Hayalindeki netler. İhtiyacın olan her şey. Tek platform.

Soru çözüm, yayın seti, birebir rehberlik, canlı dersler ve daha fazlası Kunduz’da. Şimdi al, netlerini artırmaya başla.

Paragrafta Anlam Soruları

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük,
gerçek anlamının dışında kullanılmıştır?
A) Bu yolculuk pek de sağlam olmayan bünyesini iyiden
iyiye yormuştu.
B) Şehrin üzerini ağır bir sis tabakası örtü gibi kapla-
mıştı.
C) Gideceğimiz yere üç saatlik bir yol kalmıştı.
D) Önüne gelen her eseri titizlikle okuyup keskin bir dille
eleştirdi.
5
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, gerçek anlamının dışında kullanılmıştır? A) Bu yolculuk pek de sağlam olmayan bünyesini iyiden iyiye yormuştu. B) Şehrin üzerini ağır bir sis tabakası örtü gibi kapla- mıştı. C) Gideceğimiz yere üç saatlik bir yol kalmıştı. D) Önüne gelen her eseri titizlikle okuyup keskin bir dille eleştirdi. 5
8.
Genellikle mecaz anlamlıdır.
Küplere binmek: Sinirlenmek
Kısa ve özlü sözlerdir.
Ağırdan almak X
xar to par
Bazı deyimler gerçek anlamla-
rıyla kullanılabilir.
Kabak başına patlamak
28 BÖLÜM 1
DEYİMLER
Bir durumu, bir düşün-
ceyi daha etkili anlata-
bilmek için gerçek
anlamlarını kaybederek
yeni ve soyut bir kavra-
mı karşılayacak şekilde
oluşmuş söz öbekleridir.
129.00
Deyimler en az iki sözcükten oluşur.
Göz boyamak, ağız dil vermemek
Bazı deyimler tamlama biçimindedir.
Komşu kapısı, ağır başlı
Bu metindeki deyimlerden kaç tanesinde açıklama ve verilen örnek uyuşmamaktadır?
√A) 1
B) 3
C) 5
D) 7
Bazı deyimler cümle biçiminde-
dir.
Dostlar alışverişte görsün.
3.
B)
C
D
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
8. Genellikle mecaz anlamlıdır. Küplere binmek: Sinirlenmek Kısa ve özlü sözlerdir. Ağırdan almak X xar to par Bazı deyimler gerçek anlamla- rıyla kullanılabilir. Kabak başına patlamak 28 BÖLÜM 1 DEYİMLER Bir durumu, bir düşün- ceyi daha etkili anlata- bilmek için gerçek anlamlarını kaybederek yeni ve soyut bir kavra- mı karşılayacak şekilde oluşmuş söz öbekleridir. 129.00 Deyimler en az iki sözcükten oluşur. Göz boyamak, ağız dil vermemek Bazı deyimler tamlama biçimindedir. Komşu kapısı, ağır başlı Bu metindeki deyimlerden kaç tanesinde açıklama ve verilen örnek uyuşmamaktadır? √A) 1 B) 3 C) 5 D) 7 Bazı deyimler cümle biçiminde- dir. Dostlar alışverişte görsün. 3. B) C D
Deneme »
0. Aşağıdaki parçaların hangisinde olay üçüncü kişinin ağzından anlatılmıştır?
A) Öteden beri tek arzum yazı yazmaktı. Daha on altı on yedi yaşlarımdayken bu hevese kapılmıştım
ama hiçbir zaman ekmeğimi bundan çıkarırım, diye de kendimi aldatmamıştım. Yazar olmak, dok-
tor ya da polis olmak gibi bir "meslek seçimi" değildir. Yazarlıkta seçmekten çok seçilmiş olursun ve
başka bir işe yaramayacağın gerçeğini de bir kez kabullenince ömrünün sonuna kadar uzun, çetin
bir yolda yürümeye hazırlıklı olman gerekir.
B) İnsanların bugünkünden bambaşka dillerde konuştuğu çok çok eski zamanlarda sıcak ülkelerde
kocaman, görkemli kentler vardı. Bu kentlerde kralların, imparatorların sarayları yükselir, geniş
caddelere daracık sokaklar açılır, altın yaldızlı mermer heykellerle süslü tapınaklar göz kamaş-
tırırdı. Buralara başka yerlerden gelmiş çeşitli eşyaların alınıp satıldığı rengârenk pazar yerleri
kurulurdu.
C) Herhâlde beni tuhaf bir kuşa benzetmişlerdi. Belki de onların gözünde masallardan çıkıp gelmiştim
ben, ne yapacağımı kestiremeden köyün üstünde öylece kendi hızımın içinde kaybolmuşçasına
uçup duruyordum. Ola ki başka bir masala gidecektim ama henüz o masal yaratılmamıştı. Bu yüz-
den oralarda oyalanıp vakit geçiriyordum.
D) Bugün okulun ilk günü. Köydeki o üç aylık tatil bir rüya gibi geldi, geçti! Annem bu sabah beni
Baretti Okuluna götürüp üçüncü sınıfa yazdırdı. Bense köyü düşünüyordum, içimden gelmiyordu
okula gitmek. Yollar çocuk kaynıyordu. İki kırtasiye dükkânı da sırt çantası, dosya, defter alan anne
babalarla doluydu.
