Hayalindeki netler. İhtiyacın olan her şey. Tek platform.

Soru çözüm, yayın seti, birebir rehberlik, canlı dersler ve daha fazlası Kunduz’da. Şimdi al, netlerini artırmaya başla.

Olay Yazıları Soruları

an-m,
için yolun
ulunca, on
1
alayacak
min köpeği
pek işini
n hangisi
katmis-
(1) "Kocam lise mezunu, ben üniversite mezunu-
yum." diye söze başladı kadın. (II) Gözündeki se-
vinci saklamak için başını öne eğerek konuşuyordu.
(III) Çocukluğunun geçtiği köyde bir kız çocuğunun
üniversiteyi bitirip çalışma hayatına atılması, takdir
edilecek bir olaydı. (IV) "Bir çocuğumuz var." diye-
rek devam etti konuşmasına.
Bu metindeki numaralanmış cümlelerle ilgili
aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) 1. cümlede bir tane zarf-fiil kullanılmıştır.
B) II. cümlede zarf-fiil, cümleye durum anlamı kat-
mıştır.
C) III. cümlede zarf-fiil, cümleye zaman anlamı kat-
mıştır.
D) IV. cümlede zarf-fiil kullanılmıştır.
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
an-m, için yolun ulunca, on 1 alayacak min köpeği pek işini n hangisi katmis- (1) "Kocam lise mezunu, ben üniversite mezunu- yum." diye söze başladı kadın. (II) Gözündeki se- vinci saklamak için başını öne eğerek konuşuyordu. (III) Çocukluğunun geçtiği köyde bir kız çocuğunun üniversiteyi bitirip çalışma hayatına atılması, takdir edilecek bir olaydı. (IV) "Bir çocuğumuz var." diye- rek devam etti konuşmasına. Bu metindeki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) 1. cümlede bir tane zarf-fiil kullanılmıştır. B) II. cümlede zarf-fiil, cümleye durum anlamı kat- mıştır. C) III. cümlede zarf-fiil, cümleye zaman anlamı kat- mıştır. D) IV. cümlede zarf-fiil kullanılmıştır.
6.
Çok... Ve her şeyi okurum; etiketleri, yemek tariflerini ve ilanları bile okurum. Gazete okumak aynı
bir tutkudur benim için. Her gün çıkan günlük gazetelerin hepsini ve pazar baskılarını alırım, ayrıca
birkaç yabancı dergi de takip ediyorum. Satın alamadıklarımı gazetecinin önünde ayakta okurum.
Haftada ortalama beş kitap okuyorum, normal uzunlukta bir kitabı iki saatte bitiririm. Gerilim türü
kitapları severim ve bir gün bu türde bir kitap yazmayı çok istiyorum. Roman okumayı tercih etmeme
rağmen son birkaç yılda daha çok mektup, günce ve biyografiler okumaya ağırlık verdim. Yazarken
başka bir yazarı okumak beni rahatsız etmiyor. ünlük
Metinde aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Yabancı dergileri takip eder misiniz?
B) Haftada ortalama kaç kitap okursunuz?
C) Genelde hangi vakitler yazarsınız?
D) Son yıllarda ağırlıklı hangi tür eserleri okudunuz? Günce - Mektup - Biyografi
AAAAAAAAAAAAAAAA
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
6. Çok... Ve her şeyi okurum; etiketleri, yemek tariflerini ve ilanları bile okurum. Gazete okumak aynı bir tutkudur benim için. Her gün çıkan günlük gazetelerin hepsini ve pazar baskılarını alırım, ayrıca birkaç yabancı dergi de takip ediyorum. Satın alamadıklarımı gazetecinin önünde ayakta okurum. Haftada ortalama beş kitap okuyorum, normal uzunlukta bir kitabı iki saatte bitiririm. Gerilim türü kitapları severim ve bir gün bu türde bir kitap yazmayı çok istiyorum. Roman okumayı tercih etmeme rağmen son birkaç yılda daha çok mektup, günce ve biyografiler okumaya ağırlık verdim. Yazarken başka bir yazarı okumak beni rahatsız etmiyor. ünlük Metinde aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur? A) Yabancı dergileri takip eder misiniz? B) Haftada ortalama kaç kitap okursunuz? C) Genelde hangi vakitler yazarsınız? D) Son yıllarda ağırlıklı hangi tür eserleri okudunuz? Günce - Mektup - Biyografi AAAAAAAAAAAAAAAA
6. 1. Metin
Önce şunu söyleyeyim ki Atatürk'e en çok Fransızlar hay-
randır. Bu durum, Avrupa'nın genelinde de vardır. Bu hay-
ranlık, Atatürk'ün ulusal kurtuluşa bütün mazlum milletlerin
kurtuluşu gibi bir insancıl amaç eklemesi ve "ilerleme" kav-
ramını tarihimizde ilk olarak ortaya atmasındandır. İlerleme,
dinamik bir toplumun ilk koşuludur.
2. Metin
Pencereden dışarıya bakıyordu Nezaket Hanım. Her gün
yaptığı gibi, adanın faytonlarını sayarak akşam edecekti. Ko-
nuşacak kimsesi yoktu, komşular desen herkes kendi âle-
minde. Yalnızlığı, gençliğindeki kadar önemsemez davranmi-
yordu. Uzun süre yalnız yaşamış olmaktan sıkılmıştı aslında
ama bir çaresi de yoktu.
Aşağıda verilenlerden hangisi bu metinlerin ortak
yönüdür?
A) Sebep-sonuç ilişkisi kurulması
B) Bir düşüncenin dile getirilmesi
Benzetmelerden yararlanılması
Nesnel yargılar kullanılması
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
6. 1. Metin Önce şunu söyleyeyim ki Atatürk'e en çok Fransızlar hay- randır. Bu durum, Avrupa'nın genelinde de vardır. Bu hay- ranlık, Atatürk'ün ulusal kurtuluşa bütün mazlum milletlerin kurtuluşu gibi bir insancıl amaç eklemesi ve "ilerleme" kav- ramını tarihimizde ilk olarak ortaya atmasındandır. İlerleme, dinamik bir toplumun ilk koşuludur. 2. Metin Pencereden dışarıya bakıyordu Nezaket Hanım. Her gün yaptığı gibi, adanın faytonlarını sayarak akşam edecekti. Ko- nuşacak kimsesi yoktu, komşular desen herkes kendi âle- minde. Yalnızlığı, gençliğindeki kadar önemsemez davranmi- yordu. Uzun süre yalnız yaşamış olmaktan sıkılmıştı aslında ama bir çaresi de yoktu. Aşağıda verilenlerden hangisi bu metinlerin ortak yönüdür? A) Sebep-sonuç ilişkisi kurulması B) Bir düşüncenin dile getirilmesi Benzetmelerden yararlanılması Nesnel yargılar kullanılması
9.
