Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları Soruları

9.
D) Kişileştirme
Vücutta sadece belli bölgelere erişebilen, günümüz teknolojileriyle geliştirilmiş tıbbi
cihazların ya da robotların çok ince damarlara, beyin ve beyin gibi hassas bölgelere
ulaşması hayli zor. Örneğin damarlardaki sert fiziksel koşullar özellikle daha küçük
boyuttaki mikrorobotların hareketini zorlaştırıyor.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Örneklendirme
C) Karşılaştırma
B) Benzetme
D) Tanımlama
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
9. D) Kişileştirme Vücutta sadece belli bölgelere erişebilen, günümüz teknolojileriyle geliştirilmiş tıbbi cihazların ya da robotların çok ince damarlara, beyin ve beyin gibi hassas bölgelere ulaşması hayli zor. Örneğin damarlardaki sert fiziksel koşullar özellikle daha küçük boyuttaki mikrorobotların hareketini zorlaştırıyor. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur? A) Örneklendirme C) Karşılaştırma B) Benzetme D) Tanımlama
Keçiler Şaşırtmaya Devam Ediyor Keçiler yaklaşık
yıl önce insanlar tarafından evcilleştirilmiş ve o zamandan
beri de yetiştiriliyorlar. Keçilerin de köpekler gibi
insanlarla bağ kurabileceklerini düşünen bilim insanları
bu konuda bir araştırma yaptı. İngiltere'deki Queen Mary
Londra Üniversitesinden araştırmacılar, bir grup keçiye,
bir kutunun kapağını açıp içindeki yiyeceği yemeyi
öğrettiler. Bu sırada kutunun başında bir de insan
bekliyordu. Bu hareketi defalarca tekrarladıktan sonra
keçilerin önüne içinde yiyecek olan ama kapağı açılmayan
bir kutu bıraktılar. Keçiler, kutunun kapağının
açılmadığını görünce kutunun başında bekleyen kişiye
bakıp bekliyorlardı, yani bir anlamda onunla iletişim
kuruyorlardı. Bilim insanları bu davranışın benzerinin
köpeklerde de görüldüğünü belirtiyorlar.
3-Yukarıdaki metinde düşünceyi geliştirme
yollarından hangisi kullanılmıştır?
Gibi
A) Tanımlama
Benzetme
C) Sayısal verilerden yararlanmaD) Karşılaştırma
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Keçiler Şaşırtmaya Devam Ediyor Keçiler yaklaşık yıl önce insanlar tarafından evcilleştirilmiş ve o zamandan beri de yetiştiriliyorlar. Keçilerin de köpekler gibi insanlarla bağ kurabileceklerini düşünen bilim insanları bu konuda bir araştırma yaptı. İngiltere'deki Queen Mary Londra Üniversitesinden araştırmacılar, bir grup keçiye, bir kutunun kapağını açıp içindeki yiyeceği yemeyi öğrettiler. Bu sırada kutunun başında bir de insan bekliyordu. Bu hareketi defalarca tekrarladıktan sonra keçilerin önüne içinde yiyecek olan ama kapağı açılmayan bir kutu bıraktılar. Keçiler, kutunun kapağının açılmadığını görünce kutunun başında bekleyen kişiye bakıp bekliyorlardı, yani bir anlamda onunla iletişim kuruyorlardı. Bilim insanları bu davranışın benzerinin köpeklerde de görüldüğünü belirtiyorlar. 3-Yukarıdaki metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır? Gibi A) Tanımlama Benzetme C) Sayısal verilerden yararlanmaD) Karşılaştırma
87
4. Doğaya insan kişiliği vermeniz; deniz derin
derin nefes alırken, doğa mırıldanırken, sıkıntı
çekerken anlatmanız bütün bunlar tasviri, tat-
sız bazen de anlaşılmaz hâle getiriyor. Doğa
tasvirlerindeki güzellik "Güneş battı.", "Hava
karardı.", "Yağmur başladı." gibi cümlelerle
ifade edilebilir. İstediğimiz şey ancak böyle
anlatılabilir.
Bu parça üzerinde durulan kavram aşağıda-
kilerden hangisidir?