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
Deneme » 0. Aşağıdaki parçaların hangisinde olay üçüncü kişinin ağzından anlatılmıştır? A) Öteden beri tek arzum yazı yazmaktı. Daha on altı on yedi yaşlarımdayken bu hevese kapılmıştım ama hiçbir zaman ekmeğimi bundan çıkarırım, diye de kendimi aldatmamıştım. Yazar olmak, dok- tor ya da polis olmak gibi bir "meslek seçimi" değildir. Yazarlıkta seçmekten çok seçilmiş olursun ve başka bir işe yaramayacağın gerçeğini de bir kez kabullenince ömrünün sonuna kadar uzun, çetin bir yolda yürümeye hazırlıklı olman gerekir. B) İnsanların bugünkünden bambaşka dillerde konuştuğu çok çok eski zamanlarda sıcak ülkelerde kocaman, görkemli kentler vardı. Bu kentlerde kralların, imparatorların sarayları yükselir, geniş caddelere daracık sokaklar açılır, altın yaldızlı mermer heykellerle süslü tapınaklar göz kamaş- tırırdı. Buralara başka yerlerden gelmiş çeşitli eşyaların alınıp satıldığı rengârenk pazar yerleri kurulurdu. C) Herhâlde beni tuhaf bir kuşa benzetmişlerdi. Belki de onların gözünde masallardan çıkıp gelmiştim ben, ne yapacağımı kestiremeden köyün üstünde öylece kendi hızımın içinde kaybolmuşçasına uçup duruyordum. Ola ki başka bir masala gidecektim ama henüz o masal yaratılmamıştı. Bu yüz- den oralarda oyalanıp vakit geçiriyordum. D) Bugün okulun ilk günü. Köydeki o üç aylık tatil bir rüya gibi geldi, geçti! Annem bu sabah beni Baretti Okuluna götürüp üçüncü sınıfa yazdırdı. Bense köyü düşünüyordum, içimden gelmiyordu okula gitmek. Yollar çocuk kaynıyordu. İki kırtasiye dükkânı da sırt çantası, dosya, defter alan anne babalarla doluydu.
1.
8. SINIF PARAGRAF SORU BANKASI
PARAGRAFTA ÇOKLU SORULAR
TEST-9
4-6. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Çağımızda eğitimin amacı, bireyler arasındaki farkları göz önüne alarak öğretimi bireylerin ge-
reksinimlere göre gerçekleştirmektir. Ancak öğretmenlerin öğrencilerini tanıması, ihtiyaçlarını an-
layabilmesi ve öğretimi bireysel olarak verebilmesi özellikle kalabalık mevcuda sahip okullar için
pek mümkün değildir. Bu nedenle okullarda "rehberlik" adı altında özel servisler bulunmaktadır.
Rehberlik, bilgi verme işlevi ile öğretime yaklaşsa da ikisi arasında birtakım farklılıklar bulun-
maktadır. Öğretim, toplu hâlde bulunan kalabalık gruplara verilirken rehberlik ise bireysel ya da
küçük gruplara verilen bir hizmettir. Bir başka farklılık, öğretim zorunluyken rehberlik hizmetinden
yararlanmak zorunlu değildir. Yani rehberlik gönüllülük esasına dayanmaktadır. Diğer bir farklı-
lık, öğretimde bir değerlendirme vardır. Öğretim programında saptanan davranışların ne ölçüde
geliştirildiği sözlü ve yazılı sınavlarla belli ölçütlere göre değerlendirip derecelendirilirken rehber-
likte ise öğrencinin değerlendirilmesi söz konusu değildir. Rehberliğin değerlendirici olmamasının
nedeni rehberliğin gönüllülük ilkesine dayalı bir hizmet oluşundan kaynaklanmaktadır. Bir diğer
farklılık ise rehberlik bireyin iç dünyasına, yaşantılarına kısaca duygusal yaşamına yönelmiş bir
hizmettir. Öğretim etkinliklerinin konuları ise bireyin dışında olup bitenlere yani nesnel dünya-
ya yöneliktir. Öğretim; insanlığın toplumun kültür mirasını bilgi olarak aktarır. Amaç; öğrencinin
bu bilgilerden yararlanarak düşünme, problem çözme gücünü geliştirmektir. Rehberlik ise çe-
şitli derslerde kazanılan bilgilerin bütünleştirilmesi ve belli hayat amaçları açısından değerlen-
dirilmesinde öğrenciye yardımcı olmaktadır. Aslında öğretim ve rehberlik iki farklı alan gibi gö-
rünseler de bir bütün olarak öğrencilerin gelişebilmeleri ve eğitim hayatlarını başarılı bir şekilde
tamamlayabilmeleri için birbirini tamamlayan iki unsurdur.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Öğretim belirli bir program çerçevesinde bütün öğrencilere eşit olarak uygulanırken rehberlik
her bir öğrenci için farklı stratejiler geliştirerek uygulanmaktadır.
B) Rehberlik birey ile ilgilenirken öğretim birey dışındaki olay ve olguları bireye aktarmayı amaç
lar.
Bu parcada düsü
C) Rehberlik ve öğretim farklı alanlarda etkili olan iki kavram olsa da her ikisinin merkezinde de
birey vardır.
D) Rehberlikte öğrenci herhangi bir ölçüte tabi tutulmazken öğretimde puanlama ve ölçüt vardır.
PA
Sar
lişm
lin
ola
gö
ya
ya
ha
di
S
Z
S
1.