Taşıyıcı kamyonlara yüklenen plastik atıklar, geri dönüşümün yapılacağı tesislere taşınır.
Plastik atıklar, bu tesislerde türlerine göre aynlır. Bu işlem, bir makine ya da insanlar tarafın
dan yapılabilir.
III Plastik atıklar, biriktirildiği alanlardan toplanarak taşıyıcı kamyonlara yüklenir.
Küçük kınıklar haline getirilen plastik malzeme, yeniden ürün haline getirileceği birimlere
yönlendirilir.
IV
Plastik malzemeler eritilerek yeni ürün hâline getirilir
VI Türlerine göre aynıştınlan plastik atıklar, makineler aracılığıyla küçük parçalar hâlinde kesilic
Plastiğin geri dönüşüm aşamalarıyla ilgill numaralanmış cümlelerle anlamlı bir metin oluşturuldu-
ğunda hangi cümle baştan üçüncü sırada yer alır?
A) I
B) II
5
B KİTAPÇIĞI
8. SINIF LGS SÖZEL DENE
C) III
D) N
8. SINIF
VIDEO
ÇÖZÜMLÜ
BILIMLERI
CÜLÜK
JO INGİLİZCE
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
9. Taşıyıcı kamyonlara yüklenen plastik atıklar, geri dönüşümün yapılacağı tesislere taşınır. Plastik atıklar, bu tesislerde türlerine göre aynlır. Bu işlem, bir makine ya da insanlar tarafın dan yapılabilir. III Plastik atıklar, biriktirildiği alanlardan toplanarak taşıyıcı kamyonlara yüklenir. Küçük kınıklar haline getirilen plastik malzeme, yeniden ürün haline getirileceği birimlere yönlendirilir. IV Plastik malzemeler eritilerek yeni ürün hâline getirilir VI Türlerine göre aynıştınlan plastik atıklar, makineler aracılığıyla küçük parçalar hâlinde kesilic Plastiğin geri dönüşüm aşamalarıyla ilgill numaralanmış cümlelerle anlamlı bir metin oluşturuldu- ğunda hangi cümle baştan üçüncü sırada yer alır? A) I B) II 5 B KİTAPÇIĞI 8. SINIF LGS SÖZEL DENE C) III D) N 8. SINIF VIDEO ÇÖZÜMLÜ BILIMLERI CÜLÜK JO INGİLİZCE
ISTANBUL-9
1STANBUL
Bu görseli en iyi anlatan metin aşağıdakilerden hangisidir?
A) Istanbul'da en sevdiğim ulaşım aracı vapurdur. Sabahları işe giderken çay ve simidimi yanıma alıp,
vapurun üst katına çıkıp kahvaltımı yaparım. Hele bir de pek kalabalık değilse değmeyin keyfime.
B) Dalgaları yara yara ilerleyen gemi, kıyıdaki evlere yaklaşmıştı. Gemideki yolcular, bugün de sağ
salim evlerine dönecek olmanın heyecanıyla ayaklandı. Kimi işten, kimi okuldan, kimi gezmeden
geliyordu. Bazıları kıyıda bekleyen sevdiklerini görmek için güverteye bile çıkmıştı.
C) Arkasından beyaz köpükler çıkaran yolcu teknesi, kıyıya yakın bir şekilde ilerliyordu. Teknenin içi
kalabalıktı, yolcuların bir kısmı oturacak bir yer bulamadığından güverteye çıkıp korkuluklara dayan-
mış. Teknenin içindekilerse sıkış tıkış beşik misali sallanmaktan uykuları gelmişti.
istanbul'u gelen turistler, Boğaz turu yapmadan bu şehirden ayrılmaz. Bir yandan deniz havası diğer
yandan Boğaz manzarası görenleri büyüler. Bazıları ana şahit olurken bazıları da birkaç kare fotoğ-
rafla anı biriktirir bu yolculukta.
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
ISTANBUL-9 1STANBUL Bu görseli en iyi anlatan metin aşağıdakilerden hangisidir? A) Istanbul'da en sevdiğim ulaşım aracı vapurdur. Sabahları işe giderken çay ve simidimi yanıma alıp, vapurun üst katına çıkıp kahvaltımı yaparım. Hele bir de pek kalabalık değilse değmeyin keyfime. B) Dalgaları yara yara ilerleyen gemi, kıyıdaki evlere yaklaşmıştı. Gemideki yolcular, bugün de sağ salim evlerine dönecek olmanın heyecanıyla ayaklandı. Kimi işten, kimi okuldan, kimi gezmeden geliyordu. Bazıları kıyıda bekleyen sevdiklerini görmek için güverteye bile çıkmıştı. C) Arkasından beyaz köpükler çıkaran yolcu teknesi, kıyıya yakın bir şekilde ilerliyordu. Teknenin içi kalabalıktı, yolcuların bir kısmı oturacak bir yer bulamadığından güverteye çıkıp korkuluklara dayan- mış. Teknenin içindekilerse sıkış tıkış beşik misali sallanmaktan uykuları gelmişti. istanbul'u gelen turistler, Boğaz turu yapmadan bu şehirden ayrılmaz. Bir yandan deniz havası diğer yandan Boğaz manzarası görenleri büyüler. Bazıları ana şahit olurken bazıları da birkaç kare fotoğ- rafla anı biriktirir bu yolculukta.
5
T
2022 BENZER SORULAR
2. TEST
Gruptaki üç rakibimizin toplam ederinin 10 katı kadar değerli bir milli takım olarak C Ligi'nde olmamızın en önemli
avantajini yaşıyoruz şu an: Denemeler yapıyoruz, taktiksel olarak elastikiyetimizi test ediyoruz, oyuncu kazanıyo-
uz Lüksemburg deplasmanı da bu yenilenme sürecinin üçüncü ayağıydı bir bakıma. İlk iki maçta 4-4-2 oynamış-
düşürdük ama pek iyi verim alamadık. Ikinci devrede Serdar Dursun'un en uca, Doğukan'ın ikinci santrfor rolüne,
k Hall bağlantı oyuncusuydu. Dün Lüksemburg'da ilk devrede üçlü orta sahaya döndük, santrfor sayımızı teke
Kerem Aktürkoğlu'nun sola geçmesiyle hücumda bir tık daha hareketliydik. Maç boyunca yaptığımız hücum pres
de umut vericiydi.