A) Yalınlık
B) Açıklık
C) Doğallık
D) Akıcılık
8. SINIF/LGS TÜRKÇE BAŞARI SETI
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
87 4. Doğaya insan kişiliği vermeniz; deniz derin derin nefes alırken, doğa mırıldanırken, sıkıntı çekerken anlatmanız bütün bunlar tasviri, tat- sız bazen de anlaşılmaz hâle getiriyor. Doğa tasvirlerindeki güzellik "Güneş battı.", "Hava karardı.", "Yağmur başladı." gibi cümlelerle ifade edilebilir. İstediğimiz şey ancak böyle anlatılabilir. Bu parça üzerinde durulan kavram aşağıda- kilerden hangisidir? A) Yalınlık B) Açıklık C) Doğallık D) Akıcılık 8. SINIF/LGS TÜRKÇE BAŞARI SETI
2. Aşağıdaki paragraflarda kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını yazınız.
Birey ve toplum birbirinden bütünlük olarak ayrılmaz. Toplum bireylerden oluşur ve bireyler
toplumun biricik taşıyıcılarıdır. Bireyler sadece toplum içinde var olur. Bireysel varlık ile toplumsal
varlık aynı zamanda baş gösterir, eşit adımlarla ilerler ve birbirine bağımlılık içinde değişirler.
Onların ne olduklarını söylemek sadece bu karşılıklı ilişkiye dayanarak mümkündür.
DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI:
Birey, toplumdaki en küçük yapı taşıdır ve tek bir kişiyi tanımlar. Toplum ise bireylerin bir arada
yaşadığı sosyal ortamdır. Birey ve toplum ise grupları oluşturur. İçinde bulunduğu toplumda yanı
amaçlar için bir araya gelen topluluklara grup denir. Gruplar uzun ya da kısa süreli olabilir. Kişilerin
doğuştan içinde bulundukları topluma ise aile denir.
DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI:
1
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
2. Aşağıdaki paragraflarda kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını yazınız. Birey ve toplum birbirinden bütünlük olarak ayrılmaz. Toplum bireylerden oluşur ve bireyler toplumun biricik taşıyıcılarıdır. Bireyler sadece toplum içinde var olur. Bireysel varlık ile toplumsal varlık aynı zamanda baş gösterir, eşit adımlarla ilerler ve birbirine bağımlılık içinde değişirler. Onların ne olduklarını söylemek sadece bu karşılıklı ilişkiye dayanarak mümkündür. DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI: Birey, toplumdaki en küçük yapı taşıdır ve tek bir kişiyi tanımlar. Toplum ise bireylerin bir arada yaşadığı sosyal ortamdır. Birey ve toplum ise grupları oluşturur. İçinde bulunduğu toplumda yanı amaçlar için bir araya gelen topluluklara grup denir. Gruplar uzun ya da kısa süreli olabilir. Kişilerin doğuştan içinde bulundukları topluma ise aile denir. DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI: 1
9. Bir kâsedir alev dolu gönlüm, yanâ yanâ
Men tâ senin yanından dahî hasretem sanâ!
Yaşlar dökende söndüremez âteşîmi su
Sunsan elinle kanımı içsem kanâ kaná!
Bu dörtlükte bulunan altı çizili cümledeki söz sanatı-
nın özdeşi aşağıdakilerden hangisinde bulunmakta-
dır?
A) Seni gördüğüm anda dünyalar benim oldu.
B) Sessiz bir çığlık gibiydi sözleri.
C) Ellerin var, beyaz güller gibi küçücük.
D) Hayat bu işte: Bir varsın, bir yoksun.
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
9. Bir kâsedir alev dolu gönlüm, yanâ yanâ Men tâ senin yanından dahî hasretem sanâ! Yaşlar dökende söndüremez âteşîmi su Sunsan elinle kanımı içsem kanâ kaná! Bu dörtlükte bulunan altı çizili cümledeki söz sanatı- nın özdeşi aşağıdakilerden hangisinde bulunmakta- dır? A) Seni gördüğüm anda dünyalar benim oldu. B) Sessiz bir çığlık gibiydi sözleri. C) Ellerin var, beyaz güller gibi küçücük. D) Hayat bu işte: Bir varsın, bir yoksun.