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
1. 8. SINIF PARAGRAF SORU BANKASI PARAGRAFTA ÇOKLU SORULAR TEST-9 4-6. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Çağımızda eğitimin amacı, bireyler arasındaki farkları göz önüne alarak öğretimi bireylerin ge- reksinimlere göre gerçekleştirmektir. Ancak öğretmenlerin öğrencilerini tanıması, ihtiyaçlarını an- layabilmesi ve öğretimi bireysel olarak verebilmesi özellikle kalabalık mevcuda sahip okullar için pek mümkün değildir. Bu nedenle okullarda "rehberlik" adı altında özel servisler bulunmaktadır. Rehberlik, bilgi verme işlevi ile öğretime yaklaşsa da ikisi arasında birtakım farklılıklar bulun- maktadır. Öğretim, toplu hâlde bulunan kalabalık gruplara verilirken rehberlik ise bireysel ya da küçük gruplara verilen bir hizmettir. Bir başka farklılık, öğretim zorunluyken rehberlik hizmetinden yararlanmak zorunlu değildir. Yani rehberlik gönüllülük esasına dayanmaktadır. Diğer bir farklı- lık, öğretimde bir değerlendirme vardır. Öğretim programında saptanan davranışların ne ölçüde geliştirildiği sözlü ve yazılı sınavlarla belli ölçütlere göre değerlendirip derecelendirilirken rehber- likte ise öğrencinin değerlendirilmesi söz konusu değildir. Rehberliğin değerlendirici olmamasının nedeni rehberliğin gönüllülük ilkesine dayalı bir hizmet oluşundan kaynaklanmaktadır. Bir diğer farklılık ise rehberlik bireyin iç dünyasına, yaşantılarına kısaca duygusal yaşamına yönelmiş bir hizmettir. Öğretim etkinliklerinin konuları ise bireyin dışında olup bitenlere yani nesnel dünya- ya yöneliktir. Öğretim; insanlığın toplumun kültür mirasını bilgi olarak aktarır. Amaç; öğrencinin bu bilgilerden yararlanarak düşünme, problem çözme gücünü geliştirmektir. Rehberlik ise çe- şitli derslerde kazanılan bilgilerin bütünleştirilmesi ve belli hayat amaçları açısından değerlen- dirilmesinde öğrenciye yardımcı olmaktadır. Aslında öğretim ve rehberlik iki farklı alan gibi gö- rünseler de bir bütün olarak öğrencilerin gelişebilmeleri ve eğitim hayatlarını başarılı bir şekilde tamamlayabilmeleri için birbirini tamamlayan iki unsurdur. Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) Öğretim belirli bir program çerçevesinde bütün öğrencilere eşit olarak uygulanırken rehberlik her bir öğrenci için farklı stratejiler geliştirerek uygulanmaktadır. B) Rehberlik birey ile ilgilenirken öğretim birey dışındaki olay ve olguları bireye aktarmayı amaç lar. Bu parcada düsü C) Rehberlik ve öğretim farklı alanlarda etkili olan iki kavram olsa da her ikisinin merkezinde de birey vardır. D) Rehberlikte öğrenci herhangi bir ölçüte tabi tutulmazken öğretimde puanlama ve ölçüt vardır. PA Sar lişm lin ola gö ya ya ha di S Z S 1.
Küstü garip gönlüm sensiz günlere
Bir hüzün üşüştü bağrım üstüne
Bülbül figan eder yaslı güllere
Dolu yağmur düştü bağrım üstüne
Bazen sevindiğim güldüğüm oldu
Pervaneler gibi döndüğüm oldu
Bazen üzüldüğüm, öldüğüm oldu
Elveda ey dünya, ömrüm elveda
Bu iki şiirle ilgili olarak;
1. Dize sonlarında ses benzerliği görülmektedir.
II. İnsan dışındaki varlığa insani özellik yüklenmiştir.
III. Dizelerdeki hece sayıları eşittir.
IV. Benzetme sanatına yer verilmiştir.
ifadelerinden hangisi söylenemez?
A) I ve III.
B) II ve III.
(345)
C) II ve IV.
D) III ve IV.
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
Küstü garip gönlüm sensiz günlere Bir hüzün üşüştü bağrım üstüne Bülbül figan eder yaslı güllere Dolu yağmur düştü bağrım üstüne Bazen sevindiğim güldüğüm oldu Pervaneler gibi döndüğüm oldu Bazen üzüldüğüm, öldüğüm oldu Elveda ey dünya, ömrüm elveda Bu iki şiirle ilgili olarak; 1. Dize sonlarında ses benzerliği görülmektedir. II. İnsan dışındaki varlığa insani özellik yüklenmiştir. III. Dizelerdeki hece sayıları eşittir. IV. Benzetme sanatına yer verilmiştir. ifadelerinden hangisi söylenemez? A) I ve III. B) II ve III. (345) C) II ve IV. D) III ve IV.
ÜNİTE 1
Paragrafin Konusu-Ana Fikri - Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Kızılderililere "Indian" adını ilk veren Kristof Kolom-
b'tu. Kolomb, Kızılderililerle ilgili İspanya Kraliçe-
si'ne şöyle yazar: "Yeryüzünde bunlardan daha iyi
bir ulus bulunmadığına majestelerinin önünde ant
içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar,
konuşmaları son derece tatlı ve kibar. Konuşurken
hep gülümsüyorlar." Bu sözlerin hemen ardından
ise şöyle yazar: "Elli adamla bu halkın hepsini bo-
yunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi
yaptırabiliriz." Kolomb'un 1492'de Amerika'ya ayak
basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden yüz
binlerce Kızılderili yok edildi.
Bu metinde Kolomb ile ilgili vurgulanmak istenen
düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kızılderililere bakışının zamanla değiştiği
B) Kızılderililerle iyi anlaştığı X
C) Kızılderililerin ölümüne sebep olduğu
D) Ünlü bir kâşif olduğu X
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
ÜNİTE 1 Paragrafin Konusu-Ana Fikri - Paragrafta Yardımcı Düşünceler Kızılderililere "Indian" adını ilk veren Kristof Kolom- b'tu. Kolomb, Kızılderililerle ilgili İspanya Kraliçe- si'ne şöyle yazar: "Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına majestelerinin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar. Konuşurken hep gülümsüyorlar." Bu sözlerin hemen ardından ise şöyle yazar: "Elli adamla bu halkın hepsini bo- yunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz." Kolomb'un 1492'de Amerika'ya ayak basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden yüz binlerce Kızılderili yok edildi. Bu metinde Kolomb ile ilgili vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir? A) Kızılderililere bakışının zamanla değiştiği B) Kızılderililerle iyi anlaştığı X C) Kızılderililerin ölümüne sebep olduğu D) Ünlü bir kâşif olduğu X
İkilemelere yer verilmiştir.
