeler neticesinde II. Meşrutiyet 1908’de ilan edildi.
  • 1910’da Bulgar basınında Osmanlı Devleti’nin Makedonya’da ıslahat yapmadığı, Makedonya’daki Bulgarların yok edilmek istendiği ve bu bölgeye yeni Türk ailelerin getirilerek yerleştirilmek istendiği gibi iddialar ortaya atıldı.
  • Balkan devletleri Osmanlı Devleti aleyhinde bir ittifak yaparak Balkan Savaşı hazırlıklarına hız verdiler.
  • Makedonya, 1912-1913 yılları arasında cereyan eden Balkan Savaşları sonunda imzalanan Bükreş Antlaşması ile Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan arasında paylaştırıldı.

İtalya’nın Siyasi Birliğini Kurması (1870)

  • İtalya milli birliğinin kurulmasında 1807 yılında kurulan Carbonari adlı örgüt etkili olmuştur.
  • Avusturya’nın parçalı halde bulunan İtalya coğrafyası üzerindeki baskısı yüzünden İtalyanlar bağımsız bir devlete ulaşamıyordu.
  • Piyemonte Kontu Cavour ve Fransa İmparatoru III. Napolyon Avusturya’ya karşı ortak mücadele kararı aldı. İki devlet adamı 1858’de gizli bir antlaşma yaptılar ve bir sene sonra Avusturya’ya savaş açtılar.
  • Kırım Savaşı’na ve Paris Barış Kongresi’ne katılması Piyemonte’nin uluslararası siyasette saygınlığını arttırdı.
  • İtalyanlar, 1870’te Roma’yı Avusturya’dan alarak İtalya Devleti’nin kuruluşunu ilan edip milli birliğini tamamen sağladı.

Almanya’nın Siyasi Birliğini Kurması (1871)

  • Prusya’nın öncülüğünde Alman birliğinin sağlanması XIX. yüzyılın önemli Alman devlet adamı Bismarck’ın çabalarıyla oldu. Bu dönemde Bismarck, Prusya’nın güçlenmesi için gerekli olan politikanın kan ve kılıç politikası olduğu fikrine ulaştı.
  • 1870’te yapılan Sedan Savaşı’nda Fransa, Prusya’ya yenildi. Bu gelişme sonrası 1871’de Fransa’da imzalanan antlaşma ile ilk defa Almanya Devleti adından bahsedildi. Böylece Alman siyasi birliği de resmen kuruldu.
  • Güçlü bir siyasi ve askeri yapıyla kurulan Almanya, Avrupa’da yeni dengeler içerisinde yer bulamadı. Bu durum gelecekte I. Dünya Savaşı’nın başlamasını kaçınılmaz kıldı.

Üçlü İttifak

  • Almanya, İtalya, Avusturya-Macaristan
  • Avrupa siyasetine Rusya, İngiltere, Fransa ve Avusturya’nın yanında Almanya ve İtalya yeni bir güç olarak katıldı.
  • Almanya, 1860-1890 yılları arasında yapılan antlaşmalarla Rusya ve Avusturya- Macaristan’ı yanına çekmeyi başardı. Bu birliğe Üçlü İttifak adı verildi. İtalya da daha sonra bu ittifaka katıldı. Böylece dünya devletleri arasında ilk kez gruplaşma hareketi (bloklaşma) başladı.

Üçlü İtilaf

  • Rusya, Fransa, İngiltere
  • Almanya ile yaptığı antlaşmanın uzatılmaması üzerine Rusya 1894’te Fransa ile anlaştı. Bu birliğe İngiltere’nin de katılmasıyla Üçlü İttifak’a karşı Üçlü İtilaf bloğu oluşturuldu.
  • Zaman içerisinde bloklar arasındaki ekonomik rekabet, sömürge elde etme ve silahlanma yarışının açığa çıkardığı gerginlik, I. Dünya Savaşı’nın temel nedeni oldu.

Mehmet Ali Paşa’nın Güç Kazanması

  • Mısır’ı Napolyon Bonapart’ın işgalinden kurtarmak için 1799 yılında Kavala’dan gönderilen askerlerle Kahire’ye geldi. Fransızların Mısır’dan çekilmesinden sonra kısa sürede buradaki başıbozuk askerleri disiplin altına alarak onların komutanlığına yükseldi.
  • Zekâsı ve askerler üzerindeki komuta gücünü kullanarak yönetimi ele geçirmek için çeşitli yollara başvurdu.
  • Sultan II. Mahmut düzenli vergisini vermesi ve Hicaz’ı ele geçiren Vehhabileri etkisiz kılması koşuluyla Mehmet Ali Paşa’yı 1805’te Mısır Valisi olarak atadı.

