Hayalindeki netler. İhtiyacın olan her şey. Tek platform.

Soru çözüm, yayın seti, birebir rehberlik, canlı dersler ve daha fazlası Kunduz’da. Şimdi al, netlerini artırmaya başla.

Sözcükte Anlam Soruları

7.
Sözcüklerin zaman içinde farklı nedenlerle de-
ğişik durumlar için kullanılması bir sözcüğün
birden fazla anlamı olmasını sağlamıştır.
Buna göre,
Yarın tarlayr sürmemiz gerekecek.
Siyasi olaylardan dolayı başka bir ülkeye
sürüldü.
gerae karin
meeato
gegels
Araba sürmeyi yeni öğrendi.
mecas İyi bir hayat sürmek için çabalıyoruz.
cümlelerinde "sürmek" sözcüğü kaç farklı
anlamda kullanılmıştır?
B) 2
C) 3
A) 1
Đ) 4
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
7. Sözcüklerin zaman içinde farklı nedenlerle de- ğişik durumlar için kullanılması bir sözcüğün birden fazla anlamı olmasını sağlamıştır. Buna göre, Yarın tarlayr sürmemiz gerekecek. Siyasi olaylardan dolayı başka bir ülkeye sürüldü. gerae karin meeato gegels Araba sürmeyi yeni öğrendi. mecas İyi bir hayat sürmek için çabalıyoruz. cümlelerinde "sürmek" sözcüğü kaç farklı anlamda kullanılmıştır? B) 2 C) 3 A) 1 Đ) 4
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşagi
ma işaretlerinden hangileri sırasıyla getirilmelidir.
aplusake
A) () W4 0 () (9)
B) () ()..) 0 () () (?)
c) 2.0) () ()
DAC: () () ()
E) (.) (...) (-) (-) (...) (?)
13. İnsanlarda nadir görülse de tipki Van kedilerinde oldu-
ğu gibi her iki göz birbirinden farklı renkte olabilir. Tipta
heterokromi adı ile bilinen bu durumun sebebi bir mu-
tasyondur. Genlerin değişmesine neden olan mutasyon-
ların bazıları öldürücü veya hasta edici özellikte olsa da
bazıları da heterokromi örneklerinde olduğu gibi zarar-
sizdır. Heterokromi kelimesindeki hetero "farklı” anlamı-
na, kromi (chromia) " renk” anlamına gelmektedir. Farklı
renkler anlamındaki heterokromi insan ve bazı hayvan-
larda göz renklerinin farklılığı için kullanılmaktadır. Pig-
ment içeren deri ve saç renklerinde de heterokromi
gözlenebilmektedir. Ayırt etmek için gözdeki renk deği-
şikliğine heterokromi iridum adı verilmiştir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi
vardır?
A) Öyküleme
B) Tanık Gösterme
C) Betimleme
D) Açıklama
E) Tanımlama
2010
TY
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşagi ma işaretlerinden hangileri sırasıyla getirilmelidir. aplusake A) () W4 0 () (9) B) () ()..) 0 () () (?) c) 2.0) () () DAC: () () () E) (.) (...) (-) (-) (...) (?) 13. İnsanlarda nadir görülse de tipki Van kedilerinde oldu- ğu gibi her iki göz birbirinden farklı renkte olabilir. Tipta heterokromi adı ile bilinen bu durumun sebebi bir mu- tasyondur. Genlerin değişmesine neden olan mutasyon- ların bazıları öldürücü veya hasta edici özellikte olsa da bazıları da heterokromi örneklerinde olduğu gibi zarar- sizdır. Heterokromi kelimesindeki hetero "farklı” anlamı- na, kromi (chromia) " renk” anlamına gelmektedir. Farklı renkler anlamındaki heterokromi insan ve bazı hayvan- larda göz renklerinin farklılığı için kullanılmaktadır. Pig- ment içeren deri ve saç renklerinde de heterokromi gözlenebilmektedir. Ayırt etmek için gözdeki renk deği- şikliğine heterokromi iridum adı verilmiştir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır? A) Öyküleme B) Tanık Gösterme C) Betimleme D) Açıklama E) Tanımlama 2010 TY
10. Hava yollarının işleyişinin temelinde tahmin edilenin
aksine ne yemek ne uçaklar ne de sahip oldukları jet
motorlar bulunuyor. Peki kusursuz işleyen bu sistemin
ardındaki güç nedir () Insan.