11. Evvel zaman içinde
Ağustosta sıcakta
Bir tarlada doğmuşum
Elimden tutmus günes
Rüzgar salıncak olmus
Avunmusum
Bu dizelerdeki söz sanatlan aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
AH-Benzetme-Kişileştirme
erkişileştirme-Abartma
B-Konusturma-Kisilestirme
Benzetme-Karsıtlık
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
11. Evvel zaman içinde Ağustosta sıcakta Bir tarlada doğmuşum Elimden tutmus günes Rüzgar salıncak olmus Avunmusum Bu dizelerdeki söz sanatlan aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? AH-Benzetme-Kişileştirme erkişileştirme-Abartma B-Konusturma-Kisilestirme Benzetme-Karsıtlık
20. Açık mavi gökyüzüne doğru boz dağlar yükseliyor. Bu dağların eteğinde kırmızı boyalı, kırmızı kiremitli bir ev
var; evin duvarlarına pembe mor çiçekli sarmaşıklar tırmanmış. Çevresine yeşil ağaçlar yayılmış. Ağaçların
içinden incecik bir keçi yolu kıvrılıyor. Yolun biraz ilerisinde bir dere, başını alıp gidiyor aşağı doğru...
Bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A) Örneklendirme
B) Tartışma
C) Betimleme
D) Öyküleme
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
20. Açık mavi gökyüzüne doğru boz dağlar yükseliyor. Bu dağların eteğinde kırmızı boyalı, kırmızı kiremitli bir ev var; evin duvarlarına pembe mor çiçekli sarmaşıklar tırmanmış. Çevresine yeşil ağaçlar yayılmış. Ağaçların içinden incecik bir keçi yolu kıvrılıyor. Yolun biraz ilerisinde bir dere, başını alıp gidiyor aşağı doğru... Bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır? A) Örneklendirme B) Tartışma C) Betimleme D) Öyküleme
1. Betimleme (tasvir), varlıkların belirgin özelliklerini
göz önünde canlandıracak şekilde söz veya yazıyla
anlatmaktır. Bir çeşit, sözcüklerle resim çizmektir.
Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisinde betim-
leme yoktur?
A) "Ne yapacağımı, nereye gideceğimi düşünme-
den Cihan Oteli'nin önünden geçerek denize
inen iskele yoluna saptım önce. Atlarla, ara-
balarla dolu bir sokağın başında her biri koyun
büyüklüğünde sokak köpekleri boylu boyunca
uzanmış, kimsenin onlara dokunmayacağından
emin, derin derin uyuyorlardı."
B) "Elindeki çiçekleri, girişteki sepete güzelce
yerleştirdi. Ardından içeri girip unuttuğu ilacı-
ni hemen içti. Sonra televizyonu açıp kanepeye
uzandı. Haberler ilgisini çekmiyordu artık. Hep
aynı olaylar, benzer içerikler... İzlediği dizinin
son bölümünü açtı. İlacın etkisiyle olsa gerek
gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı."
C) "Gizlice odadan dışarı çıktı. Yanına hiçbir şey
almamıştı fakat bunu otobüs durağına geldiğin-
de fark etti. Şimdi ne yapacaktı? Otobüse bine-
cek parası bile yoktu. Şoförden rica edip hemen
otobüsün arkasına geçti. Bu karar, onu nasıl et-
kileyecek, hayatında neleri değiştirecekti? Hiç-
bir fikri yoktu. Kaldı ki otobüsten indikten sonra
ne yapacağını bile bilmiyordu..."
D) "... Akdeniz Bölgesi'nin çatısını Toros Dağları
oluşturur. Dağlar bazı yerlerde denize çok so-
kulur; kayalık ve az girintili çıkıntılı bir kıyı üze-
rinde dikine inerler. Bazı yerlerde ise kıyı çizgisi
ile dağ sınırları arasına geniş düzlükler girer."