Vehhabilik

  • XVIII. yüzyılın sonlarında Arabistan Yarımadası’nın Necit bölgesinde Muhammed bin Abdülvahhap’ın öncülüğünde Vehhabilik adlı bir hareket doğmuştu.
  • Vehhabiler; Basra, Yemen, Necit, Bağdat bölgelerini ele geçirdikten sonra 1790’dan itibaren bütün Arabistan’ı tehdit etmeye başladı.
  • Mekke ve Medine, Vehhabilerin eline geçtiği için hac görevi de yerine getirilemiyordu.
  • Bu önemli mesele 1811’e kadar bertaraf edilemedi.

Mehmet Ali Paşa ve Vehhabi Meselesi

  • Mehmet Ali Paşa, Vehhabi Meselesini çözmek için görevlendirildi ve bunun karşılığında kendisine Necit bölgesi valiliği vaat edildi.
  • 1815’te Bass ve Taraba arasında toplanan Vehhabileri büyük bir mağlubiyete uğrattı.
  • Mehmet Ali Paşa başarılarından dolayı İslam âleminde büyük bir itibara sahip oldu.

Osmanlı-Rusya Rekabeti 1768- 1914

  • 1480’de Altın Orda Devleti’nin hâkimiyetinden kurtulan Ruslar, 1492 senesinde Moskova Knez’i III. İvan’ın etrafında toplanarak büyük bir devlet olma yolunda ilk adımlarını attı.
  • Rusya tarih sahnesine çıktığı andan itibaren denizlere ulaşmak için büyük bir çaba gösterdi. Diğer yandan Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’a özel bir ilgi duydu.
  • Rusya’nın sıcak denizlere inmesini hedef alan büyük idealinin temelleri onun Bizans’ın dini ve politik mirasçısı olmak iddiasına dayanıyordu.
  • 1569’da Astrahan Seferi’nde ilk Osmanlı- Rus Savaşı cereyan etti.
  • XVIII. yüzyılın ortalarına doğru Avusturya ve Rusya Osmanlı Devleti’ne karşı saldırgan bir politika izlemeye başladılar.
  • Bu politika ilerleyen zamanlarda savaşa dönüştü.
  • 1770’de Osmanlı donanmasının Ruslar tarafından Çeşme’de yakılması Avrupa’da da büyük bir tedirginliğe neden olmuştu.
  • Savaş 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile son buldu.
  • Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla Ruslar Kırım’ın himayesini Osmanlı Devleti’nden aldı. Halkı Müslüman olan bir yer ilk defa Osmanlı Devleti’nden ayrıldı. Bu noktada Karadeniz’in bir Türk gölü olma özelliği de kaybedildi. Rusya bu antlaşma ile Ortodoks Hristiyanların koruyuculuğunu da üstlendi.
  • 1787- 1792 Osmanlı-Rus savaşları sonucunda Rusya ile Yaş Antlaşması (1792) imzalandı. Kırım, bu antlaşmayla tamamen kaybedildi.
  • Rum İsyanı devam ederken Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanmalarının yakılmasıyla (1827) Rusya bir kez daha Doğu Akdeniz’de güç sahibi olduğunu dünyaya gösterdi.
  • Osmanlı Devleti’nde Yeniçeri Ocağının kaldırılması ve yeni ordunun henüz kurulma aşamasında olması Rusya’ya aradığı fırsatı vermişti.
  • Rusya batıda Edirne, doğuda ise Erzurum’a kadar ilerledi. Bu şartlar altında 1829 yılında Edirne Antlaşması imzalandı.
  • Antlaşmayla Kuban Nehri’nin ağzından başlayarak bütün Karadeniz sahili Rusya’nın egemenliğine girdi.
  • Rus ticaret gemilerine Boğazlardan geçiş hakkı tanındı.
  • 1833’te imzalanan Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Rusya’nın Boğazlar üzerinde nüfuzu arttı.
  • 1853’te başlayan Kırım Savaşı’nı Avrupalı devletlerin de yardımıyla Osmanlı Devleti kazanmıştır. Savaş sonunda Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, Avusturya ve Rusya arasında 30 Mart 1856’da Paris Antlaşması imzalandı.
  • Paris Antlaşması’nda yer alan Karadeniz’in tarafsızlığı ilkesi Rusya’nın çıkarlarına uygun değildi.
  • Rusya, Balkan bölgesinde yaşayan Ortodokslar üzerinde kaybolan itibarını yeniden kazanmak için Slavlar arasında Panslavizm hareketlerine hız verdi. Rus kışkırtmalarıyla Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan’da ayaklanmalar çıktı.
  • Balkanlar’da yaşayan Slav halklarına özerklik veya bağımsızlık verilmesini önlemek amacıyla Osmanlı Devleti I. Meşrutiyeti (Kanun-i Esasi) ilan etti. Meşrutiyet’in ilanı Rusya’yı memnun etmemişti.
  • 1877- 1878 yıllarında Osmanlı- Rus Savaşı (93 Harbi) tekrar çıktı. Savaşta Osmanlı Devleti yenildi ve Ayastefanos Antlaşması imzalandı. Batılı devletler çıkarlarına aykırı olan bu antlaşmayı tanımadılar. Ancak bunun yerine imzalanan Berlin Antlaşması’yla diğer devletler de bu yağmaya ortak oldular.
  • Rus işgaliyle birlikte Elviye-i Selase olarak adlandırılan Kars, Ardahan ve Batum için kırk yıl sürecek esaret dönemi başladı.
  • Ermeni meselesi de bu antlaşmayla uluslararası bir sorun haline gelmiş oldu.
  • Rusya Kafkaslarda yaşayan yüz binlerce Müslüman Türk’ü Anadolu’ya göçe zorladı.
  • 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri (İngiltere, Rusya ve Fransa) tarafında yer alan Rus Çarlığı ile ittifak devletleri arasında yer alan Osmanlı Devleti karşı karşıya geldi.
  • Çanakkale cephesindeki savaşın zaferle sonuçlanması İtilaf Devletleri’nin Rusya’ya yardım ulaştırmasını engelledi. Yardım ulaşmayınca Rusya’da iç karışıklıklar başladı. Bu gelişmelerden sonra Rusya’da 1917 Devrimi yaşandı ve çarlık rejimi yıkıldı.