Bu parçada ayraçla belirtilen yere gelecek nokta-
lama işareti ile aşağıdakilerin hangisinde ayraçla
belirtilen yere gelecek noktalama işareti aynıdır?
A) Bu kalabalık sürülerin akın akın Boğaz'a gelmeleri-
Din nedeni ne olabilirdi () 1
B) Sektörümüzü daha ileriye taşıyacağına inandığımız
büyük bir çalışmayı sürdürüyoruz () RATEM Akade.
mi ile.
Balik akınının sırrını çözen tek kişi vardı () Süleyman
Kaptan.
D) Derin vadiler, birden yükselip alçalan tepeler, muh-
teşem manzaralı dağlar kimleri cezbetmedi ki ()
diye düşünmeye başladı.
E) Soframızın balıksız kalmaması Boğaz'daki yaşam
yolculuğunun aksamadan sürmesine bağlı ()
w
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
10. Hava yollarının işleyişinin temelinde tahmin edilenin aksine ne yemek ne uçaklar ne de sahip oldukları jet motorlar bulunuyor. Peki kusursuz işleyen bu sistemin ardındaki güç nedir () Insan. Bu parçada ayraçla belirtilen yere gelecek nokta- lama işareti ile aşağıdakilerin hangisinde ayraçla belirtilen yere gelecek noktalama işareti aynıdır? A) Bu kalabalık sürülerin akın akın Boğaz'a gelmeleri- Din nedeni ne olabilirdi () 1 B) Sektörümüzü daha ileriye taşıyacağına inandığımız büyük bir çalışmayı sürdürüyoruz () RATEM Akade. mi ile. Balik akınının sırrını çözen tek kişi vardı () Süleyman Kaptan. D) Derin vadiler, birden yükselip alçalan tepeler, muh- teşem manzaralı dağlar kimleri cezbetmedi ki () diye düşünmeye başladı. E) Soframızın balıksız kalmaması Boğaz'daki yaşam yolculuğunun aksamadan sürmesine bağlı () w
UIL VE ANLATIM KAVRAMLARI
GUN
-ik demektir. Bir met-
-nin içeriğini bulmak
ini,
an
e
Çehov, yazar olan yakın arkadaşı Maksim Gorki'ye yazdığı mektubun-
da su uyanlara yer vermiştir: "Yazılannızda sifatlan ve zarfian kaldırın.
Bunlan o kadar çok kullanıyorsunuz ki okuyucunun dikkati dağılıyor.
yoruluyor okuyucu! "Adam çimene oturdu." diye yazdığım zaman be
nim demek istediğim anlaşılıyor çünkü dikkati dağıtmıyor. Buna karşı-
lik "Omuzlan geniş, göğsü basık, orta boylu, kızıl sakallı adam, yoldan
gelip geçenlerin ayaklar altında çiğnenmiş çimene sessizce ve korka-
rak oturdu." diye yazarsam hem güç anlaşılır hem de okuru yorarim.
Edebiyat bir saniyede zihne kazılmalıdır. Bu söylediklerime benzer şe-
kilde özellikle kahramanların konuşmalarının arasına sıkıştırdığınız do-
ğa tasvirlerinde "nezaket, mırıltı, yumuşak” gibi kelimelerin sık sık kulla-
nılması bir özenti havası veriyor, eserin akışında soğuk bir monotonluk,
bunaltıcı bir hâl oluşturuyor."
-
Aşağıdakilerin hangisinde Anton Çehov'un eleştirdiği anlatım özelliklerine sahip bir metin vardır?