2. Satranç kişilerin
uğraştır
R
zib
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
1. Betimleme (tasvir), varlıkların belirgin özelliklerini göz önünde canlandıracak şekilde söz veya yazıyla anlatmaktır. Bir çeşit, sözcüklerle resim çizmektir. Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisinde betim- leme yoktur? A) "Ne yapacağımı, nereye gideceğimi düşünme- den Cihan Oteli'nin önünden geçerek denize inen iskele yoluna saptım önce. Atlarla, ara- balarla dolu bir sokağın başında her biri koyun büyüklüğünde sokak köpekleri boylu boyunca uzanmış, kimsenin onlara dokunmayacağından emin, derin derin uyuyorlardı." B) "Elindeki çiçekleri, girişteki sepete güzelce yerleştirdi. Ardından içeri girip unuttuğu ilacı- ni hemen içti. Sonra televizyonu açıp kanepeye uzandı. Haberler ilgisini çekmiyordu artık. Hep aynı olaylar, benzer içerikler... İzlediği dizinin son bölümünü açtı. İlacın etkisiyle olsa gerek gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı." C) "Gizlice odadan dışarı çıktı. Yanına hiçbir şey almamıştı fakat bunu otobüs durağına geldiğin- de fark etti. Şimdi ne yapacaktı? Otobüse bine- cek parası bile yoktu. Şoförden rica edip hemen otobüsün arkasına geçti. Bu karar, onu nasıl et- kileyecek, hayatında neleri değiştirecekti? Hiç- bir fikri yoktu. Kaldı ki otobüsten indikten sonra ne yapacağını bile bilmiyordu..." D) "... Akdeniz Bölgesi'nin çatısını Toros Dağları oluşturur. Dağlar bazı yerlerde denize çok so- kulur; kayalık ve az girintili çıkıntılı bir kıyı üze- rinde dikine inerler. Bazı yerlerde ise kıyı çizgisi ile dağ sınırları arasına geniş düzlükler girer." 2. Satranç kişilerin uğraştır R zib
Metin Turter
MODEL
EGITIM YAYINLARI
3. Yaşanmış olanı anlatan anı türü, birinci kişi ağzından öz-
nel yargılar ve yorumlarla okuyucuya-aktanlır. Ayrica ani-
lar, tarihsel gerçekleri gözler önüne sererek tarihçilerin de
çalışmalarında önemli başvuru kaynağı olma görevini ye-
rine getirir.
Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisi bir anı-
dan alınmış olabilir?
afin Sirlan"
üyor!
A Bitmek bilmeyen, yorucu bir haftadan sonra nihayet
tek izin günüm olan pazarıma kavuşmuştum. Ne sağ-
li sollu kurduğum çafar saatlerin insanı hayattan soğu-
tan çığlığından eser vardı ne de işe yetişemem korku-
suyla daha kahvaltımı dahi yapamadan evden kaçar
gibi çıkışlarım. Yorganıma iki kat sarılmış, bunları er-
tesi gün tekrarı olmayan uzak ihtimallermiş gibi tatlı bir
tebessümle düşünüyordum. Giyim üzerine ufak bir ma-
ğazada kasiyerlik yapıyordum. Askerlik dönüşü bir sü-
re idare etsin diye girdiğim bu işte ha çıktım ha çıkıyo-
rum derken iki seneyi doldurmuştum.
B) Zamanı bize ait bir şeymiş gibi düşünmekte çok ilginç
bir yan var. Zaman vermek, zaman almak, zaman ayır-
mak, zaman harcamak... Nasıl oluyor da bu sonsuz
kumu avucumuza koyuyor, alıyor, veriyoruz? Belki de
zaman, elimizdeki öz değildir ve Borges belki de za-
manı yücelterek reddederken haklıydı: "Zaman, beni
sürükleyen bir nehir ama nehir benim; beni parçala-
yan bir kaplan ama kaplan benim; beni tüketen bir ateş
ama ateş benim." Öyleyse hem bizden olan hem de
bizi yok eden zamanla nasıl arkadaş olacağız?
C) Kavruk tenli kadınlar, çocuklar topladı beni; erkekler
mandalina arkadaşlarımı özenle kasalara yerleştiriyor-
lardı. Eski elbiseleri içinde kirliydiler ve çalışkandılar.
Yıpranmış ayakkabıları neredeyse ömrünü tamamla-
mıştı. Yine de neşeli türküler söyleyerek topluyorlardı
bizleri. Bahçenin bir yanında çadırları vardı. Bu çadır-
ları eciş bücüş görüntüsüyle birer korkuluk sanırdınız.
Bir yaşam alanından çok çilehaneyi andırıyordu bura-
Si. Tekinsiz bir manzaraydı. Güneşin kavurduğu vücut-
larını burada sağaltıyorlardı.