Boğazlar Meselesi ve Rusya

  • XVIII. yüzyılda Rus Çarı I. Petro’nun sıcak denizlere inme politikasıyla birlikte boğazların ele geçirilmesi, Rus dış siyasetinin ana prensibi haline geldi.
  • 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Rusya’nın Boğazlar üzerindeki talepleri arttı.
  • 1833’te Mısır İsyanında Rusya’dan alınan yardım çerçevesinde Rus donanmasının Boğazlardan geçişi Rusları bu bölge üzerindeki emelleri açısından cesaretlendirdi.
  • Aynı sene imzalanan Hünkâr İskelesi Antlaşması, Rusya için istediği ortamın oluşmasını sağladı.
  • Boğazlar bu antlaşmayla Avrupalı büyük devletlerin donanmalarına kapatıldığı gibi Rus savaş gemilerine açıldı.
  • Geçerliliği sekiz yıl olan Hünkâr İskelesi Antlaşması’nın 1841’de süresi dolmaktaydı. 1841’de İngiltere’de imzalanan sözleşme  (Londra Boğazlar Sözleşmesi) gereğince Rusların Boğazlar üzerindeki ayrıcalığı ortadan kalktı.
  • Boğazlar bu sözleşmeyle uluslararası bir statüye ulaştı.
  • 1856 Paris Antlaşması’yla Karadeniz kıyılarında Rusların donanma bulundurma hakları ellerinden alındı.
  • 1871’de Londra’da yapılan bir toplantıda Rusları Karadeniz’de yeniden donanma bulundurma hakkı tanındı. Bu tarihten itibaren Rusya, Boğazları yeniden ele geçirme siyaseti durduruldu.
  • Rusya Boğazlar konusunda İngiltere ve Avusturya ile antlaşmaya çalıştıysa fa başarılı olamadı.
  • II. Abdülhamit Osmanlı Devleti’nin zor dönemlerden geçtiği yıllarda, Rusya karşısında başta İngiltere’ye daha sonra Almanya’ya yakınlaşmak suretiyle Boğazların statüsünü korumada başarılı oldu.

Reval Görüşmeleri

  • 9 Haziran 1908’de Finlandiya Körfezi’ndeki Reval Limanı’nda İngiltere Kralı ile Rus Çarı bir araya geldiler. Yaptıkları görüşmeden sızan sonuçlara göre Osmanlı Devleti toprakları yeniden paylaşılacaktı.
  • Reval Planı’na göre Makedonya’da reform programının yapılması kararı alınmıştı.
  • Bu karar Makedonya’nın özerkleştirilerek Osmanlı Devleti’nden koparılması anlamına gelmekteydi.
  • İttihat ve Terakki Partisi taraftarları Reval Görüşmeleri ’ne tepki olarak Makedonya’da İstanbul’a karşı isyan çıkarttı. Bu gelişmelerin neticesinde 1908’de II. Meşrutiyet ilan edildi.