1996 yazı. Ağustos ayı başları. İstanbul'daki bağlama limanından palamarları söküp Güney Ege'deki çalışma alanına
doğru yola çıktık. Saatte en çok on mil yapabilen gemimizle bu yolculuk keyif vermiyor artık. Akşam yemeği sonrası su-
bayların oturduğu salondayız. Yapacak bir şey yok. Vardiya saatlerine göre ayarlandığı için yaz kış yemek saatleri de-
ğişmiyor gemide. 17.30 olunca akşam yemeği yeniyor. Kışın önemli değil de ağustos ayında biraz erken oluyor.
B) Parktan çıktığında, orada, hâlâ masalarda öbek öbek oturmuş insanlar vardı. Caddeyi ağır ağır yürüyerek geçti karşıya.
Sanat okulunun her zaman açık duran demir kapısından okulun bahçesine girdi. Havuzun çevresindeki kanepelerden
birine oturdu. Yukarıda Ay olduğunu havuzun tozlu su yüzeyinde gördü. Havuzun kenarlarında kurumuş çöpler yüzü-
yordu, bu salkım söğüdün dalı da suya uzanmak için zorlanıyordu. Ayağını kıpırdatinca bir kurbağa sıçradı.
@) Kurşuni renkli savaş gemilerinin sayıları gün geçtikçe arttı. İstanbulluların başları üzerinden, geceyi gündüze çeviren işi-
ğin ülkesinden gelen tayyareler geçti, ateş saçan top mermileri döküldü yerlere. Son padişah beyaz bir dantele benze
yen sarayının balkonuna çıktı. Kederi dayanamayacağı kadar çoğalınca, bir çile yumağına dönüşünce ve o da yok ol-
mayı dileyince İstanbul Boğazı'nın sularından bir masal gemisi, sessizce kıyıya, sarayın ışıklarına yaklaştı.
Kar yağmıştı. Şimdiki gibi. Ortalık beyazlığa kesmişti. Çit yoktu. Saçaklardan buzlar sarkıyordu. İkindi vaktinde yaktığı-
mz ocağın ateşi küllenmişti bile. Odanın tek göz penceresinden dışarısı bembeyaz görünüyordu, bedenleri, dallan ka-
rarmış ağaçların üzerinde dört parmak kalınlığındaki karlar buz tutmuştu; dallardan, saçaklardan buzlar sarkıyordu. Pen-
cereyi kara bir çarşafla örtmüştük.
la
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
UIL VE ANLATIM KAVRAMLARI GUN -ik demektir. Bir met- -nin içeriğini bulmak ini, an e Çehov, yazar olan yakın arkadaşı Maksim Gorki'ye yazdığı mektubun- da su uyanlara yer vermiştir: "Yazılannızda sifatlan ve zarfian kaldırın. Bunlan o kadar çok kullanıyorsunuz ki okuyucunun dikkati dağılıyor. yoruluyor okuyucu! "Adam çimene oturdu." diye yazdığım zaman be nim demek istediğim anlaşılıyor çünkü dikkati dağıtmıyor. Buna karşı- lik "Omuzlan geniş, göğsü basık, orta boylu, kızıl sakallı adam, yoldan gelip geçenlerin ayaklar altında çiğnenmiş çimene sessizce ve korka- rak oturdu." diye yazarsam hem güç anlaşılır hem de okuru yorarim. Edebiyat bir saniyede zihne kazılmalıdır. Bu söylediklerime benzer şe- kilde özellikle kahramanların konuşmalarının arasına sıkıştırdığınız do- ğa tasvirlerinde "nezaket, mırıltı, yumuşak” gibi kelimelerin sık sık kulla- nılması bir özenti havası veriyor, eserin akışında soğuk bir monotonluk, bunaltıcı bir hâl oluşturuyor." - Aşağıdakilerin hangisinde Anton Çehov'un eleştirdiği anlatım özelliklerine sahip bir metin vardır? 1996 yazı. Ağustos ayı başları. İstanbul'daki bağlama limanından palamarları söküp Güney Ege'deki çalışma alanına doğru yola çıktık. Saatte en çok on mil yapabilen gemimizle bu yolculuk keyif vermiyor artık. Akşam yemeği sonrası su- bayların oturduğu salondayız. Yapacak bir şey yok. Vardiya saatlerine göre ayarlandığı için yaz kış yemek saatleri de- ğişmiyor gemide. 