Buparça, aşağıdaki metin türlerinden hangisine örnek olabilir?
A Ani
C) Makale
B) Deneme
D) Köşe yazısı (Fıkra)
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
5 T 2022 BENZER SORULAR 2. TEST Gruptaki üç rakibimizin toplam ederinin 10 katı kadar değerli bir milli takım olarak C Ligi'nde olmamızın en önemli avantajini yaşıyoruz şu an: Denemeler yapıyoruz, taktiksel olarak elastikiyetimizi test ediyoruz, oyuncu kazanıyo- uz Lüksemburg deplasmanı da bu yenilenme sürecinin üçüncü ayağıydı bir bakıma. İlk iki maçta 4-4-2 oynamış- düşürdük ama pek iyi verim alamadık. Ikinci devrede Serdar Dursun'un en uca, Doğukan'ın ikinci santrfor rolüne, k Hall bağlantı oyuncusuydu. Dün Lüksemburg'da ilk devrede üçlü orta sahaya döndük, santrfor sayımızı teke Kerem Aktürkoğlu'nun sola geçmesiyle hücumda bir tık daha hareketliydik. Maç boyunca yaptığımız hücum pres de umut vericiydi. Buparça, aşağıdaki metin türlerinden hangisine örnek olabilir? A Ani C) Makale B) Deneme D) Köşe yazısı (Fıkra)
izle-
Mer-
den
aşa
na
n
r
Mozaik
6.
Bir edebiyat ve sanat eserini çeşitli yönleriyle inceley
değerlendirmek
açıklamak, anlaşılmasını sağlamak ve
amacıyla yazılan yazılara "eleştiri" adı verilir,
Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisi eleştin
türünden alınmış bir metin olamaz?
A) Yazar, çok ilginç olabilecek bir romani, "bir tanking
yarına belgeleme tutkusu" uğruna, başarısız bir ro
man haline getirmiş. "Çok ilginç olabilecek bir roman
yaşamasıyla, getirdiği sorunlarla romanımızda yer
dedim. Gerçekten öyle. Çünkü Aysel, düşüncesiyle,
karşılaştığımız bir tip.
B Adalet Ağaoğlu'nun Türkiye'nin toplumsal değişimine
bakışı, tipik bir küçük burjuva bakışı. Oysa Atatürk'ün
ölümünden sonra yetişen gençliğin sorunları da bu
gençlik yetişirken dünyanın ve Türkiye'nin ne durum-
da olduğu da öyle bir bakışla çözümlenemez.
Abidin Dino on beş yaşına kadar İsviçre ve Fransa'da
yaşadı. 1933 yılında D Grubu'nu kuran beş ressam-
dan biridir. Paris'te sinemayla ilgilendi. Yardımcı yo
netmenlik ve yönetmenlik yaptı. Dönemin ünlü sa-
natçılarıyla tanıştı. 1940'li yıllarda İstanbul'a dönerek
Liman Ressamları (Yeniler) Grubu'nda yer aldı.
D) Romanın dörtte üçü üzerinde fazla durmak istemiyo-
rum. Otuz yıllık bir dönemi 359 sayfalık bir romanda
anlatmak... Belki bir yolu vardır bunun ama yazarın
tuttuğu yol, o yol değil.
3.
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
izle- Mer- den aşa na n r Mozaik 6. Bir edebiyat ve sanat eserini çeşitli yönleriyle inceley değerlendirmek açıklamak, anlaşılmasını sağlamak ve amacıyla yazılan yazılara "eleştiri" adı verilir, Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisi eleştin türünden alınmış bir metin olamaz? A) Yazar, çok ilginç olabilecek bir romani, "bir tanking yarına belgeleme tutkusu" uğruna, başarısız bir ro man haline getirmiş. "Çok ilginç olabilecek bir roman yaşamasıyla, getirdiği sorunlarla romanımızda yer dedim. Gerçekten öyle. Çünkü Aysel, düşüncesiyle, karşılaştığımız bir tip. B Adalet Ağaoğlu'nun Türkiye'nin toplumsal değişimine bakışı, tipik bir küçük burjuva bakışı. Oysa Atatürk'ün ölümünden sonra yetişen gençliğin sorunları da bu gençlik yetişirken dünyanın ve Türkiye'nin ne durum- da olduğu da öyle bir bakışla çözümlenemez. Abidin Dino on beş yaşına kadar İsviçre ve Fransa'da yaşadı. 1933 yılında D Grubu'nu kuran beş ressam- dan biridir. Paris'te sinemayla ilgilendi. Yardımcı yo netmenlik ve yönetmenlik yaptı. Dönemin ünlü sa- natçılarıyla tanıştı. 1940'li yıllarda İstanbul'a dönerek Liman Ressamları (Yeniler) Grubu'nda yer aldı. D) Romanın dörtte üçü üzerinde fazla durmak istemiyo- rum. Otuz yıllık bir dönemi 359 sayfalık bir romanda anlatmak... Belki bir yolu vardır bunun ama yazarın tuttuğu yol, o yol değil. 3.
yıldır beni
etmek is-
il tabii kil
m söz ko-
anlatırım,
zarım ve
ile aram-
-inin ya-
Fikra
3 Serbest düşüncenin ifade alanı olan denemelerde yazar, görüşlerini kesin hükümlere varmadan, samimi bir üslupla yazarak
okuyucusuna sunar.
D) Eleştiri
Buna göre aşağıda verilen metin türlerinden hangisi deneme türünden bir alıntıdır?
Montana Universitesinde Biyolog Arthur Woods, deniz örümceklerinin kalbini ve sindirim sistemini mikroskop altında ince-
erken örümceğin kalbinin zayıf atmakta olduğunu fark etti. Kalbi, vücuduna hemolent pompalarken sindirim kanalı fazla
mesai yapmaktaydı.