• Yansıma sözcük kullanılmıştır.
. Somut anlamlı sözcükler içermektedir.
12..
Aşağıdakilerden hangisinde bu özelliklere uygun bir
metne yer verilmiştir?
A) Dostluk çok aranan ama az bulunan bir kavramdır. Nice
nice yıllar yaşamış ve engin tecrübelere ulaşmış düşü-
nürler, dostlukla ilgili söz söylemeden edememiştir.
B) Öğle sıcağında dinlenmek için bir gölge arıyoruz.
Biraz ileride koca koca kavak ağaçlarını görüyoruz.
Rüzgârın kavak dallarındaki uğultusuna cik cik sesleri
eşlik ediyor.
C) Hayal kurmak kadar güzel ne var şu dünyada? Hiçbir
engel olmadan dilediğini yapabileceğin bir dünya... İs-
tediğin şeye dönüşmek, hayali kanatlarla uçmak, çok
çok uzaklara gitmek...
D) Güm, diye bir sesle irkildik. Koridorda bir pa duyul-
du. Ben de ne olduğunu anlamak için fırladım yerim-
den. Aşırı yüklü bir kamyonun lastiği patlamış meğer.
1
I
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
İkilemelere yer verilmiştir. • Yansıma sözcük kullanılmıştır. . Somut anlamlı sözcükler içermektedir. 12.. Aşağıdakilerden hangisinde bu özelliklere uygun bir metne yer verilmiştir? A) Dostluk çok aranan ama az bulunan bir kavramdır. Nice nice yıllar yaşamış ve engin tecrübelere ulaşmış düşü- nürler, dostlukla ilgili söz söylemeden edememiştir. B) Öğle sıcağında dinlenmek için bir gölge arıyoruz. Biraz ileride koca koca kavak ağaçlarını görüyoruz. Rüzgârın kavak dallarındaki uğultusuna cik cik sesleri eşlik ediyor. C) Hayal kurmak kadar güzel ne var şu dünyada? Hiçbir engel olmadan dilediğini yapabileceğin bir dünya... İs- tediğin şeye dönüşmek, hayali kanatlarla uçmak, çok çok uzaklara gitmek... D) Güm, diye bir sesle irkildik. Koridorda bir pa duyul- du. Ben de ne olduğunu anlamak için fırladım yerim- den. Aşırı yüklü bir kamyonun lastiği patlamış meğer. 1 I
kteris? Akla
kpok yapan dilangan meli? Apkla
DOKKAT DEN
FEYZA CILINGIBLE T
Teke Oakshyl k d
dd Onellikle Turkin
Jabril
HOŞÇA KALIN, GÜLE GÜLE
Kas takacak başka şey kalmamış gibi vedalaşmalara, iyi dileklere taktım bugün.
lerde Geçenlerde bir ogretmen arkadsamla okuldan çıkarken vedalaştiğimiz sekreter kız
"Hoppe kaim" diye apurlaymes bini arkadagin agnum aradım. Beni çileden çıkaran bu
kartmalar onu da rahatsz ediyor mu diye, ediyormuş. Bir yaştakilerin huysuzluğu mu
bu yoksa gençler vedalagalan,
kişile
C diyenler arttıkça Türkçe kasmaları da mi unuttular? "Bay bay!" diyenler
a da bir şeyler oluyor. Batı hayranlığı, yabancı
Allerde kullanım mi akillarini karştirdi yoksa bunları öğretmeyi unuttuk mu çocuklar.
mas Har durumda aynı şeyler sylenmez, diye uyarmadik mı? Kalana "Hoşça kal!" denir.
pie "le gületersi yakşek almaz, demedik mi? Amerikan filmlerinde ayrılan ki
rin birbirlerine yalmace "Bye!" dediklerini duya daya mı böyle oldu bu işler bilmiyorum.
Oglumu anyarum iş yerinden, arkadaşı açıyor telefonu. Oglum o anda orada değil.
-Arada sayler misiniz? Ben annesiyim, diyorum.
-Neden olmasın!
Bu Peki, söylerim." demek, biliyorum. Alinmamam gerek, onu da biliyorum ama
elimde değil, alinyurum. Olmayarak bir şey değil ki söylediğim, neden böyle dedi bu deli-
Dershanede yeni program çikmuş. Genç rehber arkadaşa programimi getirdiği için
-Onemli değil, diyor.
Hangi Program mi, getirip vermesi mi, teşekkürüm mü, hangisi önemli değil? Hem
tepekkür niye önemli almanin? Çok önemlidir.
Bir telefon konuşmasın bitirirken yarı yaşınızdaki bir insan, telefonu "Güle güle!"
deyip kapatira o telefon yüzünüze kapatılmiş gibi geliyor mu size de? Kızımın arkadaşla-
nndan herhangi biriyle günde beş kez payle bir konuşma geçebilir aramızda:
16
Merhaba Feyza teyze, Pelin evde mi?
-Henüz gelmedi kızım.
-Tamam, görüşürüz. Güle güle.
Bu uzatılarak pek bir ahenkle söylenen "güle güleee'ler sinirime dokunuyor benim
Tamam kısmı da sinirime dokunuyor aslına bakarsanız, "görüşürür" kısmı da ama ille de
alle de o "güle güleeeee"ler... Kendi evimde oturup dururken nereye gonderiliyorum, bir bil-
sem!
Geçenlerde bize uğradığında bu arkadaşlardan birini, punduna getirip şakayla karı-
şık soyledim bunu: "Telefonu eden, dolayısıyla 'gelen' sensin." dedim. Sonra da bana Güle
gule!" diyorsun. Nereye gönderiyorsun ki beni?" Gülüştük. Bir rahatladım, bir hafifledim o
kadar olur. Sırtımdan bir yük kalktı.