I. Balkan Savaşı (1912)

  • XIX. Yüzyılda Yunanistan, Romanya, Sırbistan ve Karadağ bağımsız olmuşlardı.
  • Bulgaristan da XX. yüzyılın başında özerklik elde etmişti.
  • Bu devletler kendi idealleri doğrultusunda hareket ederek Balkanlar’da topraklarını genişletmeye çalışıyorlardı.
  • II. Abdülhamit, Balkanlar’da Osmanlı Devleti hâkimiyetinin sağlanması için denge ağırlıklı bir politika izledi.
  • Makedonya’yı ele geçirmek isteyen Sırp, Yunan ve Bulgarların aralarını açan bir siyaset uyguladı.
  • Fener Rum Patrikhanesine alternatif olarak Bulgar Kilisesi (Karhana) ve Sırp Piskoposluğunun kurulmasına izin verildi.
  • 1991’in Ekim ayında Ruslar ilk olarak Bulgarları ve Sırpları bir araya getirdi.
  • Rusya denetiminde başlayan görüşmeler neticesinde 1912’de Yunanistan ile Bulgaristan arasında yeni bir gizli antlaşma yapıldı.
  • Balkan ittifakına son katılan devlet Karadağ oldu.
  • Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ Osmanlı karşıtı bir cephede birleşseler de kendi aralarında uzun vadeli bir ortaklık uzak görünüyordu.
  • Bu surum II. Balkan Savaşı’nın çıkmasının temel nedenlerinden biri olacaktır.
  • Balkan Savaşı 8 Ekim 1912’de Karadağ’ın saldırısıyla başladı.
  • Hazırlıksız yakalanan Osmanlı ordusu savaşın ilk dönemlerinde istenilen başarıyı yakalayamadı.
  • Çünkü savaş öncesinde Balkanlar’daki Osmanlı askerlerinin bir kısmı terhis edilmiş diğer bir kısmı Makedonya ve Trakya’ya sevk edilmişti.
  • Osmanlı Devleti, savaş esnasında hem yeterli erzak ve lojistik ihtiyacını karşılayamamış hem de Yunanistan İngiltere’den deniz gücü desteği almıştı.
  • Sonuçta Osmanlı Devleti beklenmedik bir yenilgi ile karşılaştı. Bulgar ordusu İstanbul’a kadar yaklaştı.

Babıali Baskını 23 Ocak 1913

  • Balkan Savaşı’nda alınan ani ve ağır yenilgi karşısında İttihat ve Terakki Partisi yoğun bir propaganda faaliyetine girişti.
  • Kendilerinin hükümette olmamasından dolayı bu yenilginin yaşandığını savunan parti, 23 Ocak 1913’te Osmanlı hükümetine baskın düzenledi.
  • Bu baskınla birlikte İttihat ve Terakki Partisi devletin yönetiminde söz sahibi oldu.
  • İttihat ve Terakki hükümeti ilk olarak 13 Şubat’ta Bulgaristan’a savaş açarak kuşatma altında olan Edirne’yi kurtarmaya çalıştıysa da başarılı olamadı.
  • Bulgaristan’ın ani saldırısı sonucu Edirne Bulgarların eline geçti.
  • Bu dönemde Ege Denizi’ndeki birçok ada Yunanistan’ın işgaline Balkanlar’daki Osmanlı Topraklarının bir kısmı da Sırbistan ve Karadağ’ın işgaline uğradı.
  • Sonuçta 30 Mayıs 1913’te Londra Antlaşması imzalandı ve I. Balkan Savaşı sona erdi.

30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması

  • Midye- Enez Hattı’nın batısındaki bütün topraklar Balkan devletlerine bırakıldı.
  • Sırbistan’a Orta ve Kuzey Makedonya bırakıldı.
  • Yunanistan’a Selanik, Girit ve Güney Makedonya verildi.
  • Bulgaristan’a Kavala, Dedeağaç ve bütün Trakya verildi.
  • Ege Adalarının geleceği ve Arnavutluk’un sınırlarının tespitinde Avrupalı devletlerin karar vermesi uygun görüldü.
  • 1913 Londra Barış Antlaşması’yla Bulgaristan en fazla toprak kazanan ülke olmasının yanında Ege Denizi’ne ulaştı.