D) Okul kapandı. Bunaltıcı sıcağıyla, içi boş kasvetiyle
üzerine çöker yaz. Liseyi de tatili de sevmez, ikisini bir-
birine tercih eder. Yeri gelir ikisinden de nefret eder.
Bütün'dönem kapağını açmadığı yepyeni ders kitabın-
dan çıkardığı notlara baktı. Doğru yerleri mi not almış-
ti? Bütünlemeye girdiğinde kimse birbirine yardım ede-
mez, kimse bilmiyor, anlamıyor, kimse çalışmamış. Kol-
larını masanın üzerinde kavuşturdu. Başını üstlerine
koydu. Aniden geriye sırtını esnetti. Başı arkada pen-
cereden güzel sıcak havaya baktı.
145
20
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Metin Turter MODEL EGITIM YAYINLARI 3. Yaşanmış olanı anlatan anı türü, birinci kişi ağzından öz- nel yargılar ve yorumlarla okuyucuya-aktanlır. Ayrica ani- lar, tarihsel gerçekleri gözler önüne sererek tarihçilerin de çalışmalarında önemli başvuru kaynağı olma görevini ye- rine getirir. Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisi bir anı- dan alınmış olabilir? afin Sirlan" üyor! A Bitmek bilmeyen, yorucu bir haftadan sonra nihayet tek izin günüm olan pazarıma kavuşmuştum. Ne sağ- li sollu kurduğum çafar saatlerin insanı hayattan soğu- tan çığlığından eser vardı ne de işe yetişemem korku- suyla daha kahvaltımı dahi yapamadan evden kaçar gibi çıkışlarım. Yorganıma iki kat sarılmış, bunları er- tesi gün tekrarı olmayan uzak ihtimallermiş gibi tatlı bir tebessümle düşünüyordum. Giyim üzerine ufak bir ma- ğazada kasiyerlik yapıyordum. Askerlik dönüşü bir sü- re idare etsin diye girdiğim bu işte ha çıktım ha çıkıyo- rum derken iki seneyi doldurmuştum. B) Zamanı bize ait bir şeymiş gibi düşünmekte çok ilginç bir yan var. Zaman vermek, zaman almak, zaman ayır- mak, zaman harcamak... Nasıl oluyor da bu sonsuz kumu avucumuza koyuyor, alıyor, veriyoruz? Belki de zaman, elimizdeki öz değildir ve Borges belki de za- manı yücelterek reddederken haklıydı: "Zaman, beni sürükleyen bir nehir ama nehir benim; beni parçala- yan bir kaplan ama kaplan benim; beni tüketen bir ateş ama ateş benim." Öyleyse hem bizden olan hem de bizi yok eden zamanla nasıl arkadaş olacağız? C) Kavruk tenli kadınlar, çocuklar topladı beni; erkekler mandalina arkadaşlarımı özenle kasalara yerleştiriyor- lardı. Eski elbiseleri içinde kirliydiler ve çalışkandılar. Yıpranmış ayakkabıları neredeyse ömrünü tamamla- mıştı. Yine de neşeli türküler söyleyerek topluyorlardı bizleri. Bahçenin bir yanında çadırları vardı. Bu çadır- ları eciş bücüş görüntüsüyle birer korkuluk sanırdınız. Bir yaşam alanından çok çilehaneyi andırıyordu bura- Si. Tekinsiz bir manzaraydı. Güneşin kavurduğu vücut- larını burada sağaltıyorlardı. D) Okul kapandı. Bunaltıcı sıcağıyla, içi boş kasvetiyle üzerine çöker yaz. Liseyi de tatili de sevmez, ikisini bir- birine tercih eder. Yeri gelir ikisinden de nefret eder. Bütün'dönem kapağını açmadığı yepyeni ders kitabın- dan çıkardığı notlara baktı. Doğru yerleri mi not almış- ti? Bütünlemeye girdiğinde kimse birbirine yardım ede- mez, kimse bilmiyor, anlamıyor, kimse çalışmamış. Kol- larını masanın üzerinde kavuşturdu. Başını üstlerine koydu. Aniden geriye sırtını esnetti. Başı arkada pen- cereden güzel sıcak havaya baktı. 145 20
11.