Mak Telan
B) Tarık, Suada'ya yüzük taktı. Bu yüzüğün bir anlamı, değeri vardı Tanık için. Çünkü babaannesi "en kıymetlisine" takması
için yüzüğü Tarık'a vermişti. Bu arada savaş, kan, ölüm her geçen gün alanını genişleterek devam ediyordu.
C) Yazarın son romanını elime aldığımda hissettiğim ilk şey, gayet kalın bir kitapla karşı karşıya olduğumdu. Buna rağmen
kullandığı Türkçe gayet düzgün, anlatım ise açık ve anlaşılırdı. Yazarın sözcük seçiminde titiz davrandığı anlaşılıyordu.
Üzerine basa basa söylüyorum. Misafirlik yeme, içme için yapılmaz. Misafirliğin gayesi muhabbettir. O nedenle bu işi ta-
dinda bırakalım ve misafirlik konusunda aşırıya kaçmayalım. Aksi halde herkesin fobisi misafir olacak.
171
8. Sınıf Türkçe Soru Bankası
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
yıldır beni etmek is- il tabii kil m söz ko- anlatırım, zarım ve ile aram- -inin ya- Fikra 3 Serbest düşüncenin ifade alanı olan denemelerde yazar, görüşlerini kesin hükümlere varmadan, samimi bir üslupla yazarak okuyucusuna sunar. D) Eleştiri Buna göre aşağıda verilen metin türlerinden hangisi deneme türünden bir alıntıdır? Montana Universitesinde Biyolog Arthur Woods, deniz örümceklerinin kalbini ve sindirim sistemini mikroskop altında ince- erken örümceğin kalbinin zayıf atmakta olduğunu fark etti. Kalbi, vücuduna hemolent pompalarken sindirim kanalı fazla mesai yapmaktaydı. Mak Telan B) Tarık, Suada'ya yüzük taktı. Bu yüzüğün bir anlamı, değeri vardı Tanık için. Çünkü babaannesi "en kıymetlisine" takması için yüzüğü Tarık'a vermişti. Bu arada savaş, kan, ölüm her geçen gün alanını genişleterek devam ediyordu. C) Yazarın son romanını elime aldığımda hissettiğim ilk şey, gayet kalın bir kitapla karşı karşıya olduğumdu. Buna rağmen kullandığı Türkçe gayet düzgün, anlatım ise açık ve anlaşılırdı. Yazarın sözcük seçiminde titiz davrandığı anlaşılıyordu. Üzerine basa basa söylüyorum. Misafirlik yeme, içme için yapılmaz. Misafirliğin gayesi muhabbettir. O nedenle bu işi ta- dinda bırakalım ve misafirlik konusunda aşırıya kaçmayalım. Aksi halde herkesin fobisi misafir olacak. 171 8. Sınıf Türkçe Soru Bankası
4.
TEST
2
Metin Turu-2
Bir insanın herhangi bir konuda duygu, düşünce
ve görüşlerini paylaşmak amacıyla kosin hüküm
lere varmadan samimi bir üslupla yazdığı yazıla
ra "deneme" denir.
Bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için
herhangi bir gerçeği açıklığa kavuşturmak, bir ko-
nuda görüş ve tezler ortaya koymak ve bir hipotezi
savunmak, desteklemek için yazılmış olan yazılara
"makale" denir.
Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi bir makale-
den alınmış olabilir?
Aşina bir yol burası, sık sık gelip geçtiğim. Fakat her
bakışımda beni duygularımla yüzleştirmeye iten farklı
bir tablo oluyor. Bir kenara attığım, ertelediğim, gizle-
diğim duygular nedense yolculuklarım sırasında "Mer-
haba!" deyiveriyor. Kâh acılarım saklandıkları yerden
çıkıp sobeliyorlar beni, kâh hayallerim sarıp sarmalı-
yor benliğimi.
B) Galiba en çok seyahat ederken kendimle baş başa
kalıp iç sesimi dinliyorum; gündelik işlere kapılıp du-
yumsamazlıktan geldiğim iç sesimi... Geçmişin ka-
ranlık odalarında "Neden? Nasıl? Niçin?" sorularına
cevap arıyorum. Ama bu düşünceler fazlasıyla yoru-
yor zihnimi.
Insar
dilige
zust
kötü
oldu
ma
Bu
A)
6.
C) Dünyadaki sel baskınlarının verdiği zararlar ürkütücü
boyutlara ulaştı. 240 milyon kişiyi etkilediği söylenen
yaz selleri, yapılan araştırmalara göre şimdiye kadar
iki binin üzerinde insanın ve sayısı bilinmeyen diğer
canlıların yaşamlarına mal oldu. Yaklaşık 14 milyon
kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Bu durum, insana,
Çinlilerin "Su ile şaka olmaz." özdeyişini hatırlatıyor.
b) Dünyada hiçbir dost, insana kitaptan daha yakın de-
ğildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz
renk katmak, biraz ışık vermek, daracık dünyamızda
bulamadığımız şeyleri yaşamak için tek çaremiz ki-
taplara sarılmaktır.
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
4. TEST 2 Metin Turu-2 Bir insanın herhangi bir konuda duygu, düşünce ve görüşlerini paylaşmak amacıyla kosin hüküm lere varmadan samimi bir üslupla yazdığı yazıla ra "deneme" denir. Bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için herhangi bir gerçeği açıklığa kavuşturmak, bir ko- nuda görüş ve tezler ortaya koymak ve bir hipotezi savunmak, desteklemek için yazılmış olan yazılara "makale" denir. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi bir makale- den alınmış olabilir? Aşina bir yol burası, sık sık gelip geçtiğim. Fakat her bakışımda beni duygularımla yüzleştirmeye iten farklı bir tablo oluyor. Bir kenara attığım, ertelediğim, gizle- diğim duygular nedense yolculuklarım sırasında "Mer- haba!" deyiveriyor. Kâh acılarım saklandıkları yerden çıkıp sobeliyorlar beni, kâh hayallerim sarıp sarmalı- yor benliğimi. B) Galiba en çok seyahat ederken kendimle baş başa kalıp iç sesimi dinliyorum; gündelik işlere kapılıp du- yumsamazlıktan geldiğim iç sesimi... Geçmişin ka- ranlık odalarında "Neden? Nasıl? Niçin?" sorularına cevap arıyorum. Ama bu düşünceler fazlasıyla yoru- yor zihnimi. Insar dilige zust kötü oldu ma Bu A) 6. C) Dünyadaki sel baskınlarının verdiği zararlar ürkütücü boyutlara ulaştı. 240 milyon kişiyi etkilediği söylenen yaz selleri, yapılan araştırmalara göre şimdiye kadar iki binin üzerinde insanın ve sayısı bilinmeyen diğer canlıların yaşamlarına mal oldu. Yaklaşık 14 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Bu durum, insana, Çinlilerin "Su ile şaka olmaz." özdeyişini hatırlatıyor. b) Dünyada hiçbir dost, insana kitaptan daha yakın de- ğildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk katmak, biraz ışık vermek, daracık dünyamızda bulamadığımız şeyleri yaşamak için tek çaremiz ki- taplara sarılmaktır.