17.30 olunca akşam yemeği yeniyor. Kışın önemli değil de ağustos ayında biraz erken oluyor. B) Parktan çıktığında, orada, hâlâ masalarda öbek öbek oturmuş insanlar vardı. Caddeyi ağır ağır yürüyerek geçti karşıya. Sanat okulunun her zaman açık duran demir kapısından okulun bahçesine girdi. Havuzun çevresindeki kanepelerden birine oturdu. Yukarıda Ay olduğunu havuzun tozlu su yüzeyinde gördü. Havuzun kenarlarında kurumuş çöpler yüzü- yordu, bu salkım söğüdün dalı da suya uzanmak için zorlanıyordu. Ayağını kıpırdatinca bir kurbağa sıçradı. @) Kurşuni renkli savaş gemilerinin sayıları gün geçtikçe arttı. İstanbulluların başları üzerinden, geceyi gündüze çeviren işi- ğin ülkesinden gelen tayyareler geçti, ateş saçan top mermileri döküldü yerlere. Son padişah beyaz bir dantele benze yen sarayının balkonuna çıktı. Kederi dayanamayacağı kadar çoğalınca, bir çile yumağına dönüşünce ve o da yok ol- mayı dileyince İstanbul Boğazı'nın sularından bir masal gemisi, sessizce kıyıya, sarayın ışıklarına yaklaştı. Kar yağmıştı. Şimdiki gibi. Ortalık beyazlığa kesmişti. Çit yoktu. Saçaklardan buzlar sarkıyordu. İkindi vaktinde yaktığı- mz ocağın ateşi küllenmişti bile. Odanın tek göz penceresinden dışarısı bembeyaz görünüyordu, bedenleri, dallan ka- rarmış ağaçların üzerinde dört parmak kalınlığındaki karlar buz tutmuştu; dallardan, saçaklardan buzlar sarkıyordu. Pen- cereyi kara bir çarşafla örtmüştük. la
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili
sözcüğün eş anlamlışı yoktur?
?
A) Lahananın yararını televizyondan öğren-
dim.
B) Büroda üç top kâğıt bir hafta ancak yeti-
I
yor.
konge
C) Atletizmde 100 metre finali süratli koşul-
du.
D) Ben buraya üç yıl evvel yine gelmiştim.
U
HIZ
önce
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün eş anlamlışı yoktur? ? A) Lahananın yararını televizyondan öğren- dim. B) Büroda üç top kâğıt bir hafta ancak yeti- I yor. konge C) Atletizmde 100 metre finali süratli koşul- du. D) Ben buraya üç yıl evvel yine gelmiştim. U HIZ önce
TYT - TÜRKÇE TESTİ
6
4.31. Hayvanı kendisine uyulacak, ders alınacak bir örnek
sayarlardı.
2 II. Göçebeyi, yaratıcılığa, akıncılığa ve amansız başbuğ-
luğa yönelten işte bu inançtı.
4 III. İnsanın davranışları hayvana bakılarak ayarlanır,
düzeltilirdi.
5 IV. Hayvanda düşünmek erkeğin, savaşçının davranışını
belirlerdi.
1 V. Hunlar, hayvan atadan geldiklerine inanırlardı.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün
oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi sonuncu
olur?
A)
B) II
C) III
D) IV
E) V
Who wa
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
TYT - TÜRKÇE TESTİ 6 4.31. Hayvanı kendisine uyulacak, ders alınacak bir örnek sayarlardı. 2 II. Göçebeyi, yaratıcılığa, akıncılığa ve amansız başbuğ- luğa yönelten işte bu inançtı. 4 III. İnsanın davranışları hayvana bakılarak ayarlanır, düzeltilirdi. 5 IV. Hayvanda düşünmek erkeğin, savaşçının davranışını belirlerdi. 1 V. Hunlar, hayvan atadan geldiklerine inanırlardı. Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi sonuncu olur? A) B) II C) III D) IV E) V Who wa
la-
Poreak
3.