OMEN
(1) Merkür, Güneş'e en yakın gezegen olduğu
için yüzeyi çok sıcaktır. (II) Ancak güneş ışığı
almayan bölgeler çok soğuk olduğu için su,
buz hâlinde bulunabilir. (III) Merkür, Dünya'ya
göre kendi ekseni etrafında çok daha yavaş
döner. (IV) Yani Merkür'ün bir günü, Dün-
ya'nın bir gününden çok daha uzundur.
Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde
karşılaştırma yapılmamıştır?
A) I
C) III
B) II
D) IV
Diğer sayfaya geçiniz.
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
11. OMEN (1) Merkür, Güneş'e en yakın gezegen olduğu için yüzeyi çok sıcaktır. (II) Ancak güneş ışığı almayan bölgeler çok soğuk olduğu için su, buz hâlinde bulunabilir. (III) Merkür, Dünya'ya göre kendi ekseni etrafında çok daha yavaş döner. (IV) Yani Merkür'ün bir günü, Dün- ya'nın bir gününden çok daha uzundur. Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmamıştır? A) I C) III B) II D) IV Diğer sayfaya geçiniz.
13. Ay, dostlukla anılan bir komşu evidir
Bundan böyle sevinmeye heveslidir evim
Badem çırpar, budardım yaban çalılarını
Sandığınız gibi değilmiş bu konu
Bu bir nöbet devriydi kardeşlerimin
Bu dörtlükte hangi söz sanatlarına yer verilmiştir?
A) Benzetme-Abartma
B) Abartma-Konuşturma
C) Kişileştirme-Tezat
DKişileştirme-Benzetme
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
13. Ay, dostlukla anılan bir komşu evidir Bundan böyle sevinmeye heveslidir evim Badem çırpar, budardım yaban çalılarını Sandığınız gibi değilmiş bu konu Bu bir nöbet devriydi kardeşlerimin Bu dörtlükte hangi söz sanatlarına yer verilmiştir? A) Benzetme-Abartma B) Abartma-Konuşturma C) Kişileştirme-Tezat DKişileştirme-Benzetme
2. Çiçekli bitkilerin çoğalması için çiçeğin başçık kısmında üretilen çiçek tozlarının bir başka çiçeğin tepecik kısmına
taşınması gerekir. Bu, bazen rüzgârın yardımıyla olur, bazen de böceklerin. Böcekler beslenmek için çiçeklerdeki
bal özüne gereksinim duyar. Çiçekler de parlak renkleriyle ve çevreye yayılan hoş kokularıyla böceklere "Biz bu
radayız!" der. Böylece böcekler bal özü bulabileceklerini bilerek çiçeklere konar ve çiçeklerin bal özünü emer. Bu
sırada çiçeklerdeki çiçek tozlarının bir kısmı böceklerin üzerine bulaşır. Böcekler uçup aynı türden başka bir çiçeğe
konduğunda üzerlerindeki çiçek tozları, o çiçeğin dişi organının tepeciğine düşebilir. İşte, çiçeğin üremesi için ge-
rekli ilk adım böylece gerçekleşir.
Bu metnin anlatımında aşağıda verilenlerden hangisi vardır?
A) Tanık gösterme
C) Kişileştirme
B) Karşılaştırma
D) Örneklendirme
4625
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
2. Çiçekli bitkilerin çoğalması için çiçeğin başçık kısmında üretilen çiçek tozlarının bir başka çiçeğin tepecik kısmına taşınması gerekir. Bu, bazen rüzgârın yardımıyla olur, bazen de böceklerin. Böcekler beslenmek için çiçeklerdeki bal özüne gereksinim duyar. Çiçekler de parlak renkleriyle ve çevreye yayılan hoş kokularıyla böceklere "Biz bu radayız!" der. Böylece böcekler bal özü bulabileceklerini bilerek çiçeklere konar ve çiçeklerin bal özünü emer. Bu sırada çiçeklerdeki çiçek tozlarının bir kısmı böceklerin üzerine bulaşır. Böcekler uçup aynı türden başka bir çiçeğe konduğunda üzerlerindeki çiçek tozları, o çiçeğin dişi organının tepeciğine düşebilir. İşte, çiçeğin üremesi için ge- rekli ilk adım böylece gerçekleşir. Bu metnin anlatımında aşağıda verilenlerden hangisi vardır? A) Tanık gösterme C) Kişileştirme B) Karşılaştırma D) Örneklendirme 4625
uaum novilld Inipepelidevalvös phae ab nnslospA (1) ar
11. Aşağıdaki dizelerden hangisinde kişileştirme söz
sanatı kullanılmıştır? (C) alidslo ogie eonąüb
idsjub slapieb Xitoynsmobiele reliy
Jip
as A) Her tarafım sis, her yer pus bejelea simigos!