Sonraki günlerde yine aynı kişiyle benzer bir telefon konuşması... Olyi günler!"
deyince ben de "Güle güle!" demişim. "Annen benim taklidimi yaptı, dalga geçti benimle."
diye dert yanmış kızıma. Anlatmaya çalıştım taklit falan yapmadığımı, benim ona "Gule
gule!" dememin doğal olduğunu ama bunu başardığımdan emin değilim.
Daha sonra dikkat ettim, yerli dizilerde de böyle oluyor konuşmalar. "Baba Evi'nde
Uzun Şevki gelmiş, yeni tutulan evin badanasına yardım etmiştir. Şevki giderken "Hosça
kalın!" der, evin küçük kızı Bilge karşılık verir: "Teşekkür ederiz Şevki ağabey, hoşça kal."
17
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
kteris? Akla kpok yapan dilangan meli? Apkla DOKKAT DEN FEYZA CILINGIBLE T Teke Oakshyl k d dd Onellikle Turkin Jabril HOŞÇA KALIN, GÜLE GÜLE Kas takacak başka şey kalmamış gibi vedalaşmalara, iyi dileklere taktım bugün. lerde Geçenlerde bir ogretmen arkadsamla okuldan çıkarken vedalaştiğimiz sekreter kız "Hoppe kaim" diye apurlaymes bini arkadagin agnum aradım. Beni çileden çıkaran bu kartmalar onu da rahatsz ediyor mu diye, ediyormuş. Bir yaştakilerin huysuzluğu mu bu yoksa gençler vedalagalan, kişile C diyenler arttıkça Türkçe kasmaları da mi unuttular? "Bay bay!" diyenler a da bir şeyler oluyor. Batı hayranlığı, yabancı Allerde kullanım mi akillarini karştirdi yoksa bunları öğretmeyi unuttuk mu çocuklar. mas Har durumda aynı şeyler sylenmez, diye uyarmadik mı? Kalana "Hoşça kal!" denir. pie "le gületersi yakşek almaz, demedik mi? Amerikan filmlerinde ayrılan ki rin birbirlerine yalmace "Bye!" dediklerini duya daya mı böyle oldu bu işler bilmiyorum. Oglumu anyarum iş yerinden, arkadaşı açıyor telefonu. Oglum o anda orada değil. -Arada sayler misiniz? Ben annesiyim, diyorum. -Neden olmasın! Bu Peki, söylerim." demek, biliyorum. Alinmamam gerek, onu da biliyorum ama elimde değil, alinyurum. Olmayarak bir şey değil ki söylediğim, neden böyle dedi bu deli- Dershanede yeni program çikmuş. Genç rehber arkadaşa programimi getirdiği için -Onemli değil, diyor. Hangi Program mi, getirip vermesi mi, teşekkürüm mü, hangisi önemli değil? Hem tepekkür niye önemli almanin? Çok önemlidir. Bir telefon konuşmasın bitirirken yarı yaşınızdaki bir insan, telefonu "Güle güle!" deyip kapatira o telefon yüzünüze kapatılmiş gibi geliyor mu size de? Kızımın arkadaşla- nndan herhangi biriyle günde beş kez payle bir konuşma geçebilir aramızda: 16 Merhaba Feyza teyze, Pelin evde mi? -Henüz gelmedi kızım. -Tamam, görüşürüz. Güle güle. Bu uzatılarak pek bir ahenkle söylenen "güle güleee'ler sinirime dokunuyor benim Tamam kısmı da sinirime dokunuyor aslına bakarsanız, "görüşürür" kısmı da ama ille de alle de o "güle güleeeee"ler... Kendi evimde oturup dururken nereye gonderiliyorum, bir bil- sem! Geçenlerde bize uğradığında bu arkadaşlardan birini, punduna getirip şakayla karı- şık soyledim bunu: "Telefonu eden, dolayısıyla 'gelen' sensin." dedim. Sonra da bana Güle gule!" diyorsun. Nereye gönderiyorsun ki beni?" Gülüştük. Bir rahatladım, bir hafifledim o kadar olur. Sırtımdan bir yük kalktı. Sonraki günlerde yine aynı kişiyle benzer bir telefon konuşması... Olyi günler!" deyince ben de "Güle güle!" demişim. "Annen benim taklidimi yaptı, dalga geçti benimle." diye dert yanmış kızıma. Anlatmaya çalıştım taklit falan yapmadığımı, benim ona "Gule gule!" dememin doğal olduğunu ama bunu başardığımdan emin değilim. Daha sonra dikkat ettim, yerli dizilerde de böyle oluyor konuşmalar. "Baba Evi'nde Uzun Şevki gelmiş, yeni tutulan evin badanasına yardım etmiştir. Şevki giderken "Hosça kalın!" der, evin küçük kızı Bilge karşılık verir: "Teşekkür ederiz Şevki ağabey, hoşça kal." 17
6. Sinema karışık pizza gibidir. Müzik, tiyatro, resim, dans, edebiyat gibi sanat dallarını kendi bünyesinde toplar ve bunu
uyum içinde yaptığında tadından yenmez. Bu yüzden de sinema için "Yedinci Sanat" tabiri kullanılır. Çünkü sinema,
hayatımızda var olan her ögeyi kendi sanatsal bütünlüğünde ve uyum içinde bizlere sunabilir.
Aşağıdakilerden hangisi bu metindeki Yedinci Sanat" nitelemesi ile paralellik göstermektedir?
A) Zengin ve tam uyak, onun şiirlerinde orkestranın tiz sesi gibi varlığını hissettirirdi.
B) Birçok sanat dalinda eser vermiş, alkışlanacak işler yapmış zirve bir sanat adamıydı.
C) Farklı renkleri, gözü okşayan bir tablo hâline getirmeyi başaran bir ressamdı.
D) Her kesimden okuyucunun yazarın romanları kadar öykülerine de ilgisi büyüktü.