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde sözde özne vardir?
A) Elindeki dolabı dikkatlice yere bıraktı.
B) Havalar isininca kombiyi kapatmış.
C) Yarışmada ödül alan öğrencilerin isimleri okundu.
D) Kazandığı parayı ne yapacağını düşündü.
E) Sahneye çıkınca önce salondakileri başımla selamla-
dım.
4.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinin yüklemi etken çatılı bir
fiil değildir?
AV Akilli uslu çocuklar çok sevilir.
B) Atı alan, Üsküdar'ı geçti.
C) Yağmur, sabaha kadar aralıksız yağdı.
alor bardak oldu.
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
la- Poreak 3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde sözde özne vardir? A) Elindeki dolabı dikkatlice yere bıraktı. B) Havalar isininca kombiyi kapatmış. C) Yarışmada ödül alan öğrencilerin isimleri okundu. D) Kazandığı parayı ne yapacağını düşündü. E) Sahneye çıkınca önce salondakileri başımla selamla- dım. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinin yüklemi etken çatılı bir fiil değildir? AV Akilli uslu çocuklar çok sevilir. B) Atı alan, Üsküdar'ı geçti. C) Yağmur, sabaha kadar aralıksız yağdı. alor bardak oldu.
biliriz 6. I. Ahmet, çok ince düşünceli bir adamdır.
en
II. Bana fırından sıcak ekmek almamı söyledi.
ile III. Varlığıyla içimizi ısıtan bir arkadaşımızdı.
IV. Oda çok karanlık olduğu için ışığı yaktık.
cina Numaralanmış cümlelerden hangileri gerçek
lar. (temel) anlamının dışında kullanılmıştır?
(ana A) II ve IV
B) II ve III
C) I ve IV
D) I ve III
ikla
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
biliriz 6. I. Ahmet, çok ince düşünceli bir adamdır. en II. Bana fırından sıcak ekmek almamı söyledi. ile III. Varlığıyla içimizi ısıtan bir arkadaşımızdı. IV. Oda çok karanlık olduğu için ışığı yaktık. cina Numaralanmış cümlelerden hangileri gerçek lar. (temel) anlamının dışında kullanılmıştır? (ana A) II ve IV B) II ve III C) I ve IV D) I ve III ikla
4. Tuncay Bey, mülakatta kendisine sorulması için onlarca zarf içerisinden rastgele üç zarf seçip mülakat
komisyonundaki görevlilere uzattı.
Bu cümlede altı çizili sözcük yerine aşağıdaki sözcüklerden hangisi getirilirse cümlenin anlamın-
da bir değişme olmaz?
A) gelişigüzel
B) epeyce
C) fedakârca
Di sıradan
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
4. Tuncay Bey, mülakatta kendisine sorulması için onlarca zarf içerisinden rastgele üç zarf seçip mülakat komisyonundaki görevlilere uzattı. Bu cümlede altı çizili sözcük yerine aşağıdaki sözcüklerden hangisi getirilirse cümlenin anlamın- da bir değişme olmaz? A) gelişigüzel B) epeyce C) fedakârca Di sıradan
Palme Yayı
Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemde, ek eylem kullanıl-
mıştır?
A) Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim.
B) Her akşam koynunda uyutur beni
Her sabah alnımdan öper istirap
C) Tuttukça yakar şimdi boşalmış kadehim
Ömrün dokunulmaz külüdür hatıralar
D) Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin
Benim doğduğum yerler de güzeldi
E) Kumaş vermiştim terzilerden birine
Var olsun eline almadan dikiverdi.
Lise Türkçe
Sözcükte Anlam
Palme Yayı Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemde, ek eylem kullanıl- mıştır? A) Şimdi bir rüzgâr geçti buradan Koştum ama yetişemedim. B) Her akşam koynunda uyutur beni Her sabah alnımdan öper istirap C) Tuttukça yakar şimdi boşalmış kadehim Ömrün dokunulmaz külüdür hatıralar D) Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin Benim doğduğum yerler de güzeldi E) Kumaş vermiştim terzilerden birine Var olsun eline almadan dikiverdi.