4.
Bir kişi hangi toplumda yetişmişse o toplumun çocuğu-
dur. Edindiği bilgiler ne olursa olsun, düşüncesi o toplu-
mun ürünüdür. Bizim söylediğimiz ise bu toplumda; şu,
bu bireyin birtakım bilgiler edinmesi değil, toplumun de-
ğişmesi ve eski düşüncesinden ayrılıp Batı dünyasının
düşüncesine geçmesidir. Bizde yıllardan beri Fransızca,
Almanca, İngilizce öğrenenler yetişti; içlerinde o dilleri iyi
bilenler de oldu. Bu insanların, toplumu hiç de etkileme-
miş olduklarını söyleyemeyiz ancak onların etkisi yüzey-
de kaldı, derinlere işleyemedi.
Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Fıkra
B Deneme
C) Makale
D) Hatira (Ani)
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
4. Bir kişi hangi toplumda yetişmişse o toplumun çocuğu- dur. Edindiği bilgiler ne olursa olsun, düşüncesi o toplu- mun ürünüdür. Bizim söylediğimiz ise bu toplumda; şu, bu bireyin birtakım bilgiler edinmesi değil, toplumun de- ğişmesi ve eski düşüncesinden ayrılıp Batı dünyasının düşüncesine geçmesidir. Bizde yıllardan beri Fransızca, Almanca, İngilizce öğrenenler yetişti; içlerinde o dilleri iyi bilenler de oldu. Bu insanların, toplumu hiç de etkileme- miş olduklarını söyleyemeyiz ancak onların etkisi yüzey- de kaldı, derinlere işleyemedi. Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir? A) Fıkra B Deneme C) Makale D) Hatira (Ani)
artış
dan
tini
ler
?"
ay
nu
J-
onlara hiçbir şey kazandırmıyor.
B) Kendine inancını hiç yitirmeyenlerden olmalısın yavrum! Kayb
et, olmasa da bırakma peşini hayallerinin. Ne eksiğin var diğ
zanmışsındır. Şan, şöhret, para, ödül... Hepsi birer yanılsam
kaldığın yerden daha iyisini yapacağına söz ver!
Her gün haberler bas bas bağırıyor. Sayı her geçen gün artıyc
dakini düşünmeyi geçtik artık kendimizi de düşünmüyoruz. Bu
kendinden, ailesinden vazgeçip devam ediyor hayatlar kurtarr
laşan onlarca emekçiyi hastanelerin loş koridorlarında bir baş
D) Köyden geldiğinde elinde bir tahta bavulu vardı. Ortaokula baş
yapıştı mı bir kere insanın bırakmaz kolay kolay. Tarlalar çora
bulduysa yaptı ne yemek bulduysa yedi. Şimdilerde her gaze-
yan, iş yerinde o tahta bavulunu camekânda sergileyen ve bu
13. Babam küçük yaştan beri biraz inatçıymış. Bunu aile için-
de sürekli söylerler. Kendisi de bunu onaylardı. Babam çok
alıngan bir insandı. Herkesin sözünden alınırdı. Belki çok
hassaslığından, belki de kendi deyişiyle şımarık oluşun-
dandı. Ben şımarık bir adamım, derdi ama şımarık olduğu-
nu pek sanmıyorum. Herhâlde hassaslığındandı. Özellikle
kitaplarının yer değiştirmesine çok kızardı. Kitaplara sev-
gisi büyüktü ama kitaplarını korumasını bilmezdi. Her gün
eve cepleri kitapla dolu gelirdi ve paltosunun, elbiselerinin
cepleri sarkardı. Annem derdi ki: Nurullah Bey, niçin böyle
ceplerinize kitap doldurdunuz? Babam o zaman "Efendim,
ben giysiye tutsak olamam. Giysi bana tutsak olsun." derdi.
Bu metnin türü aşağıdakilerin hangisidir?
A) Sohbet
C) Fikra
MMozaik Yayınlanı
SOZEL BOLUM
Mozaik
B) Ani
D) Günlük
5
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
artış dan tini ler ?" ay nu J- onlara hiçbir şey kazandırmıyor. B) Kendine inancını hiç yitirmeyenlerden olmalısın yavrum! Kayb et, olmasa da bırakma peşini hayallerinin. Ne eksiğin var diğ zanmışsındır. Şan, şöhret, para, ödül... Hepsi birer yanılsam kaldığın yerden daha iyisini yapacağına söz ver! Her gün haberler bas bas bağırıyor. Sayı her geçen gün artıyc dakini düşünmeyi geçtik artık kendimizi de düşünmüyoruz. Bu kendinden, ailesinden vazgeçip devam ediyor hayatlar kurtarr laşan onlarca emekçiyi hastanelerin loş koridorlarında bir baş D) Köyden geldiğinde elinde bir tahta bavulu vardı. Ortaokula baş yapıştı mı bir kere insanın bırakmaz kolay kolay. Tarlalar çora bulduysa yaptı ne yemek bulduysa yedi. Şimdilerde her gaze- yan, iş yerinde o tahta bavulunu camekânda sergileyen ve bu 13. Babam küçük yaştan beri biraz inatçıymış. Bunu aile için- de sürekli söylerler. Kendisi de bunu onaylardı. Babam çok alıngan bir insandı. Herkesin sözünden alınırdı. Belki çok hassaslığından, belki de kendi deyişiyle şımarık oluşun- dandı. Ben şımarık bir adamım, derdi ama şımarık olduğu- nu pek sanmıyorum. Herhâlde hassaslığındandı. Özellikle kitaplarının yer değiştirmesine çok kızardı. Kitaplara sev- gisi büyüktü ama kitaplarını korumasını bilmezdi. Her gün eve cepleri kitapla dolu gelirdi ve paltosunun, elbiselerinin cepleri sarkardı. Annem derdi ki: Nurullah Bey, niçin böyle ceplerinize kitap doldurdunuz? Babam o zaman "Efendim, ben giysiye tutsak olamam. Giysi bana tutsak olsun." derdi. Bu metnin türü aşağıdakilerin hangisidir? A) Sohbet C) Fikra MMozaik Yayınlanı SOZEL BOLUM Mozaik B) Ani D) Günlük 5
2.