67
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
6. Sinema karışık pizza gibidir. Müzik, tiyatro, resim, dans, edebiyat gibi sanat dallarını kendi bünyesinde toplar ve bunu uyum içinde yaptığında tadından yenmez. Bu yüzden de sinema için "Yedinci Sanat" tabiri kullanılır. Çünkü sinema, hayatımızda var olan her ögeyi kendi sanatsal bütünlüğünde ve uyum içinde bizlere sunabilir. Aşağıdakilerden hangisi bu metindeki Yedinci Sanat" nitelemesi ile paralellik göstermektedir? A) Zengin ve tam uyak, onun şiirlerinde orkestranın tiz sesi gibi varlığını hissettirirdi. B) Birçok sanat dalinda eser vermiş, alkışlanacak işler yapmış zirve bir sanat adamıydı. C) Farklı renkleri, gözü okşayan bir tablo hâline getirmeyi başaran bir ressamdı. D) Her kesimden okuyucunun yazarın romanları kadar öykülerine de ilgisi büyüktü. 67
Özge Naci, Fatih Bengü ve Kenan; eczacı, mühen-
dis, öğretmen, avukat ve subay olarak görev yapan
beş kardeştir. Bu kardeşler bir haftalık bayram tatilinde
pazartesi, çarşamba, perşembe, cuma ve pazar günü
olmak üzere anne ve babalarını ziyaret etmişlerdir. Bu
ziyaretlerle ilgili şunlar bilinmektedir:
Fatih hafta sonu gitmiştir.
Kenan ile Fatih'in ziyaretleri arasında 2 gün vardır.
Kenan bir kız kardeşinden bir gün önce, avukat
olan kardeşinden bir gün sonra ziyarete gitmiştir.
Eczacı ve mühendis olan kişiler kadındır.
İki kız kardeş arka arkaya ziyarete gitmemiştir.
Naci, Bengü'den sonraki bir gün ziyarete gitmiştir.
İlk ziyaret pazartesi günü yapılmıştır.
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
Özge Naci, Fatih Bengü ve Kenan; eczacı, mühen- dis, öğretmen, avukat ve subay olarak görev yapan beş kardeştir. Bu kardeşler bir haftalık bayram tatilinde pazartesi, çarşamba, perşembe, cuma ve pazar günü olmak üzere anne ve babalarını ziyaret etmişlerdir. Bu ziyaretlerle ilgili şunlar bilinmektedir: Fatih hafta sonu gitmiştir. Kenan ile Fatih'in ziyaretleri arasında 2 gün vardır. Kenan bir kız kardeşinden bir gün önce, avukat olan kardeşinden bir gün sonra ziyarete gitmiştir. Eczacı ve mühendis olan kişiler kadındır. İki kız kardeş arka arkaya ziyarete gitmemiştir. Naci, Bengü'den sonraki bir gün ziyarete gitmiştir. İlk ziyaret pazartesi günü yapılmıştır.
ste-
Öğretmen, metni okuduktan sonra Lara'ya şu önerilerde bulunmuştur:
1. Birbirine zıt kavram veya durumları bir arada kullanarak anlatımı kuvvetlendirebilirsin.
II. İnsan dışındaki varlıklara insana özgü nitelikler vererek daha etkileyici bir anlatıma ulaşabilirsin.
III. İnsan dışındaki varlıkları konuşturarak, anlatmak istediğini farklı bir şekilde dile getirebilirsin.
IV. Bir şeyi olduğundan fazla büyüterek veya küçülterek anlatımı çarpıcı hâle getirebilirsin.
V. Aralarında değişik yönlerden ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanı kuvvetli olana benzetebilirsin.
Lara, yazdığı metni bu öneriler doğrultusunda değiştirerek aşağıdaki metni oluşturmuştur.
5. Lara, Türkçe öğretmeninin verdiği bir ödev için aşağıdaki metni yazmıştır.
Ülkemizin dört bir yanında geçmişten süzülerek gelmiş binlerce çeşit halk oyunu oynanır. Kadın erkek, tek tek,
karşılıklı ya da omuz omuza... Kimi diz, topuk ya da el vurarak oynanır, kimi dönerek, çökerek ya da kol kola
girerek... Birbirinden farklı bu oyunlar sadece tempomuzu yükseltmekle kalmaz, aramızda duygusal birliktelik de
sağlar. Bunlardan biri de horondur. Özellikle Doğu Karadeniz'de horon tepen uşakların hızlı ve sert hareketleri-
nin ilham kaynağı Karadeniz'in dalgalarıdır. Büyük bir disiplin içinde el ele tutuşarak oynanan oyunun temposuna
ayak uydurmak her baba yiğidin harcı olmasa da izleyen herkesin nabzı mutlaka kemençenin yayıyla hızlanır.
C
Ülkemizin dört bir yanında geçmişten süzülerek gelmiş binlerce çeşit halk oyunu oynanır. Kadın erkek, tek tek,
karşılıklı ya da omuz omuza... Kimi diz, topuk ya da el vurarak oynanır, kimi kartal gibi kolları açıp dağ gibi
dizleri yere vurarak oynanır. Birbirinden farklı bu oyunlar sadece tempomuzu yükseltmekle kalmaz, aramızda
duygusal birliktelik de sağlar. Bunlardan biri de horondur. Özellikle Doğu Karadeniz'de horon tepen uşakların
hızlı ve sert hareketlerinin ilham kaynağı Karadeniz'in hırçın dalgalarıdır. Horon, oynandığı yörenin doğasını
yansıtır. Büyük bir disiplin içinde el ele tutuşarak oynanan oyunun temposuna ayak uydurmak her baba yiğidin
harcı olmasa da izleyen herkesin nabzı mutlaka kemençenin yayıyla hızlanır.
A) I ve IV.
9
Bu bilgilere göre Lara, değiştirdiği metinde öğretmeninin önerilerinden hangilerini uygulamıştır?
B) II ve III.
C) II ve V.