abrigio Herkes bir şeyler diyor, bari sen sus
yub Balo eb
pleas
B) Bir dost eli ararım da bulamam
Moses Oysa sen olsan işte, her şey tamamlabs169
nensivõe linned nebelikab
C Bir yaralı kuştur benim bu gönlüm
Krılmışız, incinmişiz be gülüm
DySustum ve dinledim bir ihtiyar çınardan elm
Yıllar nasıl da çürütmüş o sağlam gövdeyi
Elminatrizes evertiblet Clin Habsimba lleismun & (
sinigug evolvza rapid
LO
5
VITAMIN
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
uaum novilld Inipepelidevalvös phae ab nnslospA (1) ar 11. Aşağıdaki dizelerden hangisinde kişileştirme söz sanatı kullanılmıştır? (C) alidslo ogie eonąüb idsjub slapieb Xitoynsmobiele reliy Jip as A) Her tarafım sis, her yer pus bejelea simigos! abrigio Herkes bir şeyler diyor, bari sen sus yub Balo eb pleas B) Bir dost eli ararım da bulamam Moses Oysa sen olsan işte, her şey tamamlabs169 nensivõe linned nebelikab C Bir yaralı kuştur benim bu gönlüm Krılmışız, incinmişiz be gülüm DySustum ve dinledim bir ihtiyar çınardan elm Yıllar nasıl da çürütmüş o sağlam gövdeyi Elminatrizes evertiblet Clin Habsimba lleismun & ( sinigug evolvza rapid LO 5 VITAMIN
1. Bu testte 20 soru vardır.
2. Cevaplarınızı, cevap kâğıdının Türkçe Testi için ayrılan kıs
1. Aşağıda bazı söz sanatlarının açıklaması veril-
miştir.
Teşbih
: Aralarında ilgi bulunan iki ayrı kav-
ramdan zayıf olanın kuvvetliye ben-
zetilmesi sanatıdır.
Mübalağa: Bir şeyi olduğundan çok büyük ve-
ya küçük göstererek anlatmaktır.
: İnsan dışındaki varlıkların konuştu-
rulduğu söz sanatıdır.
Aşağıdakilerin hangisinde açıklaması verilen
söz sanatlarından herhangi birine yer veril-
memiştir?
intak
A) Şiir bir cennet bahçesi
Girmeyene anlatılmaz.
B) Serçe, kargaya:
- Endişelenmene gerek kalmadı, tilki çoktan
tepeyi aştı, dedi.
C) Bir bulut gezer yayla yayla Anadolu'yu
Bir baştan öbür başa selam götürür.
D) Her damlada bir okyanus var
Yüzdüm yüzdüm tükenmiyor.
Aydın Yayınları
2. I.
II.
III.
IV.
Nu
zi
ya
A)
3. Se
şa
m
va
B
is
A)
BY
C
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
1. Bu testte 20 soru vardır. 2. Cevaplarınızı, cevap kâğıdının Türkçe Testi için ayrılan kıs 1. Aşağıda bazı söz sanatlarının açıklaması veril- miştir. Teşbih : Aralarında ilgi bulunan iki ayrı kav- ramdan zayıf olanın kuvvetliye ben- zetilmesi sanatıdır. Mübalağa: Bir şeyi olduğundan çok büyük ve- ya küçük göstererek anlatmaktır. : İnsan dışındaki varlıkların konuştu- rulduğu söz sanatıdır. Aşağıdakilerin hangisinde açıklaması verilen söz sanatlarından herhangi birine yer veril- memiştir? intak A) Şiir bir cennet bahçesi Girmeyene anlatılmaz. B) Serçe, kargaya: - Endişelenmene gerek kalmadı, tilki çoktan tepeyi aştı, dedi. C) Bir bulut gezer yayla yayla Anadolu'yu Bir baştan öbür başa selam götürür. D) Her damlada bir okyanus var Yüzdüm yüzdüm tükenmiyor. Aydın Yayınları 2. I. II. III. IV. Nu zi ya A) 3. Se şa m va B is A) BY C
nün çağrıştır-
te
Tren
16
12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde diğerlerinden farklı
söz sanatı vardır?