16. yüzyılın en büyük
şairlerinden olan Baki,
zamanında "Şairler
Sultanı" olarak anılmıştır.
Çağdaşlarına
göre eserlerinde
sade ve anlaşılır bir dil
kullanmıştır. Biçim
bakımından kusursuz
şiirler yazmıştır.
+
+
Çeşitli yerlerde kadılık
görevinde bulunmuştur.
Şiirlerini din dışı
konularda yazmıştır.
+
BÂKİ
Metinden aşağıdaki numaralandırılmış,
1. Yergi türünde eserler kaleme almadığına,
II. Şiirlerinde dinî konuların da zaman zaman yer aldığına,
III. Farklı unvanlarla anıldığına,
IV. Kullandığı dilin, konu seçiminin aksine gelenekçi olduğuna,
yargılarından hangisi ya da hangileri çıkarılabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
Bütün şiirlerini
toplamış olduğu
"Divan"ı en önemli
eseri olarak bilinmekte-
dir.
+
Yaşamı boyunca
edebiyat gelenekler-
ine bağlı kalmış fakat
şiir diline yeni bir
akıcılık getirmiştir.
Edebiyatımızda
"Gazel Şairi" olarak
tanınır. Hicviyeleri (yergi)
ile ünlü olan Bâki, hiç
mesnevi (bir şiir türü)
yazmamıştır.
C) I ve IV
+
+
D) II ve III
TÜRKÇE
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
2. 16. yüzyılın en büyük şairlerinden olan Baki, zamanında "Şairler Sultanı" olarak anılmıştır. Çağdaşlarına göre eserlerinde sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Biçim bakımından kusursuz şiirler yazmıştır. + + Çeşitli yerlerde kadılık görevinde bulunmuştur. Şiirlerini din dışı konularda yazmıştır. + BÂKİ Metinden aşağıdaki numaralandırılmış, 1. Yergi türünde eserler kaleme almadığına, II. Şiirlerinde dinî konuların da zaman zaman yer aldığına, III. Farklı unvanlarla anıldığına, IV. Kullandığı dilin, konu seçiminin aksine gelenekçi olduğuna, yargılarından hangisi ya da hangileri çıkarılabilir? A) Yalnız I B) Yalnız III Bütün şiirlerini toplamış olduğu "Divan"ı en önemli eseri olarak bilinmekte- dir. + Yaşamı boyunca edebiyat gelenekler- ine bağlı kalmış fakat şiir diline yeni bir akıcılık getirmiştir. Edebiyatımızda "Gazel Şairi" olarak tanınır. Hicviyeleri (yergi) ile ünlü olan Bâki, hiç mesnevi (bir şiir türü) yazmamıştır. C) I ve IV + + D) II ve III TÜRKÇE
TÜRKÇE
(11, 12 ve 13. soruları aşağıdaki metne göre cevaplandırınız.)
Bir yaz günü gitmiştik Ordu'ya. Ordu'nun herkesçe meşhur Boztepe Seyir Parkı'na çıkmak istedik.
I
11
Bilindiği üzere Ordu şehri sırtını Boztepe yaslamış, yüzünü Karadeniz'e dönmüş bir şehirdir. Şehir merkezir
den Boztepe'nin zirvesine uzanan bir teleferik sistemi kurulmuş. Hemen alıp biletleri, bindik teleferiğe.
Bindiğimiz kabinin yerden yükselmesiyle inanılmaz heyecan verici bir manzara oluştu. Yerden metrelerce
III
yüksekteki bir kabinin içindeyiz. Bu yükseklikten aşağıdaki insanlar karınca gibi görünüyor. Eşim "Ya bir d
bu teleferik arıza yaparsa, burada kalırsak bize kim, nasıl yardım eder bu yükseklikte?"diye sordu. Ben de ga
yet soğukkanlı bir şekilde "Olur mu canım öyle şey? Ne zamandır bozulmayan teleferik bozulmak için bizi m
beklemiş?"dedim ve "Hem mutlaka düşünmüşlerdir bir hal çaresini." diye ekledim. Ben bunları söylerken
IV
11. Yukarıdaki metnin anlatımıyla ilgili olarak aşa-
ğıdakilerden hangisi söylenemez?
Deneme Sınavı
kabin enteresan bir şekilde yavaşladı, yavaşladı ve durdu. Küçük bir şok yaşadık. Az sonra hareket eder di
ye ümitlenirken duruş süresi gittikçe uzadı. Gökyüzünde küçük bir kabinin içinde öylece kalakalmıştık. Insa
nın aklına gelmiyor değil, bu kadar yükseklikte bir iki gün havada asılı kalsak bize nasıl yardım edilir diye
Çünkü aşağıdan hiçbir şeklide insan elinin yetişmesinin mümkün olmadığı bir yükseklikteyiz. Bir taraftan bun
lan düşünürken diğer taraftan soğukkanlı bir ses tonuyla eşimi sakinleştiriyordum. Derken nihayet kabin ya
vaş yavaş hareket etmeye başladı. Sonunda biz de rahat bir nefes aldık. Yaşadığımız korku, Boztepe'nin eş
siz manzarasının bizde bıraktığı harika izlenimlerin yanında önemsiz bir detay olarak kaldı.
A) Mecaz anlamlı sözcüklere yer verilmiştir.
B) Kişileştirmeye yer verilmiştir.
C) Benzetmeye yer verilmiştir.
D) Metne nesnel anlatım hâkimdir.
A)
B)
C)
12. Metinde geçen altı çizili cümlenin özne v
yüklemini oluşturan ögeler aşağıdaki seçe
neklerin hangisinde doğru gösterilmiştir?