D) I, IV ve V.
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
ste- Öğretmen, metni okuduktan sonra Lara'ya şu önerilerde bulunmuştur: 1. Birbirine zıt kavram veya durumları bir arada kullanarak anlatımı kuvvetlendirebilirsin. II. İnsan dışındaki varlıklara insana özgü nitelikler vererek daha etkileyici bir anlatıma ulaşabilirsin. III. İnsan dışındaki varlıkları konuşturarak, anlatmak istediğini farklı bir şekilde dile getirebilirsin. IV. Bir şeyi olduğundan fazla büyüterek veya küçülterek anlatımı çarpıcı hâle getirebilirsin. V. Aralarında değişik yönlerden ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanı kuvvetli olana benzetebilirsin. Lara, yazdığı metni bu öneriler doğrultusunda değiştirerek aşağıdaki metni oluşturmuştur. 5. Lara, Türkçe öğretmeninin verdiği bir ödev için aşağıdaki metni yazmıştır. Ülkemizin dört bir yanında geçmişten süzülerek gelmiş binlerce çeşit halk oyunu oynanır. Kadın erkek, tek tek, karşılıklı ya da omuz omuza... Kimi diz, topuk ya da el vurarak oynanır, kimi dönerek, çökerek ya da kol kola girerek... Birbirinden farklı bu oyunlar sadece tempomuzu yükseltmekle kalmaz, aramızda duygusal birliktelik de sağlar. Bunlardan biri de horondur. Özellikle Doğu Karadeniz'de horon tepen uşakların hızlı ve sert hareketleri- nin ilham kaynağı Karadeniz'in dalgalarıdır. Büyük bir disiplin içinde el ele tutuşarak oynanan oyunun temposuna ayak uydurmak her baba yiğidin harcı olmasa da izleyen herkesin nabzı mutlaka kemençenin yayıyla hızlanır. C Ülkemizin dört bir yanında geçmişten süzülerek gelmiş binlerce çeşit halk oyunu oynanır. Kadın erkek, tek tek, karşılıklı ya da omuz omuza... Kimi diz, topuk ya da el vurarak oynanır, kimi kartal gibi kolları açıp dağ gibi dizleri yere vurarak oynanır. Birbirinden farklı bu oyunlar sadece tempomuzu yükseltmekle kalmaz, aramızda duygusal birliktelik de sağlar. Bunlardan biri de horondur. Özellikle Doğu Karadeniz'de horon tepen uşakların hızlı ve sert hareketlerinin ilham kaynağı Karadeniz'in hırçın dalgalarıdır. Horon, oynandığı yörenin doğasını yansıtır. Büyük bir disiplin içinde el ele tutuşarak oynanan oyunun temposuna ayak uydurmak her baba yiğidin harcı olmasa da izleyen herkesin nabzı mutlaka kemençenin yayıyla hızlanır. A) I ve IV. 9 Bu bilgilere göre Lara, değiştirdiği metinde öğretmeninin önerilerinden hangilerini uygulamıştır? B) II ve III. C) II ve V. D) I, IV ve V.
6. ETKINLIK KONUSALIM
Sinif arkadaşlarımızla ikişer kişilik gruplar oluşturalım. Köstebek v
kaplumbağa rollerini paylaşarak metni sinifimizda canlandıralım.
Hikayeyi canlandırırken aşağıdaki kurallara dikkat edelim.
Üstlendiğimiz role uygun konuşalım.
• Beden dilimizi etkili kullanalım.
• Konu ile ilgisi olmayan cümleler kurmaktan kaçınalım.
• Herkesin duyabileceği bir ses tonuyla konuşalım.
●
7. ETKİNLİK: YAZALIM
Arkadaşlarımızla iyi ilişkiler kurmak için neler yaptığımızı yazalım,
8. ÖĞRENDİKTEN SONRA
Aşağıdaki soruların cevaplarını söyleyelim.
• Bir söz verdiğimizde nasıl davranmalıyız?
• Güvenilir bir insan nasıl davranır?
yo
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
6. ETKINLIK KONUSALIM Sinif arkadaşlarımızla ikişer kişilik gruplar oluşturalım. Köstebek v kaplumbağa rollerini paylaşarak metni sinifimizda canlandıralım. Hikayeyi canlandırırken aşağıdaki kurallara dikkat edelim. Üstlendiğimiz role uygun konuşalım. • Beden dilimizi etkili kullanalım. • Konu ile ilgisi olmayan cümleler kurmaktan kaçınalım. • Herkesin duyabileceği bir ses tonuyla konuşalım. ● 7. ETKİNLİK: YAZALIM Arkadaşlarımızla iyi ilişkiler kurmak için neler yaptığımızı yazalım, 8. ÖĞRENDİKTEN SONRA Aşağıdaki soruların cevaplarını söyleyelim. • Bir söz verdiğimizde nasıl davranmalıyız? • Güvenilir bir insan nasıl davranır? yo
Dlacaktır. Bunun için şifre oluşturması gerekmektedir. Sifre belirleme
• Şifreniz en az bir büyük harf, bir küçük harf, bir özel
karakter (#,@, &. ?, !) ve bir rakam içermelidir
Şifrenizde, alfabetik sıralamada art arda gelen
harfler (AB. ab, Ab, aB gibi) yan yana yer almamalıdır.
olmalıdır.
• Şifreniz en az beş, en çok dokuz karakter uzunluğunda
• Şifrenizde "ç, ğ, 1, 6, ü, ş harfleri olmamalıdır.
Buna göre Ridvan, aşağıdaki şifrelerden hangisini oluşturursa siteye üye olabilir?