A) Durgunca bir deniz sahilleri öper
Söner ufuklarda sevdalı bir kamer
B) Yaş otuz beş yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün
C) Kır ata nal mı dayanır
Dağlar uykudan uyanır
D) Düşünür ağaçlar aylarca gelecek baharı
Çevre yanın lale sümbül bürümüş
5. Sinif/Türk
Yuk
sin
A)
www
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
nün çağrıştır- te Tren 16 12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde diğerlerinden farklı söz sanatı vardır? A) Durgunca bir deniz sahilleri öper Söner ufuklarda sevdalı bir kamer B) Yaş otuz beş yolun yarısı eder Dante gibi ortasındayız ömrün C) Kır ata nal mı dayanır Dağlar uykudan uyanır D) Düşünür ağaçlar aylarca gelecek baharı Çevre yanın lale sümbül bürümüş 5. Sinif/Türk Yuk sin A) www
E
11.
10.
DENEME 04
ve zihnin-
Varlıkların okuyucunun gözünde
de canlanacak şekilde ayırt edici nitelikle-
riyle anlatılmasına betimleme (tasvir etme)
denir.
Bu bilgiye göre aşağıdaki metinlerin hangisinde
betimleyici anlatım ağır basmaktadır?
gibi
A) Kahveye yaklaşınca makinist gaza basti, motoru
patlattı. Kalabalık ürkerek açıldı, birçokları korkula-
büyük bir gürültüyle çalıştırdı, egzozunu tüfek
rını gizlemek için kahkaha attı.
B Vaktiyle bu adaya bu zamanda sürü hâlinde kuş-
lar uğrardı. Bu kuşlar, cıvıl cıvıl öterdi. Küme küme
bir ağaştan ötekine konardı. Şimdilerde bu kuşların
sesleri kesildi, karga sesleri geliyor her yerden.
Kibar bir insan olduğu için birilerini rahatsız edip et-
mediğini anlamak amacıyla çevresine bakındı. İşte
o zaman utanılacak bir durum olduğu ortaya çıktı.
Tam önünde oturan yaşlı bir adam, boynunu men-
diliyle çabuk çabuk siliyordu.
Kültürel değerler angr
D) Ağaçtan ağaca serilmiş beyaz çamaşırlar; bu kadar
durgun, güneşsiz, ıslak ve ilık havada hiç kuruma-
yacaktır. Güneşli, sıcak, kupkuru günleri beklemek-
ten başka çaremiz yoktu anlaşılan.
DE
12. M
A
S
Ortaokul Türkçe
Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
E 11. 10. DENEME 04 ve zihnin- Varlıkların okuyucunun gözünde de canlanacak şekilde ayırt edici nitelikle- riyle anlatılmasına betimleme (tasvir etme) denir. Bu bilgiye göre aşağıdaki metinlerin hangisinde betimleyici anlatım ağır basmaktadır? gibi A) Kahveye yaklaşınca makinist gaza basti, motoru patlattı. Kalabalık ürkerek açıldı, birçokları korkula- büyük bir gürültüyle çalıştırdı, egzozunu tüfek rını gizlemek için kahkaha attı. B Vaktiyle bu adaya bu zamanda sürü hâlinde kuş- lar uğrardı. Bu kuşlar, cıvıl cıvıl öterdi. Küme küme bir ağaştan ötekine konardı. Şimdilerde bu kuşların sesleri kesildi, karga sesleri geliyor her yerden. Kibar bir insan olduğu için birilerini rahatsız edip et- mediğini anlamak amacıyla çevresine bakındı. İşte o zaman utanılacak bir durum olduğu ortaya çıktı. Tam önünde oturan yaşlı bir adam, boynunu men- diliyle çabuk çabuk siliyordu. Kültürel değerler angr D) Ağaçtan ağaca serilmiş beyaz çamaşırlar; bu kadar durgun, güneşsiz, ıslak ve ilık havada hiç kuruma- yacaktır. Güneşli, sıcak, kupkuru günleri beklemek- ten başka çaremiz yoktu anlaşılan. DE 12. M A S