Özne
Kabin
1
Nihayet kabin
Derken nihayet
Yüklem
başladı
etmeye başladı
hareket etmeye
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
TÜRKÇE (11, 12 ve 13. soruları aşağıdaki metne göre cevaplandırınız.) Bir yaz günü gitmiştik Ordu'ya. Ordu'nun herkesçe meşhur Boztepe Seyir Parkı'na çıkmak istedik. I 11 Bilindiği üzere Ordu şehri sırtını Boztepe yaslamış, yüzünü Karadeniz'e dönmüş bir şehirdir. Şehir merkezir den Boztepe'nin zirvesine uzanan bir teleferik sistemi kurulmuş. Hemen alıp biletleri, bindik teleferiğe. Bindiğimiz kabinin yerden yükselmesiyle inanılmaz heyecan verici bir manzara oluştu. Yerden metrelerce III yüksekteki bir kabinin içindeyiz. Bu yükseklikten aşağıdaki insanlar karınca gibi görünüyor. Eşim "Ya bir d bu teleferik arıza yaparsa, burada kalırsak bize kim, nasıl yardım eder bu yükseklikte?"diye sordu. Ben de ga yet soğukkanlı bir şekilde "Olur mu canım öyle şey? Ne zamandır bozulmayan teleferik bozulmak için bizi m beklemiş?"dedim ve "Hem mutlaka düşünmüşlerdir bir hal çaresini." diye ekledim. Ben bunları söylerken IV 11. Yukarıdaki metnin anlatımıyla ilgili olarak aşa- ğıdakilerden hangisi söylenemez? Deneme Sınavı kabin enteresan bir şekilde yavaşladı, yavaşladı ve durdu. Küçük bir şok yaşadık. Az sonra hareket eder di ye ümitlenirken duruş süresi gittikçe uzadı. Gökyüzünde küçük bir kabinin içinde öylece kalakalmıştık. Insa nın aklına gelmiyor değil, bu kadar yükseklikte bir iki gün havada asılı kalsak bize nasıl yardım edilir diye Çünkü aşağıdan hiçbir şeklide insan elinin yetişmesinin mümkün olmadığı bir yükseklikteyiz. Bir taraftan bun lan düşünürken diğer taraftan soğukkanlı bir ses tonuyla eşimi sakinleştiriyordum. Derken nihayet kabin ya vaş yavaş hareket etmeye başladı. Sonunda biz de rahat bir nefes aldık. Yaşadığımız korku, Boztepe'nin eş siz manzarasının bizde bıraktığı harika izlenimlerin yanında önemsiz bir detay olarak kaldı. A) Mecaz anlamlı sözcüklere yer verilmiştir. B) Kişileştirmeye yer verilmiştir. C) Benzetmeye yer verilmiştir. D) Metne nesnel anlatım hâkimdir. A) B) C) 12. Metinde geçen altı çizili cümlenin özne v yüklemini oluşturan ögeler aşağıdaki seçe neklerin hangisinde doğru gösterilmiştir? Özne Kabin 1 Nihayet kabin Derken nihayet Yüklem başladı etmeye başladı hareket etmeye
ayarsız saatler bunu bile başaramaz.
Ama her seferinde boğulur gibi
de ayarsız saatlerin varlığıdır. Durmuş saat bile günde iki
(D) Dağcılar; tepeye tırmanıp yamaçları alçak, kıvrık ve büyük ağaçların arasından geçtiler. Sonra yüksek ağaçlar
karşılarına çıkmaya başladı. Dağcılar bir süre tırmanmayı sürdürdüler ve dağın en yüksek noktasına ulaştılar.
Güneş kupkuru toprağı kavuruyordu. Dağda gördükleri bitkiler de güneşin etkisiyle solmaya başlamıştı.
18. Kendimden yola çıkarım. Özgürce seçerim konularımı. Dilediğim şekilde yazarım. Yazdıklarımı kanıtlamak
zorunda da değilim. İnsanlara kesin olarak bir şey söylemem çünkü insanlar özgürce bir ders çıkarsın isterim.
Buna göre aşağıdaki metinlerden hangisi yukarıda anlatılan metin türüne örnek gösterilebilir?
o
Okuma yazma bilmeyenlerin edebiyattan anlamadığı öne sürülür. Böyle bir görüşün yanlışlığını köy aran
velerinde halk hikâyelerini dinlerken anlarsınız. Oraya gelenlerin çoğu, okuma yazma bilmez. Kitaplardan
öğrendiğimiz biçim ve anlatım özelliklerini köylüler, hikâyeyi değerlendirirken sayıp dökerler.
B) Bilgelerden birine sormuşlar: "Bin yeni sözcük mü istersin yoksa bin altın mı?" Bilge, hiç düşünmeden yanıt
lamış: "Bin altın yerine bin yeni sözcük isterim." demiş. Nedenini şöyle açıklamış: "Bin altın sayılı para, tükenir
gider. Ama sözcükler öyle değil; onlardan yeni düşünceler, yeni sözcükler üretirim. Bu yolla nice bin altınlar
kazanırım."
Ağaran tepelerden birkaç bulut kalktı. Bulutların alt uçları parlıyordu. Derken bir dilim kırmızı köz gibi güne-
şin bir ucu çıktı, battı. Sayamadım. Belki on, on beş kere.... Dallar sallanıyor gibi. Güneş birkaç kere şimşek
hızıyla dağların tepelerine çıktı, geri battı. Kan kırmızı bir yuvarlak karlı dağın tepesine oturdu.
D) Araba, inişli yokuşlu dağ yollarına girmişti. Kâh kurumuş sel çukurlarından geçiyor, kâh boş tarlaların, bozul-
muş bağların kenarlarını takip ediyordu. Seyrek aralarla tek tük köylülere, yorgunluktan inler gibi sesler çıka-
ran kağnılara, sırtlarında çalı demetleri taşıyan çıplak ayaklı kadınlara rastlıyorduk.
SÖZEL-8
9
Diğer sayfaya geçiniz.