A) 40KKLLIS
C) B?vM34c1
B) N27@IRY
147
D) a#Ez60T9&G
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
Dlacaktır. Bunun için şifre oluşturması gerekmektedir. Sifre belirleme • Şifreniz en az bir büyük harf, bir küçük harf, bir özel karakter (#,@, &. ?, !) ve bir rakam içermelidir Şifrenizde, alfabetik sıralamada art arda gelen harfler (AB. ab, Ab, aB gibi) yan yana yer almamalıdır. olmalıdır. • Şifreniz en az beş, en çok dokuz karakter uzunluğunda • Şifrenizde "ç, ğ, 1, 6, ü, ş harfleri olmamalıdır. Buna göre Ridvan, aşağıdaki şifrelerden hangisini oluşturursa siteye üye olabilir? A) 40KKLLIS C) B?vM34c1 B) N27@IRY 147 D) a#Ez60T9&G
Sesim yapıyorsa,
Yaşıyorum olümsüzlogon alnında
Kuşlarla kanatlanıyor pencerem,
Bahar dalları sallanıyor ufkumda
Yaşıyorsam,
Benimle yaşıyor dünya.
UNITE OU
Bu dizelere hakim olan duygu aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Özlem
B) Yaşama sevinci
C) Doğa sevgisi
D) Kavuşma umudu
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
Sesim yapıyorsa, Yaşıyorum olümsüzlogon alnında Kuşlarla kanatlanıyor pencerem, Bahar dalları sallanıyor ufkumda Yaşıyorsam, Benimle yaşıyor dünya. UNITE OU Bu dizelere hakim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir? A) Özlem B) Yaşama sevinci C) Doğa sevgisi D) Kavuşma umudu
3.
Yazma aşkı içime ilkokulda düşmüştü. Her gün bir şeyler karalıyordum mutlaka. Ne var ki lise bitince arkadaşlarımın
peşinden hukuk fakültesine gittim. Ama okul bitince hatamı anladım. Yazmaya geri döndüm. İçimdeki ateş sönmemişti
çünkü.
Tüm yaşam, doğa, uzay, dağlar denizler, başta insan olmak üzere tüm canlılar, düşler, gerçekler... İnanın bunların hepsi
beni kalem tutmaya sevk ediyor.
Yazar özgür olmalıdır. Yazara, yazacakları konusunda yardımcı olmak ya da öneride bulunmak onun özgürlüğünü kısıt-
lamak, özgünlüğünü baltalamak olur. Ben içimden geldiği gibi yazdım hep, bence tüm yazarlar böyle yapmalı.
Aşağıdakilerden hangisi bu röportajın sorularından biri olamaz?
A) Sizi yazmaya özendiren şey nedir?
B) Yazmaya başlamak isteyenlere ya da genç yazarlara tavsiyeniz nelerdir?
C) Yazarlığa başlarken en büyük desteği kimden gördünüz?
D) Neden eğitiminize uygun bir mesleği değil de yazarlığı seçtiniz?
- Sınıf
12
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
3. Yazma aşkı içime ilkokulda düşmüştü. Her gün bir şeyler karalıyordum mutlaka. Ne var ki lise bitince arkadaşlarımın peşinden hukuk fakültesine gittim. Ama okul bitince hatamı anladım. Yazmaya geri döndüm. İçimdeki ateş sönmemişti çünkü. Tüm yaşam, doğa, uzay, dağlar denizler, başta insan olmak üzere tüm canlılar, düşler, gerçekler... İnanın bunların hepsi beni kalem tutmaya sevk ediyor. Yazar özgür olmalıdır. Yazara, yazacakları konusunda yardımcı olmak ya da öneride bulunmak onun özgürlüğünü kısıt- lamak, özgünlüğünü baltalamak olur. Ben içimden geldiği gibi yazdım hep, bence tüm yazarlar böyle yapmalı. Aşağıdakilerden hangisi bu röportajın sorularından biri olamaz? A) Sizi yazmaya özendiren şey nedir? B) Yazmaya başlamak isteyenlere ya da genç yazarlara tavsiyeniz nelerdir? C) Yazarlığa başlarken en büyük desteği kimden gördünüz? D) Neden eğitiminize uygun bir mesleği değil de yazarlığı seçtiniz? - Sınıf 12
A
TÜRKÇE
A
19. Filmi arkadaşımın yoğun israrları sonucunda izledim. Beni kararsız bırakan şey filmin çok popüler ol-
masıydı. Ama bu defa kişisel düşüncülerimi bir kenara bırakıp oturdum filmin başına. İyi ki de öyle
yapmışım. Filmin temposu iki saat boyunca bir an olsun düşmüyor ve kendinizi bir gülüp bir ağlarken
bulabiliyorsunuz. Bazı gerilim dolu sahnelerde ürperdiğimi de itiraf etmem gerek. Film, sıra dışı öyküsü
ve ters köşe sahneleriyle en sevdiğim filmler listesine dâhil olmayı başardı.
Aşağıdakilerden hangisi bu metnin yazarının bahsi geçen filmi izlerken kapıldığı duygulardan biri
değildir?
A) Ön yargı
(B) Şaşkınlık
C) Hüzün
D) Korku
Ortaokul Türkçe
Paragrafta Anlam
A TÜRKÇE A 19. Filmi arkadaşımın yoğun israrları sonucunda izledim. Beni kararsız bırakan şey filmin çok popüler ol- masıydı. Ama bu defa kişisel düşüncülerimi bir kenara bırakıp oturdum filmin başına. İyi ki de öyle yapmışım. Filmin temposu iki saat boyunca bir an olsun düşmüyor ve kendinizi bir gülüp bir ağlarken bulabiliyorsunuz. Bazı gerilim dolu sahnelerde ürperdiğimi de itiraf etmem gerek. Film, sıra dışı öyküsü ve ters köşe sahneleriyle en sevdiğim filmler listesine dâhil olmayı başardı. Aşağıdakilerden hangisi bu metnin yazarının bahsi geçen filmi izlerken kapıldığı duygulardan biri değildir? A) Ön yargı (B) Şaşkınlık C) Hüzün D) Korku