II. Balkan Savaşı (1913)

  • Bulgaristan I. Dünya Savaşı sonrası en fazla toprak kazanan devletti. Bu durum Sırbistan, Romanya, Karadağ ve Yunanistan tarafında rahatsızlığa neden olmuştu.
  • Özellikle Balkan devletleri arasında Makedonya topraklarının paylaşımı meselesi devam eden bir sorundu.
  • 1913 yılının Haziran ayında Bulgaristan’a karşı harekete geçen Yunanistan ve Sırbistan ittifak kurdular.
  • Osmanlı Devleti Bulgaristan’ın yenilmeye başlamasıyla savaşa girerek 23 Temmuz’da Edirne’yi Bulgarlardan geri aldı.

II. Balkan Savaşı Sonuçları

  • II. Balkan Savaşı sonunda 10 Ağustos 1913’te Bükreş’te barış antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile birlikte Bulgaristan I. Balkan Savaşı sonrası aldığı toprakların büyük bir kısmını kaybetti.
  • 29 Eylül 1913’te Bulgaristan ile Osmanlı Devleti arasında İstanbul Barış Antlaşması imzalandı.
  • Edirne ve Kırklareli Osmanlı Devleti’nde kaldı ve Meriç Nehri sınır kabul edildi.
  • Bu antlaşma ile Bulgaristan’daki Türkler ile Bulgarların eşit haklara sahip olması konusunda anlaşıldı.
  • Osmanlı Devleti 14 Kasım 1913’te Yunanistan’la Atina Barış Antlaşması’nı imzaladı.
  • Ege Adaları Meselesi anlaşma sağlanmadığı için zamana bırakıldı.
  • Atina Barış Antlaşmasıyla Yunanistan’daki Türklerin hakkı korundu.
  • Sırbistan ile İstanbul Antlaşması imzalandı. İki ülkenin ortak sınırı bulunmadığı için sınır tespiti yapılmadı. Antlaşmayla işgal altındaki Makedonya’da kalan Türklerin hukuki statüleri belirlenerek garanti altına alındı.

I. Dünya Savaşı Öncesi Osmanlı Devleti’nin İttifak Arayışları

  • Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı öncesinde ilk olarak İngiltere’ye ittifak teklifinde bulundu. Ancak İngiltere Yakın Doğu’daki çıkarları için Rusya ile ortak hareket etmeye başlamıştır.
  • Daha sonra Osmanlı Devleti Fransa’nın desteğini almaya çalışmıştır. Ancak Fransa ittifak konusunda tek başına bir şey yapamayacağını ve bu konuyu müttefikleriyle de müzakere etmeleri gerektiğini belirterek Osmanlı Devleti’ne olumsuz yanıt vermiştir.
  • Almanya ile Osmanlı Devleti arasında 2 Ağustos 1914’te ittifak antlaşması imzalanmış ve aynı gün Osmanlı Devleti genel seferberlik ilan etmiştir.

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi Örnek Soru Çözümü

Tanzimat Dönemi'nde mahkemelere ait kanunlarını ve yargı kararlarını yayınlamak amacıyla çıkartılmaya başlayan gazete aşağıdakilerden hangisidir?

TARİH

ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DENGE STRATEJİSİ

Tanzimat Dönemi’nde mahkemelere ait kanunlarını ve yargı kararlarını yayınlamak amacıyla çıkartılmaya başlayan gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi konusunu tam olarak anlamak için senin de tahmin edeceğin üzere bol bol soru çözümü yapmak da çok önemli. Çünkü bilgileri öğrendikten sonra, soruların içinde nasıl yer aldığını görerek konuyu pekiştirmen gerekiyor. Kendi kaynaklarına ek olarak MEB tarafından yayınlanan Kazanım Testlerini de çözmeni tavsiye ediyoruz. Sınava hazırlık uzun bir maraton. Kunduz ekibi olarak bu yolculukta yanında olmayı çok isteriz! Alanında uzman Profesyonel eğitmenler tarafından hazırlanan Soru Çözümü, binlerce soru ve çözümden oluşan Soru Bankası hizmetlerimizden faydalanabilirsin. Uygulamada senin için hazırlanmış , tüm konuları öğrenebileceğin premium içerik ders videolarını incelemeyi unutma!

Sınava hazırlanmanın en kolay yolu

Sınırsız video içerikler ve soru çözümleri ile sınava hazırlan

ÜCRETSİZ KAYDOL