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
ayarsız saatler bunu bile başaramaz. Ama her seferinde boğulur gibi de ayarsız saatlerin varlığıdır. Durmuş saat bile günde iki (D) Dağcılar; tepeye tırmanıp yamaçları alçak, kıvrık ve büyük ağaçların arasından geçtiler. Sonra yüksek ağaçlar karşılarına çıkmaya başladı. Dağcılar bir süre tırmanmayı sürdürdüler ve dağın en yüksek noktasına ulaştılar. Güneş kupkuru toprağı kavuruyordu. Dağda gördükleri bitkiler de güneşin etkisiyle solmaya başlamıştı. 18. Kendimden yola çıkarım. Özgürce seçerim konularımı. Dilediğim şekilde yazarım. Yazdıklarımı kanıtlamak zorunda da değilim. İnsanlara kesin olarak bir şey söylemem çünkü insanlar özgürce bir ders çıkarsın isterim. Buna göre aşağıdaki metinlerden hangisi yukarıda anlatılan metin türüne örnek gösterilebilir? o Okuma yazma bilmeyenlerin edebiyattan anlamadığı öne sürülür. Böyle bir görüşün yanlışlığını köy aran velerinde halk hikâyelerini dinlerken anlarsınız. Oraya gelenlerin çoğu, okuma yazma bilmez. Kitaplardan öğrendiğimiz biçim ve anlatım özelliklerini köylüler, hikâyeyi değerlendirirken sayıp dökerler. B) Bilgelerden birine sormuşlar: "Bin yeni sözcük mü istersin yoksa bin altın mı?" Bilge, hiç düşünmeden yanıt lamış: "Bin altın yerine bin yeni sözcük isterim." demiş. Nedenini şöyle açıklamış: "Bin altın sayılı para, tükenir gider. Ama sözcükler öyle değil; onlardan yeni düşünceler, yeni sözcükler üretirim. Bu yolla nice bin altınlar kazanırım." Ağaran tepelerden birkaç bulut kalktı. Bulutların alt uçları parlıyordu. Derken bir dilim kırmızı köz gibi güne- şin bir ucu çıktı, battı. Sayamadım. Belki on, on beş kere.... Dallar sallanıyor gibi. Güneş birkaç kere şimşek hızıyla dağların tepelerine çıktı, geri battı. Kan kırmızı bir yuvarlak karlı dağın tepesine oturdu. D) Araba, inişli yokuşlu dağ yollarına girmişti. Kâh kurumuş sel çukurlarından geçiyor, kâh boş tarlaların, bozul- muş bağların kenarlarını takip ediyordu. Seyrek aralarla tek tük köylülere, yorgunluktan inler gibi sesler çıka- ran kağnılara, sırtlarında çalı demetleri taşıyan çıplak ayaklı kadınlara rastlıyorduk. SÖZEL-8 9 Diğer sayfaya geçiniz.
keli-
ir.
gel-
anlış
ara-
erleri
nlışı
4. Ulaşımda toplu taşımadan yana olsak da
1
taksiler de yaşamımızın bir parçası. Özellikle
kentlerde bir yere en çabuk ulaşmanın yolu
||
bir taksiye binmek. Taksi dendiğinde aklı-
mıza ilk sarı otomobiller gelsede ülkemizde
deniz taksi ve hava taksi gibi farklı taksi
çeşitleri de var.
IV
Bu metinde numaralanmış sözcüklerin
hangisinde "da/de"nin yazımıyla ilgili bir
yanlışlık yapılmıştır?
A) I
B) II
C) III
D) IV
8. Sınıf Türkçe
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
keli- ir. gel- anlış ara- erleri nlışı 4. Ulaşımda toplu taşımadan yana olsak da 1 taksiler de yaşamımızın bir parçası. Özellikle kentlerde bir yere en çabuk ulaşmanın yolu || bir taksiye binmek. Taksi dendiğinde aklı- mıza ilk sarı otomobiller gelsede ülkemizde deniz taksi ve hava taksi gibi farklı taksi çeşitleri de var. IV Bu metinde numaralanmış sözcüklerin hangisinde "da/de"nin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır? A) I B) II C) III D) IV 8. Sınıf Türkçe
mi
n
7-
Fil
de
3-
gisi
4.
1. Metin
Nasıl oldu bilmem, gözüm Süzun'a kaçtı. Gittikçe
bana uzun görünmeye başlamış olan narin burnu
sanki daha ziyade uzamış, kaşları daha ziyade in-
celmiş, boynu daha ziyade zayıflamıştı. Gözlerini
garip ve şedit bir dalgınlıkla soyduğum elmaya
dikmiş, kırpmadan bakıyordu. Gayri ihtiyari sor-
dum:
Ne daldın, azizem öyle?
- Hiç, dedi.
Fakat ikazımdan mustarip olduğunu yüzünden
anladım.
-
TÜRKÇE
II. Metin
Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor,
kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Mahal-
lemden pek memnunum. Yedi senedir çıkmadım
oradan desem yeri. Hiçbir dostum da nerede otur-
duğumu bilmiyor. Oturduğum apartmanın altında
bir sütçü, onun karşısında iki marangoz vardır.
Marangozlara hiç işim düşmedi. Nasıl geçindikle-
rine şaşar kalırım. Akşamlara dek uğraşırlar. De-
mek herkes benim gibi değil.
A) Olay
C) Kişi
Bu iki metninde hikâye unsurlarından hangisi ortak
kullanılmıştır?
6.
B) Yer
D) Zaman
(1) Hayv
besinler
polar. (I
jiyi sağ
sürecin
daha
tüketir
kiş uy
Bu met
lanabil
A) I
7.
Ortaokul Türkçe
Olay Yazıları
mi n 7- Fil de 3- gisi 4. 1. Metin Nasıl oldu bilmem, gözüm Süzun'a kaçtı. Gittikçe bana uzun görünmeye başlamış olan narin burnu sanki daha ziyade uzamış, kaşları daha ziyade in- celmiş, boynu daha ziyade zayıflamıştı. Gözlerini garip ve şedit bir dalgınlıkla soyduğum elmaya dikmiş, kırpmadan bakıyordu. Gayri ihtiyari sor- dum: Ne daldın, azizem öyle? - Hiç, dedi. Fakat ikazımdan mustarip olduğunu yüzünden anladım. - TÜRKÇE II. Metin Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Mahal- lemden pek memnunum. Yedi senedir çıkmadım oradan desem yeri. Hiçbir dostum da nerede otur- duğumu bilmiyor. Oturduğum apartmanın altında bir sütçü, onun karşısında iki marangoz vardır. Marangozlara hiç işim düşmedi. Nasıl geçindikle- rine şaşar kalırım. Akşamlara dek uğraşırlar. De- mek herkes benim gibi değil. A) Olay C) Kişi Bu iki metninde hikâye unsurlarından hangisi ortak kullanılmıştır? 6. B) Yer D) Zaman (1) Hayv besinler polar. (I jiyi sağ sürecin daha tüketir kiş uy Bu met lanabil A) I 7.